Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ağustos ayına ait inşaat ve hizmet üretim endekslerini açıkladı. İki endeks de bir yıl önceye göre yüzde 2,3 büyüdü. Aylık tarafta ise iki sektör farklı hızlarda ilerledi. İnşaat üretimi temmuza göre yüzde 4 sıçrarken hizmet üretimi yüzde 0,2 ile yerinde saydı.

Inşaat-4

Rakamlar ilk bakışta sıradan bir aylık veri gibi görünse de bu verinin önemi görünenden büyük. Ekonominin üretim tarafındaki yavaşlamanın nerede durduğunu ve hangi sektörlerin yüksek faiz ortamına rağmen ayakta kaldığını gösteriyor.

Bütçe açığı eylülde 532,2 milyar TL’ye yükseldi
Bütçe açığı eylülde 532,2 milyar TL’ye yükseldi
İçeriği Görüntüle

İNŞAATTA BEŞ AYLIK DÜŞÜŞ SERİSİ BİTTİ

Ağustos verisinin en dikkat çeken yanı inşaat üretiminin yıllık bazda yeniden artıya dönmesi. İş Bankası'nın ekim ayı ekonomi raporuna göre inşaat üretimi temmuzda yıllık yüzde 4,7 gerilemişti ve bu düşüş üst üste üçüncü aya yayılmıştı. Döviz.com'un aktarımına göre ise yıllık düşüş serisi beş aydır sürüyordu. Ağustostaki yüzde 2,3'lük artış bu seriyi sona erdirdi.

Yine de artışın kaynağına bakmak gerekiyor. Yıllık büyümeyi tek başına bina dışı yapıların inşaatı taşıdı. Bu kalem yüzde 21,8 arttı. Bina dışı yapılar yol ve köprü ile enerji ve altyapı projelerini kapsıyor. Yani toparlanma büyük ölçüde kamu ağırlıklı altyapı yatırımlarından geliyor.

Konutun ve ticari yapıların bulunduğu bina inşaatı ise yıllık yüzde 0,9 geriledi. Özel inşaat faaliyetleri yüzde 0,1 ile yerinde saydı. Bu tablo yüksek faizin konut tarafında hâlâ fren etkisi yaptığını gösteriyor. Nitekim aynı rapora göre ağustosta toplam konut satışları yıllık yüzde 14,7 düşüşle 127 bin 410 adede indi ve bu rakam 2019'dan bu yana en düşük ağustos satışı oldu.

Aylık tarafta ise tablo daha iyimser. Temmuza göre bina inşaatı yüzde 4,5 ve özel inşaat faaliyetleri yüzde 3,8 ile bina dışı yapılar yüzde 2,2 arttı. Üç alt sektörün birden yükselmesi yaz aylarındaki sezonluk hareketliliğin yanında bir dip oluşumuna da işaret ediyor olabilir.

HİZMETLERDE İKİ FARKLI HİKÂYE

Hizmet üretim endeksi yıllık yüzde 2,3 büyüdü ama alt sektörler arasındaki makas açıldı. Bilgi ve iletişim hizmetleri yüzde 9,9 ile diğer tüm kalemlerin çok önünde. Yazılım ve telekomünikasyon ile veri hizmetlerini kapsayan bu alan ekonomideki genel yavaşlamadan en az etkilenen sektör olarak öne çıkıyor.

Konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 2 ve ulaştırma ile depolama yüzde 1,8 arttı. İdari ve destek hizmetleri yüzde 1,2 ve mesleki ile bilimsel ve teknik hizmetler yüzde 1,1 büyüdü. Bu oranlar turizm sezonunun ortasında olmasına rağmen ılımlı kaldı.

Madalyonun diğer yüzünde gayrimenkul hizmetleri var. Bu kalem yıllık yüzde 7,5 küçüldü. Konut satışlarındaki düşüşle birlikte okunduğunda emlak tarafındaki durgunluğun hizmet üretimine de yansıdığı görülüyor.

