Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu için gözler New York'a çevrildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 22 Eylül'de Genel Kurul'a 16'ncı kez hitap etmesi beklenirken, konuşmanın ana başlıklarından birini yine Gazze ve Filistin meselesinin oluşturacağı bildirildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçmiş BM konuşmaları incelendiğinde Filistin, iki devletli çözüm, Doğu Kudüs'ün statüsü ve uluslararası toplumun sorumluluğu başlıklarının yaklaşık 20 yıllık süreçte tekrar tekrar gündeme taşındığı görülüyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başbakanlık döneminden itibaren katıldığı Genel Kurul toplantılarında Filistin meselesine ilişkin farklı dönemlerde değişen bölgesel gelişmelere paralel mesajlar verdi. 2007'de iki devletli çözüm ve uluslararası iş birliğini öne çıkaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sonraki yıllarda Gazze'deki insani durum, yasa dışı yerleşimler, Kudüs'ün statüsü, Filistin Devleti'nin tanınması ve BM sisteminin etkinliği gibi başlıklara ağırlık verdi.

2007: İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM VURGUSU

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başbakan olarak katıldığı 2007'deki BM 62. Genel Kurulu'nda Filistin sorununu Orta Doğu'daki temel istikrarsızlık başlıklarından biri olarak değerlendirdi.

Konuşmada İsrail-Filistin meselesinin yalnızca bölge ülkelerinin değil, uluslararası toplumun ortak çabasıyla çözülmesi gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki devlet vizyonuna dayalı kapsamlı barışın bölgesel ve küresel istikrar açısından önemine dikkat çekti.

Bu dönemden itibaren iki devletli çözüm, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BM konuşmalarında Filistin konusunda sık tekrarlanan başlıklardan biri haline geldi.

2009: GAZZE'DEKİ İNSANİ DURUMU GÜNDEME TAŞIDI

2009'daki BM 64. Genel Kurulu'nda Gazze'deki insani koşulları gündeme getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgede yaşayanların barınma ve temiz suya erişim sorunlarına dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki devletli çözümün dünya barışı açısından önemli olduğunu belirtirken, BM ve Güvenlik Konseyi'nin Filistin konusunda daha etkili hareket etmesi gerektiği yönünde çağrıda bulundu.

Trump ile Mamdani New York’ta buluştu: Siyasi gerilime rağmen dikkat çeken görüşme
Trump ile Mamdani New York’ta buluştu: Siyasi gerilime rağmen dikkat çeken görüşme
İçeriği Görüntüle

Bu konuşmada insani yardım ve sivillerin korunması konuları daha belirgin şekilde öne çıktı.

2011: FİLİSTİN'İN TANINMASINA DESTEK

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2011'deki BM 66. Genel Kurulu konuşmasında ise Filistin Devleti'nin uluslararası alanda tanınması meselesi ön plana çıktı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin'in devlet olarak tanınmasına Türkiye'nin desteğini vurgularken, BM çatısı altında Filistin temsilcilerinin tam üyelik talebinin karşılanması gerektiğini ifade etti. Ayrıca işgal altındaki Filistin topraklarında devam eden yerleşim faaliyetleri ve Gazze'ye yönelik abluka konularını gündeme taşıdı.

Bu dönem, Filistin'in diplomatik statüsünün Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BM mesajlarında daha belirgin yer almaya başladığı yıllardan biri oldu.

2014: CUMHURBAŞKANI SIFATIYLA İLK BM KONUŞMASI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı sıfatıyla ilk kez 2014'te BM 69. Genel Kurulu'na hitap etti.

Filistin'de iki devletli çözümün hayata geçirilmesini savunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze'ye yönelik ablukanın kaldırılması ve bağımsız bir Filistin devletinin kurulması gerektiğini söyledi.

Aynı konuşmada BM Güvenlik Konseyi'nin yapısına yönelik eleştirilerini de dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra dış politika söyleminde sık kullandığı “Dünya beşten büyüktür” yaklaşımını Genel Kurul kürsüsünde öne çıkardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin'deki gelişmeleri BM sisteminin karar alma mekanizmasına ilişkin eleştirileriyle birlikte değerlendirdi.

2016 VE 2017: DOĞU KUDÜS VE BAĞIMSIZ FİLİSTİN

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2016'daki BM 71. Genel Kurulu konuşmasında Filistin halkının başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir devlette yaşama hakkına vurgu yaptı.

2017'deki 72. Genel Kurul'da ise uluslararası topluma, Doğu Kudüs, Batı Şeria ve Gazze'deki Filistinlilerin bağımsız ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin Devleti kurma çabalarına destek verme çağrısında bulundu.

Bu dönemde yerleşim faaliyetlerinin durdurulması ve iki devletli çözüm için somut adımlar atılması gerektiği yönündeki mesajlar ön plana çıktı.

2018: KUDÜS'ÜN STATÜSÜNÜ ÖNE ÇIKARDI

2018'de BM 73. Genel Kurulu'nda Filistin'deki gelişmeleri bir kez daha gündeme getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kudüs'ün tarihi ve hukuki statüsünün korunması gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Filistinlilerin yanında durmayı sürdüreceğini belirtirken, uluslararası toplumun Filistin'e yönelik politikalarda daha aktif bir rol üstlenmesi gerektiğini ifade etti.

