Siyaset

CHP’nin 80. “Millet iradesine sahip çıkıyor” mitingi Denizli’de başladı

Denizli’de düzenlenen CHP’nin 80. “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinginde, soğuk ve yağışlı havaya rağmen katılım sürerken CHP Genel Başkanı Özgür Özel miting alanında konuşmasını sürdürüyor.

CHP'nin “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” buluşmalarının Türkiye ayağındaki bu haftaki durağı Denizli oldu. Denizli Merkezefendi Meydanı’nda düzenlenen mitingde, CHP Genel Başkanı Özgür Özel açıklamalarda bulundu; mitingde ayrıca CHP’nin tutuklu Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun mektubu okundu.

DENİZLİ’DE MİTİNG GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Cumhuriyet Halk Partisi tarafından düzenlenen miting, Denizli Merkezefendi Meydanı’nda yapıldı. Buluşmada, parti yönetimi ve vatandaşlar bir araya geldi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, miting alanında katılımcılara hitap etti.

ÖZGÜR ÖZEL İKTİDARA TEPKİ GÖSTERDİ

Konuşmasında iktidara yönelik eleştirilerde bulunan Özgür Özel, şu ifadeleri kullandı:
"Zenginden değil yoksuldan alan, yoksulu görmeyip zengini kayıran, verginin yüzde 88'ini yoksuldan, 11'ini zenginden alan AK Parti'nin kara düzenini vallahi de yıkacağız, billahi de yıkacağız"

Asgari ücretle ilgili değerlendirmelerde de bulunan Özel, konuşmasında şu sözlere yer verdi:
"Asgari ücret alan için çok düşük, veren için çok yüksek. Mısır'daki asgari ücretle, Afrika'daki, Hindistan'daki asgari ücretle rekabet edecek. Ama Türkiye'de bu asgari ücreti verdiğinde bu asgari ücretle çalışanlar sürünüyor"

Özel, ekonomi politikalarına ilişkin açıklamalarında ise şu ifadeleri kullandı:
"Bizim sistemimizde kalkınmacı bir ekonomi vardır, üreticiye her türlü destek, her türlü teşvik vardır. Bu işin sonunda daha çok üretmek, daha çok kazanmak ama adil bir vergi sistemiyle kazandığının vergisini vermek vardır"
"Yandaşına sahip çıkan, vatandaşını görmeyen, yoksulu ezdiren, zordaki üreticiyi de iflasa sürükleyen, sadece yandaşa sahip çıkan bu düzenin adı AK Parti'nin kara düzenidir. Sizi ant olsun ki, AK Parti'nin kara düzeni yıkılacaktır"

EKREM İMAMOĞLU’NUN MEKTUBU OKUNDU

Mitingde, CHP’nin tutuklu Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun mektubu da katılımcılarla paylaşıldı. İmamoğlu mektubunda şu ifadeleri kullandı:

"Sevgili dostlarım; 10 ay önce, Türkiye’de bir büyük oyun sergilenmeye başlandı. Bizi sandıkta asla yenemeyeceklerini gören bu iktidar, seçime rakipsiz gitmek için, yargı eliyle bir operasyon başlattı. Ben ve arkadaşlarım, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde hiçbir belediye başkanına reva görülmeyen, hukuk dışı uygulamalara, türlü türlü zorbalıklara maruz kaldık. Bu kirli oyunu kurgulayanlar, ilk zamanlar ne kadar hevesli ne kadar mutluydular hatırlıyor musunuz? Güya, ortaya öyle kanıtlar koyacaklardı ki, bizler ailelerimizin yüzüne bakamaz olacaktık. Güya turpun büyüğü heybedeydi… Günlerce millete ‘ahtapot masalları’ anlattılar. Gerçek dışı olduğu kanıtlanan sayısız yalan ve iftirayla, televizyonlarda milletimizi kandırmaya çalıştılar. Ama ne oldu? İddianame ortaya çıktı, çıtları çıkmaz oldu.

Ben ilk günden bugüne aynı şeyi söylüyorum: ‘Bu dava, baştan sona siyasidir. Eğer ‘siyasi değil’ diyorsanız, iddialarınızın arkasındaysanız, bizim mahkemelerimiz TRT ve isteyen tüm kanallar tarafından canlı yayınlansın. Milletimiz, kimin ne olduğunu gözleriyle görsün. Hodri meydan.’ Canlı yayın talebimiz için başlangıçta ‘olabilir, niçin olmasın’ gibi laflar ettiler ama sonra bununla ilgili kanun teklifini sessiz sedasız reddettiler. Bizleri yalan ve iftiralarla milletin gözünden düşürebileceklerini zannedenler, milletin vicdanı karşısında çoktan mahkûm oldular. Biz; 10 aydır, daracık hücremizde, haklılığımızdan aldığımız güçle, milletimizden gördüğümüz ilgi ve destekle direniyoruz. Umudumuz ve cesaretimiz her gün daha da güçleniyor, gelecek güzel günlere olan inancımız her gün daha da büyüyor.

Onlar ise her güne, koltuklarını kaybetme korkusuyla, yoksulluğa, güvencesizliğe mahkûm ettikleri milletin karşısına çıkamamanın ezikliğiyle uyanıyor. Onların vakti doldu. Onların hizmet enerjisi, doğru dürüst projesi, liyakatli kadroları kalmadı. Onların millete saygısı, sevgisi kalmadı. Millet karşısında hadlerini bilmez oldular. Onlar yolun sonunda, ama biz yolun başındayız. İşte bu yüzden, onlar sandıktan, milletten köşe bucak kaçıyor; biz ise sandığa, millete koşuyoruz. Biz; sorumluluk üstlenmeye, iş yapmaya, ülkenin sorunları çözmeye koşuyoruz. Şu ya da bu şahsın, şu ya da bu partinin değil, milletin iktidarını kurmaya koşuyoruz.

Bizim peşinde olduğumuz tek zafer, milletin ortak aklının, milletin ortak vicdanının zaferidir. Milletin iktidarında, millet ne derse o olacak. Milletin iktidarında herkes için demokrasi, herkes için adalet, herkes için refah olacak. Türkiye büyürken, milletin ekmeği küçülmeyecek. Çalışacağız, üreteceğiz, kazanacağız ve adilce paylaşacağız. Türkiye’yi, geçim derdi çekmeden, gelecekten korkmadan yaşayan, emeğinin, yatırımının karşılığını hakkıyla alan, özgür ve mutlu insanların ülkesi haline getireceğiz. Bir kişi kaybedecek, Türkiye kazanacak. Her şey çok güzel olacak."