MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkgün gazetesinde yayımlanan röportaj dizisinin son bölümünde eğitim, değerler, aile, gençlik ve akademi-siyaset ilişkisine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Türk aile yapısının televizyon programları, sosyal medya platformları ve LGBTQ+ gibi etkenlerden olumsuz etkilendiğini öne süren Bahçeli, nüfus artış hızındaki düşüşün Türkiye açısından "beka meselesi" olduğunu belirterek acil tedbir çağrısı yaptı.

"ÖZGÜR YAŞAM ADI ALTINDA KEYFİLİĞİN ÖZENDİRİLMESİ TÜRK AİLE YAPISI İÇİN ÇOK ÖNEMLİ BİR TEHDİTTİR"

MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Muhammet Hanifi Macit'in Bahçeli ile gerçekleştirdiği röportaj dizisinin son bölümünde "Türk ve Türkiye Yüzyılı'nın dayanakları" başlığı altında eğitim, değerler, gençlik ve aile konusu ele alındı.

Ailenin bir milletin var oluşunun en asli unsuru olduğunu belirten Bahçeli, aile yapısındaki çözülmeye dikkat çekti. Bahçeli, "Ailenin yapısal olarak dağılması, aile sorumluluklarının bir yük gibi algılanması, özgür yaşam adı altında keyfiliğin özendirilmesi Türk aile yapısı için çok önemli ve göz ardı edilemeyecek bir tehdittir" ifadelerini kullandı. Bahçeli, Türk aile yapısının teknolojik gelişmeler ve dijital platformlar üzerinden de etkilendiğini savunarak şu ifadeleri kullandı:

"Teknolojik gelişmelerle ortaya çıkan televizyon programları, bilgisayar ve internet ağları üzerindeki sosyal medya platformları, LGBTQ+ gibi etkenler Türk aile yapısını olumsuz yönde etkilemektedir."

"BU DURUMUN BİR BEKA MESELESİ OLDUĞU HER FIRSATTA DİLE GETİRİLMEKTE"

Türkiye'nin nüfus projeksiyonlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, nüfus artış hızındaki düşüşün ciddi bir alarm verdiğini belirtti. Aile kurumunun korunmasının nüfus politikaları kadar önemli olduğunu ifade eden Bahçeli, "Ülkemizin önümüzdeki yıllara ait nüfus projeksiyonları ciddi alarm vermekte, nüfus artış hızımızda önemi göz ardı edilemeyecek bir düşüş gözlenmektedir. Bu durumun bir beka meselesi olduğu her fırsatta dile getirilmekte ve buna yönelik tedbirlerin ivedilikle alınması tavsiye edilmektedir" dedi.

Bahçeli, gençlerin geleceğinin de bu tabloyla doğrudan bağlantılı olduğunu belirterek, "Ancak en az bunun kadar önemli olan diğer husus da geleceğimiz olan gençlerin heba olmasını, kayıp bir nesil haline dönüşmesini engelleyecek tedbirleri almaktır. Bu da öncelikli olarak aile yapımızı korumaktan geçer" ifadelerini kullandı.

"MİLLİ KİMLİK VE KÜLTÜR BİLİNCİNE SAHİP TÜRK GENÇLİĞİNİ YETİŞTİRMEMİZ GEREKİR"

Bahçeli, "Türk ve Türkiye Yüzyılı" hedefi kapsamında gençlerin yetiştirilmesine ilişkin de mesajlar verdi. Gençlerin milli kimlik ve kültür bilinciyle yetiştirilmesi gerektiğini belirten Bahçeli, "Türk ve Türkiye Yüzyıl’ını inşa ederken her şeyden önce milli kimlik ve kültür bilincine sahip Türk gençliğini yetiştirmemiz gerekir" dedi.

Gençlerin modern dünyadaki değişimlere uyum sağlarken kendi köklerine ve geleneklerine bağlı kalması gerektiğini savunan Bahçeli, gençlerin çağın karmaşası içerisinde kayıp bir nesle dönüşmemesi gerektiğini ifade etti. Bahçeli, eğitim sisteminin yalnızca meslek ve kariyer odaklı olmaması gerektiğini belirterek, "Eğitimde amaç kariyer üretmek değil mesuliyet sahibi insan vücuda getirmektir" ifadelerini kullandı.

Eğitim sisteminin şahsiyet inşa etmesi gerektiğini dile getiren Bahçeli, "Şahsiyet yetiştirmeyen, hakikat arayışında olmayan, sadece meslek ve statü üreten bir eğitim sistemi nasıl milli bir eğitim sistemi olabilir?" diye sordu.

