ABD’de Jeffrey Epstein dosyası uluslararası gündemin merkezine yeniden yerleşti. New York Manhattan’daki lüks malikanesinden elde edilen fotoğraf arşivleri arasında, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın (MBS) çerçeveli bir portresinin bulunması dikkat çekti. The New York Times tarafından yayımlanan bu arşivler, Epstein’ın sadece finans ve eğlence sektörleriyle değil, aynı zamanda küresel siyasi aktörlerle de ilişkiler kurduğuna dair spekülasyonları yeniden canlandırdı.

MUHAMMED BİN SELMAN DA MI İŞİN İÇİNDE?
Ortaya çıkan bu fotoğraf, doğrudan Selman ile Epstein arasında resmi bir bağ olduğunu kanıtlamıyor ancak Epstein’ın sosyal çevresinin ne derece geniş olduğunu gösteren güçlü bir sembol niteliğinde. Uzmanlar, malikânede sergilenen birçok üst düzey isimlerin fotoğrafının, Epstein’ın etki alanını ve erişim gücünü yansıtıyor olabileceğini belirtiyor. Sosyal medyada, Selman'ın adının Epstein’ın arşivlerinde bulunmasının Orta Doğu siyaseti ve Batı ilişkileri çerçevesinde dikkatle değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.
Jeffrey Epstein, 2019 yılında çocuk cinsel istismarı ve insan kaçakçılığı suçlamalarıyla tutuklandıktan sonra New York’taki hücresinde hayatını kaybetmişti. Ölümünün ardından ortaya çıkan belgeler ve arşivler, Epstein’ın olağanüstü geniş ve çeşitli bir sosyal çevreye sahip olduğunu gösterdi. Malikaneden çıkan diğer fotoğraflar arasında eski ABD başkanları, uluslararası iş insanları ile kültürel ve sanatsal figürlerin portreleri de yer alıyor.

KABE'NİN KUTSAL ÖRTÜSÜNÜ HALI OLARAK KULLANMIŞTI!
Kâbe’nin kutsal örtüsüne ait parçaların, ABD’li finansör ve cinsel istismar suçlamalarıyla gündeme gelen Jeffrey Epstein tarafından satın alındığı ve özel konutunda halı olarak kullanılmak üzere temin edildiği ortaya çıktı. Bu fotoğraf üzerine 'Kabe'nin kutsal örtüsünün parçalarını Epstein'e Selman mı verdi?' şeklinde sorular ortaya çıktı. Ortaya çıkan belgelerde, Suudi Arabistan tarafındaki temasların Abdullah Al-Maari üzerinden yürütüldüğü kayıtlara geçti. Lojistik, gümrük işlemleri ve fiziksel taşımanın ayrı bir firma tarafından üstlenildiği, sevkiyatın dikkat çekmemesi için parçalı şekilde organize edildiği ifade ediliyor. Prens Muhammed Bin Selman'ın doğrudan adı geçmese de, işin içinde olup olmadığı sosyal medyadaki kullanıcılar tarafından merak edildi.
EPSTEİN KENDİSİNİ FARKLI MI GÖSTERMEYE ÇALIŞIYORDU?
Bu arşivler, Epstein’ı sadece bireysel suçlarıyla değil, küresel güç ve nüfuz ağlarının merkezi bir figürü olarak da gösteriyor. Uzmanlar, söz konusu görüntülerin Epstein’ın kendisini dünya elitlerinin bir parçası olarak konumlandırma çabası olduğunu söylüyor. Aktif siyasi liderlerin de bu koleksiyonda yer alması, dosyanın uluslararası siyasetteki karmaşıklığını artırıyor.
Yayımlanan fotoğraflar ve arşivler sonrasında Epstein dosyasının yalnızca bireysel bir ceza davası olmaktan öte, küresel siyasette ve güç dengelerinde önemli tartışmalara yol açtığı vurgulanıyor. Özellikle Muhammed bin Selman gibi halen görevde olan bir liderin adının arşivlerde geçmesi, konunun boyutlarını genişletiyor ve uluslararası ilişkilerde algı yönetimi ile kamuoyunun etkilenmesi açısından önem taşıyor. Prens Muhammed Bin Selman'ın ilişkisi kanıtlanamamış olsa da, dosyada hala birçok günyüzüne çıkmayan olay olduğu görülüyor.




