Sosyolog ve Yazar Cemil Arslan, dünya genelindeki metropollerde giderek derinleşen ekonomik krizlerin ve toplumsal eşitsizliklerin siyasi dengeleri nasıl değiştirdiğine dair çarpıcı analizlerde bulundu. Artan hayat pahalılığının ve sınıf çatışmalarının modern kent yaşamını çıkmaza sürüklediğini belirten Arslan, sağ siyasetin çözüm üretememesiyle birlikte sol ideolojinin metropollerde nasıl güçlü bir alternatif haline geldiğini tüm detaylarıyla ele aldı.
KENT YAŞAMININ AÇMAZLARI VE KARTOPU GİBİ BÜYÜYEN KRİZ
Büyük kentlerde hızla artan fiyatların önlenemez boyutlara ulaşmasının, mevcut sorunları içinden çıkılmaz bir hale dönüştürdüğünü vurgulayan Sosyolog Cemil Arslan, kent yaşamının ortaya çıkardığı yepyeni sosyolojiyi anlattı. Tırmanışa geçen gıda ve akaryakıt fiyatları, zirveye ulaşan eğitim masrafları ile asgari ücret düzeyini aşan kira bedellerinin vatandaşın belini büktüğünü ifade eden uzman isim; ulaşım aksamaları, trafik sıkışıklığı ve hava kirliliği gibi fiziksel problemlerin ekonomik sıkıntılarla birleşerek adeta bir kar topu gibi büyüdüğüne dikkat çekti.
TOPLUMSAL UÇURUM VE 'HOMO EKONOMİKUS' TEHLİKESİ
Bireylerin ekonomik koşulları, eğitim düzeyleri ve yaşam biçimlerindeki farklılaşma olarak tanımlanan toplumsal tabakalaşmanın devasa bir eşitsizliği de beraberinde getirdiğini belirten Arslan, zengin ile fakir arasındaki uçurumun giderek belirginleştiğini aktardı. Zengin daha da zenginleşirken fakirin yoksullaştığı bu tablonun toplumsal barışı, güveni ve huzuru açıkça tehdit ettiğini söyleyen Arslan, Batı merkezli liberal felsefenin insanlığa sunduğu "Homo Ekonomicus" (ekonomik insan) modelini eleştirdi. Bu modelin insanları maddeci bir anlayışa ve hazcılığa (hedonizm) yönelttiğini savunan sosyolog, fazlasıyla yetecek olan dünya nimetlerinin bir avuç azınlık tarafından acımasızca talan edildiğini dile getirdi.

GELİR ADALETSİZLİĞİ VE SAĞ SİYASETİN ÇÖKÜŞÜ
Toplumsal bir kambura dönüşen gelir dağılımı dengesizliğinin bir arada yaşama, yardımlaşma ve dayanışma bilincini zayıflattığını ifade eden Arslan, ekonomik mücadelenin ağırlığı altında ezilen fertlerin sosyal olaylara karşı duyarsızlaştığını kaydetti. Menfaat ilişkilerinin ön plana çıktığı bu düzende orta yolcu kapitalist siyaset ile muhafazakâr sağ siyaset teorisinin çöküş sürecine girdiğini belirten Arslan; kapitalist sağ siyasetin sömürüyü, işsizliği ve hayat pahalılığını çözmekte aciz kaldığını vurguladı. Sağ muhafazakâr siyasetin de bu kronik problemlere çare bulamaması neticesinde sol siyasetin hızla güç kazandığının altı çizildi.
SOL SİYASET ALTERNATİF OLDU, AŞIRI SAĞ TEHDİDİ DOĞDU
Çözümsüzlükler karşısında devletçi ekonomik model ile yardımlaşma ve dayanışmayı önceleyen toplumcu sol siyasetin alternatif bir mekanizmaya dönüştüğünü aktaran Cemil Arslan, bu yükselişin karşısında evrensel barışı tehdit eden aşırı sağın da ortaya çıktığını hatırlattı. Tez-antitez meselesi olan diyalektik yaklaşımın doğal olarak kendi mecrasını oluşturduğunu ifade eden uzman isim, siyaset sahnesindeki bu kutuplaşmanın tehlikeli boyutlarına dikkat çekti.
METROPOLLERDE SOL SİYASETİN GELECEĞİ VE TARİHİ SINAVI
Metropollerde sol siyasetin bundan sonraki süreçte izleyeceği stratejilerin, metotların ve pratiklerin kendi başarısını doğrudan etkileyeceğini söyleyen Arslan, kritik uyarılarda bulundu. Gelir dağılımı dengesizliği, fahiş fiyat artışları ve işsizlik gibi konularda olumlu adımlar atılır, sosyal yardımlar artırılır ve hava kirliliği gibi kent sorunları asgari düzeye indirilirse sol siyasetin tarihi bir dönüm noktasına ulaşacağını belirten Arslan; aksi takdirde bu siyasi dalganın da tarihin kara sayfalarına karışarak yok olacağını sözlerine ekledi.