Arınç'tan yıllar sonra Davutoğlu itirafı: AK Parti bizim evimizdi
Arınç'tan yıllar sonra Davutoğlu itirafı: AK Parti bizim evimizdi
İçeriği Görüntüle

"DİPLOMA TOPLUMSAL BİR İMTİYAZ BELGESİ DEĞİL BİR İLİM NİŞANI OLMALIDIR"

Eğitimde liyakat vurgusu yapan Bahçeli, öğretmen ve eğitim yöneticilerinin seçiminde liyakatin esas alınması gerektiğini söyledi. Bahçeli, "Diploma toplumsal bir imtiyaz belgesi değil bir ilim nişanı olmalıdır" dedi. Eğitimde bilginin tek başına yeterli olmadığını savunan Bahçeli, "Eğitimde ilim, hakikat arayışı olmalı, eğitim şahsiyeti inşa etmeli ve diploma ancak bir yan ürün olarak görülmelidir. Aksi durumda diplomalı cahiller ortaya çıkar" ifadelerini kullandı.

Bahçeli ayrıca eğitim sürecinde Türk töresi ve Türk-İslam geleneğinin önemine dikkat çekerek, kendi değerler sisteminden kopuk bir eğitim anlayışının sorun oluşturacağını savundu.

Bahçeli, röportajında değerler üzerinden yürütülen tartışmalara da değindi. Türk toplumunun sahip olduğu değerlerin işlevsiz ve yetersiz gösterildiğini öne süren Bahçeli, buna karşı çıkılması gerektiğini belirtti. Bahçeli, "Geçmişten günümüze tecrübe ettiğimiz ve varoluş mücadelemizin temel özneleri olan değerler, sürekli işlevsiz, yetersiz ve sorun çözme özelliğini kaybetmiş olarak sunulmaktadır. Buna fırsat verilmemelidir" dedi.

Televizyon dizileri ve sosyal medya içeriklerine de değinen Bahçeli, "Özellikle bazı dizi filmlerde değer dünyasına yabancı bir karakter oluşturulmakta ve bu kişi daha sevimli, anlayışlı, her türlü farklılığa saygılı, yardımsever bir karakter olarak gösterilmektedir" ifadelerini kullandı. Bahçeli, "Özgür yaşam adı altında keyfiliğin özendirilmesi Türk aile yapısı için tehdit" değerlendirmesinde bulunarak aile kurumunun korunması gerektiğini yineledi.

"ÇAĞIN KARMAŞASI İÇERİSİNDE GENÇLERİ KAYBETMEMELİYİZ"

Gençlerin eğitim ve aile kurumları üzerinden geleceğe hazırlanması gerektiğini belirten Bahçeli, ailede ahlak, okulda ise ilim eğitiminin önemine dikkat çekti. Bahçeli, "Bunun için gençlerimize ailede iyi bir ahlak ve okulda iyi bir ilim öğretmeliyiz" dedi.

Gençlerin toplumsal meseleler karşısında sorumluluk sahibi bireyler olarak yetiştirilmesi gerektiğini savunan Bahçeli, "Çağın karmaşası içerisinde gençleri kaybetmemeliyiz" ifadelerini kullandı.

Bahçeli ayrıca Ülkü Ocakları'nın çalışmalarına ilişkin de değerlendirmede bulunarak, "Mevcut dönemde de Ülkü Ocakları hem değerlerimize bağlılığı hem de dönemin şartlarının gereklerini yerine getirecek çok sayıda yararlı faaliyet yürütmektedir. Bu faaliyetlerin artarak devam edeceğinden hiç şüphemiz yoktur" dedi.

"BİLGİ, SADECE GÜÇ İÇİN DEĞİL AYAKTA KALABİLMEK İÇİN BİR GEREKLİLİK HALİNE GELMİŞTİR"

Röportajın son bölümünde akademi, bilim-teknik ve siyaset arasındaki ilişkiye de değinen Bahçeli, güçlü devlet yapısının temel unsurlarından birinin bu alanlar arasındaki sağlıklı bağ olduğunu ifade etti. Bilginin günümüzde yalnızca güç unsuru olmadığını belirten Bahçeli, "Mevcut dönemin şartları altında bilgi, sadece güç için değil ayakta kalabilmek, varlığını sürdürebilmek ve ilerleyebilmek için bir gereklilik hâline gelmiştir" dedi.

Bahçeli, enerji sistemleri, savunma sanayii, yapay zeka ve biyoteknoloji gibi alanların devletlerin stratejik kapasitesini doğrudan etkilediğini belirterek, bilimsel bilgi ve teknolojik üretim kapasitesinin önemine dikkat çekti. MHP bünyesinde kurulan enstitü ve vakıfların bilgi üretim süreçlerinde rol üstlendiğini belirten Bahçeli, akademik ve bilimsel çalışmaların sürdürüleceğini ifade etti.

Bahçeli, "Geçmişi doğru kavrayamayan, bugünü sağlıklı anlayamayan ve bütün göstergeleri ile tanıyamayan bir siyasi partinin geleceği inşa edemeyeceği çok yalın bir gerçekliktir" sözleriyle röportajın son bölümünde siyaset, bilim ve akademi arasındaki ilişkiye ilişkin değerlendirmelerini tamamladı.

YAZININ TAMAMI İÇİN

Kaynak: HABER MERKEZİ