Bingöl’ün Adaklı ilçesinde yaşayan Engin ve Aydın Tüz kardeşler, sıradan bir arıcılık hikayesinden çok daha fazlasını sürdürüyor. İki kardeş, 26 yıldır arılarının peşinden mevsim mevsim yer değiştiriyor. Kış geldiğinde Bingöl’den ayrılıp güneye iniyor, havaların ısınmasıyla yeniden memleketlerine dönüyor, ardından bu kez yüksek rakımlı yaylaların yolunu tutuyor. Amaçları ise yalnızca daha fazla bal üretmek değil. Avrupa Birliği tarafından tescillenen Bingöl balının kendine özgü yapısını ve doğal üretim yöntemini korumak.

KIŞIN GÜNEYE, YAZIN YAYLALARA GİDİYORLAR

Tüz kardeşlerin göçü kış aylarında başlıyor. Havaların soğumasıyla birlikte arı kovanlarını Adana ve Mersin’e götüren kardeşler, ilkbaharın gelmesiyle rotayı yeniden Bingöl’e çeviriyor. Mayıs ayının sonlarına doğru Adaklı çevresine gelen arıcılar, arılarını bu kez bölgenin zengin bitki örtüsüne sahip alanlarına yerleştiriyor. Haziran ayından itibaren ise yolculuk yeniden başlıyor. Bu kez hedef, yüksek rakımlı yaylalar...

İkinci Palu Ailesi vakası! Ses kaydı ortaya çıktı
İkinci Palu Ailesi vakası! Ses kaydı ortaya çıktı
İçeriği Görüntüle

YÜZLERCE KOVANLA YOLLARA DÜŞÜYORLAR

Arıcılıkta balın kalitesi, arıların hangi bitkilerden nektar ve polen topladığıyla doğrudan bağlantılı. Bu nedenle Tüz kardeşler, arılarını yıl boyunca aynı yerde tutmak yerine çiçeklerin ve bitki örtüsünün durumuna göre farklı bölgelere taşıyor. Böylece arılar, doğal nektar ve polen kaynaklarının en yoğun olduğu alanlara ulaştırılıyor. Yaylalara çıkıldığında ise günlük hayatlarının büyük bölümü kovanların başında geçiyor. Hasat döneminde arıların kontrolü, kovanların takibi ve balın alınması için yoğun bir çalışma yürütülüyor.

26 YILDIR AİLELERİNDEN UZAKTA YAŞIYORLAR

Bu mesleğin en ağır taraflarından biri ise yalnızca fiziksel emek değil. Tüz kardeşler, üretim sezonunun önemli bölümünü ailelerinden uzakta geçiriyor. Kışın güneye yapılan yolculuk, ilkbaharda Bingöl’e dönüş, yaz aylarında yaylalara çıkış ve hasat... Takvim boyunca sürekli hareket halinde olan kardeşlerin hayatı, adeta arıların ihtiyaçlarına göre şekilleniyor. Bir başka deyişle onlar için ev, yılın belli dönemlerinde geride bırakılan bir yer; asıl yaşam ise kovanların bulunduğu yaylalarda devam ediyor.

“ŞÜKÜR, HASAT BU SENE İYİ”

Engin Tüz, baba mesleği arıcılığı yıllardır sürdürdüklerini belirterek bu yılki üretimden memnun olduklarını söyledi. Yağışların beklenenin üzerinde gerçekleşmesinin bölgedeki bitki örtüsüne olumlu yansıdığını belirten Tüz, kış aylarında arıları Adana ve Mersin’e götürdüklerini, mayıs sonunda Adaklı’ya döndüklerini ve hazirandan itibaren yaylalara çıktıklarını anlattı. Şu anda hasat döneminde olduklarını belirten Tüz, bu yılki hasadın iyi geçtiğini ifade etti.

BİNGÖL BALINA İLGİ ARTTI

Bingöl balının Avrupa Birliği tarafından tescillenmesi, ürüne yönelik ilgiyi de artırdı. Aydın Tüz, tescilin ardından balın satışlarının ve ürüne olan ilginin yükseldiğini belirtti. Tüz kardeşler, üretimde doğallıktan ödün vermediklerini vurgularken, yılda yalnızca bir kez bal aldıklarını ifade ediyor. Üretimlerinde karakovan ve petek bal gibi farklı yöntemleri de kullanan kardeşlerin temel hedefi ise doğal üretim anlayışını sürdürmek.

BABA MESLEĞİ ŞİMDİ DE ÇOCUKLARA KALDI

26 yıllık hikâyenin en dikkat çekici taraflarından biri ise mesleğin yeni kuşağa aktarılması. Aydın Tüz, arıcılığı babalarından öğrendiklerini, şimdi ise kendi çocuklarına öğretmeye başladıklarını belirtti. Tüz, oğlu Veysel’e arıcılığı öğrettiğini söyleyerek babasından kendisine kalan mesleği çocuklarına devretmeye hazırlandığını anlattı. Böylece Bingöl yaylalarında başlayan hikâye yalnızca iki kardeşin değil, birkaç kuşağın ortak hikâyesine dönüşüyor.

ONLARIN TAKVİMİNİ SAAT DEĞİL, ARILAR BELİRLİYOR

Şehir hayatında mevsimler çoğu insan için yalnızca hava sıcaklığındaki değişim anlamına geliyor. Tüz kardeşler içinse durum tamamen farklı. Kış geldiğinde güneye, baharda Bingöl’e, yazın ise yaylalara... Her yolculuk, arıların hayatta kalması ve doğal kaynaklara ulaşması için yapılıyor. 26 yıldır süren bu göç, bir meslekten çok daha fazlasını ortaya koyuyor: Ailelerinden uzak kalmayı, zorlu yolları, yaylalardaki yaşamı ve doğanın ritmine göre hareket etmeyi göze alan iki kardeşin, Bingöl balını yaşatmak için sürdürdüğü bitmeyen bir yolculuk.

Kaynak: HABER MERKEZİ