Siber dolandırıcılar hedeflerine ulaşmak için yaşa ve cinsiyete bakmadan fırsatlara odaklanıyorlar.
Yarıyıl tatiliyle birlikte çocuklar ve gençler, zamanlarının önemli bölümünü evlerde tablet, bilgisayar ya da akıllı cihazlarıyla oyun oynayarak geçirirken siber dolandırıcılar da bu dönemde hedeflerine ulaşmak için ağlarını örmeye başlıyorlar.
Veri Koruma ve Bilgi Güvenliği Baş Denetçisi ve bilişim uzmanı Uygar Yasin Aydın, TÜRKİNFORM’a yaptığı açıklamada siber dolandırıcıların artık yaş ve cinsiyet ayrımı yapmadığını belirterek, “Dolandırıcılar için önemli olan fırsat. Çocuklar ve gençler ise daha az şüphe duyan, hızlı hareket eden bir grup olarak görülüyor” dedi.

Yarıyıl tatiliyle birlikte çocukların tablet, bilgisayar ve akıllı telefonlarla daha fazla vakit geçirdiğini hatırlatan Aydın, bu dönemin dolandırıcılar açısından da “hareketlenme zamanı” olduğuna dikkat çekti.
SAHTE OYUNLAR VE ZARARLI YAZILIM TEHLİKESİ
Aydın, virüs, truva atı, solucan ve benzeri zararlı yazılımların çocuklar için en yaygın çevrim içi riskler arasında yer aldığını söyledi. Bu yazılımların çoğunlukla sahte oyun siteleri ve üçüncü parti indirme platformları üzerinden yayıldığını belirten Aydın, “Bazen bu içerikler ücretsiz oyun görünümüyle resmi mağazalarda bile karşımıza çıkabiliyor” ifadelerini kullandı.
Ebeveynlerin lisanslı ve güncel güvenlik yazılımları kullanmasının önemine işaret eden Aydın, çocukların tehlikeli site ve uygulamalara erişiminin mutlaka sınırlandırılması gerektiğini vurguladı.

“İNTERNET ARTIK ÇOCUKLAR İÇİN HAYATIN KENDİSİ”
Uygar Yasin Aydın, çocuklar için internetin artık “ekstra bir alan” olmadığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Oyun orada, arkadaşlık orada, merak orada. Biz ‘telefonu bırak’ dediğimizde çocuk bunu hayatının durması gibi algılıyor. Bir noktada haklılar. Ama kontrolsüz bir dijital dünya çocuklar için ciddi riskler barındırıyor.”
Akıllı telefonların kamera, mikrofon, konum ve mesajlar gibi pek çok kişisel veriyi barındırdığını hatırlatan Aydın, “Telefon çocuğun elindeyse, internet evin içine girmiş demektir” dedi.

DOLANDIRICILAR ÇOCUKLARI NASIL TUZAĞA ÇEKİYOR?
Aydın, çocuklara yönelik dolandırıcılık yöntemlerinin çoğunun benzer senaryolar üzerinden ilerlediğini söyledi. En sık karşılaşılan tuzakları ise şöyle sıraladı: “Bedava oyun parası kazan” vaatleri, sahte çekiliş ve fenomen hesap mesajları, “Şifreni yaz, hesabını yükselteyim” teklifleri ve Oyun içinden gönderilen resmi görünümlü linkler. En tehlikelisi bunlar."
Bu tekliflerin çocuklar için bir “tuzak” değil, “fırsat” gibi göründüğünü belirten Aydın, ebeveynlerin bu noktada bilinçlendirme rolünün hayati olduğunu vurguladı.
AKILLI TELEFONLAR İÇİN 5 KRİTİK ÖNLEM
Uygar Yasin Aydın, ebeveynlerin çocukların kullandığı akıllı telefonlarda mutlaka şu önlemleri alması gerektiğini söyledi:
-
Çocuğa özel kullanıcı hesabı oluşturulmalı
-
Uygulama indirme işlemleri ebeveyn onayına bağlanmalı
-
Oyun içi satın almalar şifre veya biyometrik doğrulamayla sınırlandırılmalı
-
Uygulama izinleri gereksizse kapatılmalı
-
Tanımadık linklere tıklamama kuralı net şekilde anlatılmalı
EN GÜÇLÜ KORUMA: GÜVENLİ İLETİŞİM
Aydın’a göre en etkili güvenlik duvarı, çocukla kurulan sağlıklı iletişim. Çocuğun korkmadan hata yaptığını söyleyebilmesinin hayati olduğunu belirten Aydın, “Çocuk ‘kızacaklar’ diye saklarsa, dolandırıcıların istediği ortam oluşur” dedi.
“YASAKLAMAK DEĞİL, GÜÇLENDİRMEK GEREK”
Son olarak teknolojiye karşı olmadığını vurgulayan Uygar Yasin Aydın, sözlerini şöyle tamamladı:
“Hedefim yasaklamak değil; çocuğu güçlendirmek, farkındalık kazandırmak ve dijital dünyayı güvenli hale getirmek. Çünkü bazen en iyi güvenlik uygulaması değil, çocuğun kafasındaki şüphe kasıdır.”





