Etimesgut Belediyesi hakkında "ihaleye fesat karıştırma", "irtikap" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" suçlamalarıyla yürütülen soruşturmanın ayrıntıları ortaya çıktı. Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu'nun emniyette verdiği ifadeye yansıyan bilirkişi raporlarında, belediye ve iştiraki Etimkent Yapı Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin zarara uğratıldığı iddiaları yer aldı. Dosyada ayrıca kamu kaynaklarından yapılan bazı ödemelerin farklı kişilerin hesaplarına aktarıldığı ve bir müteahhitten ruhsat karşılığında milyonlarca lira istendiği yönündeki suçlamalar da bulunuyor.
"ÜRÜNLER TESLİM EDİLMİŞ GİBİ GÖSTERİLEREK ÖDEME YAPILDI"
Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde alınan ifadesinde Beşikçioğlu'na, Sayıştay kararları ve soruşturma kapsamında hazırlanan bilirkişi raporlarındaki kamu zararı tespitleri soruldu. Soruşturma dosyasındaki raporlara göre Etimesgut Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü tarafından engelli, hasta, bakıma muhtaç ve kendi ihtiyaçlarını karşılayamayan vatandaşlara yönelik kişisel bakım malzemeleri satın alındı.
Belediye deposunda 7 Ağustos 2025'te gerçekleştirilen fiziki sayımda ise 10 bin pudrasız eldiven, 10 bin maske, 10 bin galoş, 10 bin tek kullanımlık önlük ve 40 litre dezenfektanın teslim edilmediğinin belirlendiği kaydedildi. Bilirkişi raporunda, söz konusu ürünlerin "teslim edilmiş gibi gösterilerek ödeme yapıldığı" öne sürüldü. Ürünlerin piyasa rayiçleri ile belediyeye kesilen faturaların karşılaştırıldığı raporda, malzemelerin yaklaşık 10 ila 15 kat daha yüksek bedelle alındığı iddia edildi. Bu işlem nedeniyle 812 bin 825 lira kamu zararı oluştuğu öne sürüldü.
Dosyadaki raporda ayrıca sahte bir piyasa araştırması görevlendirme belgesi oluşturulduğu, başka bir hizmet alımına ait doğrulama kodu ve adresinin kişisel bakım malzemesi alımında kullanıldığı iddiaları yer aldı. Ürünlerin teslim edilmediği halde alınmış gibi kabul edildiği, bazı belgelerdeki imzaların farklı olduğu ve taşınır işlem fişlerinin gerçeğe aykırı düzenlendiği de öne sürüldü.
"ÖDEMENİN BELEDİYE ÇALIŞANLARININ HESAPLARINA AKTARILDIĞI" İDDİASI
Soruşturma dosyasına giren Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verilerinde ise belediyeden yüklenici firma hesabına gönderilen paranın bir bölümünün firma yetkilisinin eşine, buradan belediye çalışanı Rıza Emrah Altınok'a, ardından da belediye personeli Serkan Kozan'a aktarıldığının belirlendiği kaydedildi.
Dosyada ayrıca belediye iştiraki Etimkent Yapı Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin de mükerrer ödeme nedeniyle zarara uğratıldığı iddiası yer aldı. Bilirkişi raporuna göre ekmek alım ve dağıtım ihalesine ilişkin damga vergisi bedeli kapsamında şirket kasasından bir personele 22 Ocak 2025'te 159 bin 476 lira 50 kuruş, 24 Ocak 2025'te ise 63 bin 134 lira olmak üzere toplam 222 bin 610 lira 50 kuruş nakit ödeme yapıldı.
Söz konusu paranın belediye hesaplarına yatırılmadığı, damga vergisi bedelinin daha sonra şirketin hak edişinden yeniden kesildiği ve bu nedenle Etimkent'in 222 bin 610 lira 50 kuruş zarara uğratıldığı öne sürüldü.
"TARAFIMA HERHANGİ BİR SUÇLAMADA BULUNULMAMIŞTIR"
Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu ise emniyetteki ifadesinde ihale süreçlerinde görev ve yetkisinin bulunmadığını, ihalelere katılan şirketleri tanımadığını savundu. Beşikçioğlu, ifadesinde şu sözlere yer verdi:
"Bahse konu materyallerde benim hakkımda ya da benim adımın olduğu herhangi bir belge yoktur. Yukarıda detaylı açıkladığım üzere ihaleye giren şirketleri tanımam aramda herhangi bir bağda yoktur. Görev ve yetki alımda ihale teknik ve şartname hazırla yoktur. Bu husus Sayıştay raporlarında anlaşılacağı üzere tarafıma herhangi bir suçlamada bulunulmamıştır. Ayrıca Serkan Kozan isimli şahsın dijitallerinde çıkan görüntülerde ben belediye başkanı olmadan önce ki tarihlerde de mutemet, piyasa araştırması işlemleri yaptığı gözükmektedir."