Aylık bazda ise gayrimenkul hizmetleri ile idari ve destek hizmetleri yüzde 2,6 arttı. Bilgi ve iletişim yüzde 0,3 yükseldi. Ulaştırma ve depolama yüzde 0,4 ve konaklama ile yiyecek yüzde 0,7 ile mesleki hizmetler yüzde 0,9 geriledi. Hizmet endeksindeki yüzde 0,2'lik toplam aylık artış bu yüzden zayıf kaldı.

BÜYÜME İÇİN NE ANLAMA GELİYOR?

Ağustos verisi üçüncü çeyreğin ortasına denk geliyor. Türkiye ekonomisi ikinci çeyrekte yüzde 2,3 büyümüştü ve bu oran 2025'in son çeyreğindeki yüzde 3,5'in epey altındaydı. Hizmetler ve inşaat birlikte ekonominin büyük kısmını oluşturduğu için bu iki endeksin yüzde 2,3'lük artışı üçüncü çeyrek büyümesinin de benzer bir bantta kalabileceğine işaret ediyor.

Sanayi tarafı ise hâlâ zayıf. İSO imalat PMI eylülde 47,9 ile 30'uncu ay üst üste daralma bölgesinde kaldı. Bu durumda büyümeyi hizmetlerin ve altyapı yatırımlarının taşıdığı bir tablo ortaya çıkıyor. Orta Vadeli Program 2026 için yüzde 3,3 büyüme öngörüyor. Mevcut veriler bu hedefe ulaşmanın yılın son çeyreğinde daha güçlü bir performans gerektirdiğini gösteriyor.

PİYASAYA ETKİSİ NE OLUR?

Verinin piyasa açısından en önemli yanı 22 Ekim'deki Merkez Bankası toplantısına giden yolda ekonominin durumunu göstermesi. Politika faizi eylülde yüzde 37'de sabit bırakılmıştı. Merkez Bankası iç talebin zayıf olduğunu kabul ederken enerji fiyatlarından gelen yukarı yönlü riskleri de vurgulamıştı. Eylül enflasyonunun yüzde 29,73 ile 2021'den bu yana ilk kez yüzde 30'un altına inmesi faiz indirimi beklentilerini güçlendiriyor. İnşaat ve hizmet üretimindeki ılımlı artış ise ekonominin tamamen durmadığını gösteriyor. Bu da Merkez Bankası'na acele etmeden ilerleme alanı tanıyor.

Borsa tarafında veri sektör bazında farklı okunabilir. Bina dışı yapılardaki yüzde 21,8'lik artış çimento ve demir çelik ile altyapı müteahhitliği yapan şirketler için olumlu bir sinyal. Konut odaklı gayrimenkul yatırım ortaklıkları ve inşaat malzemesi perakendecileri için ise bina inşaatındaki yıllık gerileme ve gayrimenkul hizmetlerindeki yüzde 7,5'lik düşüş temkinli bir tablo çiziyor. Bilgi ve iletişimdeki yüzde 9,9'luk büyüme telekomünikasyon ve yazılım şirketlerinin faaliyet hacminin güçlü kaldığını gösteriyor.

Faiz indirimi döngüsü başlarsa en hızlı tepki vermesi beklenen sektör inşaat. Konut kredisi faizlerinin düşmesi bina inşaatını ve gayrimenkul hizmetlerini yeniden canlandırabilir. Ağustos verisi bu açıdan bir dönüm noktası olmasa da dibin görülmüş olabileceğine dair ilk işaretlerden biri olarak okunuyor.

ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE NE İZLENECEK?

Eylül verisi kasım ortasında açıklanacak ve inşaattaki toparlanmanın kalıcı olup olmadığını gösterecek. Bundan önce ise 22 Ekim'deki faiz kararı ve ekim sonunda gelecek konut satış rakamları takip edilecek. Üçüncü çeyrek büyüme verisi ise aralık başında açıklanacak ve ağustos rakamlarının işaret ettiği ılımlı tablonun doğrulanıp doğrulanmadığı o zaman netleşecek.

Kaynak: Haber Merkezi