Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Hristodulidis’in Kapalı Maraş ve Mağusa Limanı’yla ilgili önerisine tepki gösterdi. Canlı yayında Kıbrıs sorununa ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erhürman, Kapalı Maraş’ın Birleşmiş Milletler (BM) yönetimine devredilmesi karşılığında Mağusa Limanı’nın Avrupa Birliği (AB) kontrolünde doğrudan ticarete açılması formülünü kabul etmeyeceğini ifade etti.
Erhürman, Hristodulidis’in kendisine yazılı bir 19 maddelik öneri paketi sunmadığını da yineledi. Rum liderin gündeme getirdiği formülün, Maraş’ın BM yönetimine devredilmesini ve Mağusa Limanı’nın AB kontrolünde ticarete açılmasını içerdiğini belirtti.

“MAĞUSA LİMANI ZATEN AÇIK”
Mağusa Limanı’nın kapalı olmadığını vurgulayan Erhürman, KKTC limanlarıyla ilgili temel sorunun AB ile doğrudan ticaret yapılamaması olduğunu söyledi. Erhürman, “Bizim limanlarımızdaki sorun Avrupa Birliği ile doğrudan ticaret yapamıyor oluşumuzdur” dedi.
Önerinin AB Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün yürürlüğe girmesi anlamına gelmediğini belirten Erhürman, Hristodulidis’e bu konuyu doğrudan sorduğunu ve önerinin tüzüğün uygulanmasını kapsamadığı yanıtını aldığını aktardı. Formülün, limanın AB kontrolünde olması üzerinden ticaret yapılmasını öngördüğünü kaydetti.
Erhürman, Maraş’ın BM yönetimine devredilmesi ile Mağusa Limanı üzerinden ticaret yapılmasının birbirine bağlanmasını da eleştirdi. “Maraş’ı niye BM idaresine vermenin karşılığı haline geliyor bu? Bunlar dengeli şeyler mi?” diye konuştu.
“20 YIL ÖNCE SUNULAN FORMÜL”
Söz konusu önerinin yeni olmadığını belirten Erhürman, benzer bir formülün 2006’da dönemin KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’a sunulduğunu hatırlattı. Talat’ın öneriyi o dönemde reddettiğini söyleyen Erhürman, aynı formülün 20 yıl sonra yeniden gündeme getirildiğini ifade etti.
Öneriye ilişkin tutumunu “Bu benim kabul edebileceğim bir şey değil” sözleriyle açıklayan Erhürman, Kıbrıs sorunundaki müzakere sürecinin de sonuç odaklı olması gerektiğini vurguladı.
“MÜZAKERE OLSUN DİYE MÜZAKERE YAPMAM”
New York’ta gündeme gelen üçlü görüşmeye neden katılmadığına da değinen Erhürman, yalnızca görüşmelerin sürmesi için yürütülen bir müzakere anlayışını benimsemediğini söyledi. Sürecin belirli bir hedefe ve sonuç almaya yönelik olması gerektiğini belirten Erhürman, “Müzakere olsun diye müzakere yapmam. Sizi bu masada on sene daha süründürmem” ifadelerini kullandı.