2019: BM KÜRSÜSÜNDEN HARİTA GÖSTERDİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2019'daki BM 74. Genel Kurulu konuşmasının en dikkat çeken bölümlerinden biri Filistin ve İsrail'in yıllar içerisindeki toprak değişimini gösteren haritalar oldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kürsüde gösterdiği haritalar üzerinden Filistin topraklarının zaman içerisinde daraldığını belirterek BM kararlarının uygulanmasına ilişkin eleştirilerde bulundu.

Çözümün 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin Devleti kurulmasından geçtiğini söyledi.

Haritaların kullanılması, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Filistin konusundaki mesajlarını görsel materyallerle desteklediği dikkat çeken BM konuşmalarından biri olarak kayıtlara geçti.

2020: SALGIN DÖNEMİNDE DE FİLİSTİN GÜNDEMDEYDİ

Kovid-19 salgını nedeniyle 2020'deki BM 75. Genel Kurulu video konferans yöntemiyle gerçekleştirildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çevrim içi konuşmasında da Filistin meselesine değinerek Türkiye'nin Filistin halkının kabul etmediği girişimlere destek vermeyeceğini belirtti.

Kudüs'ün statüsü ve uluslararası hukuk çerçevesindeki kararların korunması gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgede kalıcı çözüm için Filistinlilerin haklarının dikkate alınması gerektiğini söyledi.

2021 VE 2022: İŞGAL VE YERLEŞİM FAALİYETLERİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2021'deki BM 76. Genel Kurulu'nda Filistin halkına yönelik ihlaller devam ettiği sürece Orta Doğu'da kalıcı barış ve istikrarın sağlanmasının zor olacağını belirtti.

İşgal, ilhak ve yerleşim politikalarının sona ermesi gerektiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kudüs'ün uluslararası statüsü ile Harem-i Şerif'in konumuna ilişkin Türkiye'nin tutumunu yineledi.

2022'deki konuşmada da iki devletli çözüm vizyonuna destek veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, yasa dışı yerleşim faaliyetlerinin durdurulması ve Filistinlilerin can ve mal güvenliğinin sağlanması gerektiğini söyledi.

2023: 1967 SINIRLARI MESAJI YİNELENDİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023'teki BM 78. Genel Kurulu konuşmasında Filistin halkının uluslararası hukuk temelindeki haklarını desteklemeye devam edeceklerini belirtti.

1967 sınırları temelinde bağımsız ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin Devleti kurulmadan bölgede kalıcı huzur ve güvenliğin sağlanmasının zor olduğunu ifade etti. Kudüs ve Harem-i Şerif'in tarihi statüsünün korunması gerektiği mesajını da yineledi.

2024: ULUSLARARASI TOPLUMA ÇAĞRI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2024'teki BM 79. Genel Kurulu'nda Gazze'deki gelişmeleri konuşmasının önemli bölümlerinden biri haline getirdi.

Filistin'i henüz devlet olarak tanımayan ülkelere tanıma çağrısında bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Güvenlik Konseyi'nin Gazze konusunda daha etkili hareket etmesi gerektiğini savundu. İsrail'e yönelik uluslararası tedbirlerin gündeme alınması gerektiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca Türkiye'nin Güney Afrika'nın İsrail'e karşı Uluslararası Adalet Divanı'nda açtığı davaya müdahillik başvurusunda bulunduğunu hatırlattı.

2025: GAZZE'DEN FOTOĞRAFLAR GÖSTERDİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM 80. Genel Kurulu'ndaki konuşmasında Gazze'deki durumu gösteren fotoğrafları kürsüden dünya liderlerine gösterdi.

Konuşmasında İsrail'in Gazze'deki eylemlerini “soykırım” ve “toplu kıyım politikası” olarak niteleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası topluma ateşkes sağlanması, saldırıların durdurulması ve insani yardımların bölgeye girişine izin verilmesi yönünde çağrı yaptı. Bu ifadeler Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kendi değerlendirmeleri olarak kayda geçti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca Batı Şeria, Lübnan, Suriye, İran ve bölgedeki diğer gelişmelerin Orta Doğu barışı üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

2026'DA GÖZLER YİNE GAZZE VE FİLİSTİN'DE

BM 81. Genel Kurulu'nun yüksek düzeyli görüşmeleri 22 Eylül'de “Güveni yeniden tesis etmek, dönüşümü yönetmek: Herkes için sonuç veren bir BM” temasıyla başlıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Genel Kurul'un ilk gününde dördüncü sırada söz alması ve BM'ye 16'ncı kez hitap etmesi bekleniyor. Güncel program ve Türk yetkililerden aktarılan bilgilere göre konuşmada Gazze'deki gelişmeler, Filistin'in devlet olarak tanınması ve İsrail'e yönelik uluslararası adımların öne çıkması bekleniyor.

Kaynak metinde de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 22 Eylül'deki konuşmasının ana gündeminin Gazze ve uluslararası alanda atılabilecek adımlar olacağı belirtiliyor.

2007'den bugüne yapılan konuşmalara bakıldığında iki devletli çözüm, 1967 sınırları, Doğu Kudüs'ün Filistin'in başkenti olması, Filistin'in uluslararası alanda tanınması ve BM'nin daha etkin rol üstlenmesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Genel Kurul'daki Filistin mesajlarında tekrar eden başlıklar arasında yer aldı.

Kaynak: AA