Beşikçioğlu, Serkan Kozan hakkında belediye tarafından daha önce inceleme başlatıldığını, yemekhane ücretlerini zimmetine geçirdiği iddiasıyla görevden uzaklaştırıldığını ve hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu söyledi.
"SUÇLAMALAR MADDİ DELİLLERLE DESTEKLENMEMİŞTİR"
Kamu zararı iddialarına ilişkin sorumluluğunun bulunmadığını savunan Beşikçioğlu, ifadesinin sonunda suçlamaların somut delillerle desteklenmediğini belirtti.
Beşikçioğlu, "Yukarıda samimi olarak beyanlarda bulundum. Tarafıma okunan Sayıştay raporlarında suç duyurusu kısmında ve bilirkişi raporlarında tarafıma herhangi bir isnat ya da suç beyan edilmemiştir. Özellikler Serkan Kozan'ın bahsettiği olaylar hakkında Sayıştay görevlileri ve Savcılık makamı incelemeler yapmış şahsımın cezai ya da hukuki sorumluluğunu doğuracak bir tespitte bulunmadıkları gibi şahsıma bir suçlamada yöneltmemişlerdir. Yine tarafıma okumuş olduğunuz ses kayıtları, içerikleri incelendiğinde şahsıma ait bir konuşma bulunmadığı gibi konuşma içeriklerinde de iddia olunduğu gibi bir suç unsuru bulunmamaktadır" ifadelerini kullandı.
"MAL VARLIĞIM TİCARİ FAALİYETLERİM VE MİRAS YOLUYLA EDİNDİĞİM MAL VARLIĞIDIR"
Beşikçioğlu, soruşturma kapsamında adı geçen şirket sahipleri ve yetkilileriyle HTS iletişimi veya para transferi bulunmadığını da savundu.
Beşikçioğlu, "Şüpheli olarak görünen şirket sahipleri ve yetkilileri ile HTS iletişimim ve para transferim yoktur. Üzerime kayıtlı mal varlığının Belediye Başkanı olmadan önceki dönemlerdeki ticari faaliyetlerim ve miras yoluyla edindiğim mal varlığıdır. Suçlamalar soyut, suç atfı mahiyetinde olup maddi delillerle desteklenmemiştir" dedi.
MÜTEAHHİTTEN MİLYONLUK RÜŞVET İDDİASI
Soruşturma dosyasında yer alan müşteki F.K.'nin ifadesi ise dosyanın dikkat çeken başlıklarından biri oldu. Yaklaşık 12 yıldır Etimesgut'ta müteahhitlik yaptığını belirten F.K., ilçede yürüttüğü bir villa projesinin ruhsat işlemleri sırasında kendisinden rüşvet istendiğini öne sürdü. F.K., ifadesinde Etimesgut Belediyesi İmar Müdürü Serpil Zengin'in kendisini telefonla belediyeye çağırdığını ve makamında yaptığı görüşmede ruhsat karşılığında kendisinden milyonlarca lira istediğini iddia etti.
F.K., "Etimesgut Belediyesi'nde imar ve ruhsat kapsamında şahit olduğum ve bizzat yaşadığım hususları anlatmak istiyorum. Şu an halihazırda Bağlıca bölgesinde Zirve Caddesi üzerinde 34 villalık Ankara'nın en büyük villa konsept projesini yapıyorum. Bu projeye Haziran 2024'te başladım. Ancak ruhsatını hemen alamadım. Ruhsat işlemleri için belediyeye müracaatta bulunduktan sonra imar Müdürü Serpil Zengin beni cep telefonum üzerinden arayarak belediyeye davet etti. Kendisi ile odasında birebirde yaptığım görüşmede açıkça benden ruhsat karşılığı olarak 5 milyon-6 milyon lira para zikrederek rüşvet istedi. Ben kendisine karşı çıktım. Tartıştıktan sonra odasından ayrıldım" dedi.
F.K., bu görüşmenin ardından Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Kerimoğlu'nun kendisiyle iletişime geçtiğini ve ruhsat işlemi için ayrıca 4 milyon lira istendiğini ileri sürdü. Müteahhit F.K., iddiasını şu sözlerle sürdürdü:
"Akabinde beni Başkan Yardımcısı Mutlu Kerimoğlu Whatsapp üzerinden aradı. Ancak ben meşgule atarak Mutlu Kerimoğlu'nu normal GSM hattım üzerinden aradım. Mutlu Kerimoğlu beni odasına davet etti. Benden ruhsat işi için açıkça 4.000.000 TL rüşvet istedi. O zamanki şartlara göre bu paranın miktarı çok yüksek bir meblağdır. Bunu da ayrıca belirtmek istiyorum. Ben kabul etmedim."




