Davranış Bilimleri Uzmanı Sinem Genez Turan, kısa video tüketiminin insan zihninin derin düşünme kapasitesini zayıflatabileceğini belirtti. Hızla değişen içeriklere alışmanın bekleme sabrını azalttığını ifade eden Turan, ekran kullanımının günlük alışkanlıklardan insan ilişkilerine kadar uzanan etkilerine dikkat çekti.

Çok Reels Izleyenler Dikkat! O Beceriniz Yok Oluyor

Turan'a göre temel risk, yalnızca dikkat süresinin kısalması değil, kişinin bir konuya uzun süre odaklanma ve düşüncelerini derinleştirme becerisinin zarar görmesi. Birkaç dakikalık videoları hızlandırarak izlemek, mesajlara kısa sürede yanıt gelmediğinde telefonu kontrol etmek ve birkaç saniyelik bekleyişte sıkılmak, bu değişimin günlük yaşamdaki örnekleri arasında yer alıyor.

KISA VİDEO TÜKETİMİ DERİN DÜŞÜNMEYİ NASIL ETKİLİYOR?

Turan, insanların geçmişte sıkıldıklarında düşünmeye daha fazla zaman ayırdığını, günümüzde ise boş kalan anlarını çoğunlukla telefonla doldurduğunu dile getirdi. Ona göre can sıkıntısı, yeni fikirlerin ve yaratıcı düşüncenin ortaya çıkabildiği bir alan. Sürekli ekranla meşgul olmak ise zihnin kendi düşüncelerine zaman ayırmasını zorlaştırabiliyor.

Uzman, danışanlarından farklı yaşam gruplarındaki kişilerin benzer sorunları dile getirdiğini aktardı. Kitap okurken odaklanamamak, film sırasında telefona yönelmek ve bir işle uğraşırken farkında olmadan sosyal medyayı açmak, bu şikayetler arasında bulunuyor.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral görevden alındı!
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral görevden alındı!
İçeriği Görüntüle

KÜÇÜK ÖDÜLLER EKRANA YÖNELİMİ ARTIRIYOR

Turan, videoların, bildirimlerin ve beğenilerin beynin ödül sistemini harekete geçirdiğini belirtti. Kolay erişilen bu uyaranların tekrar tekrar aranmasının, kişinin ekran başında geçirdiği zamanı etkileyebileceğini ifade etti.

Turan'ın değerlendirmesine göre hızlı tüketim alışkanlığı yalnızca dijital araçlarla sınırlı kalmıyor. Tartışmalarda çabuk vazgeçmek, ilişkilerde emek vermek yerine yeni bir seçenek aramak ve uzun vadeli hedefler için sabretmekte zorlanmak da bu alışkanlığın yaşamın diğer alanlarına yansıyan örnekleri arasında gösteriliyor.

ÇOCUKLAR KADAR YETİŞKİNLER DE ETKİLENİYOR

Turan, beyin gelişimi devam ettiği için çocukların bu durumdan daha fazla etkilenebileceğini söyledi. Ancak yetişkinlerin de benzer bir döngü içinde bulunduğunu vurguladı. Çocuklarına telefon kullanımı konusunda sınır koyan ebeveynlerin aynı anda kendi ekranlarına yönelmesi, uzmanının dikkat çektiği çelişkilerden biri oldu.

Teknolojiyle mücadele etmek yerine zihne yavaşlama alanları açılması gerektiğini savunan Turan, kitap okumak, bir dostu dikkatle dinlemek ve çocuklarla telefonsuz oyun oynamak gibi alışkanlıkların önemini vurguladı.

Turan'a göre gelecekte öne çıkacak beceri, bilgiye en hızlı ulaşmanın ötesine geçiyor. Bilgiyi anlamlandırmak, uzun süre odaklanmak ve derin düşünebilmek, dijital içeriklerin hızlandığı bir dönemde daha fazla önem taşıyor.

Muhabir: Yalçın Taşbaşı