Savaş nedeniyle zorunlu göç eden Lübnanlılar, ateşkesin ardından büyük umutlarla döndükleri memleketlerinde evlerinin harabeye döndüğünü gördü. Şehabiye beldesindeki manzara, bölgedeki fiziki tahribatın boyutlarını gözler önüne seriyor.

ABD-İran mutabakatının bölgeye getirdiği sessizlik, Lübnan’ın güneyinde yaşayan sivillerin evlerine dönmesi için bir kapı araladı. Ancak Sur kentine bağlı Şehabiye beldesine ulaşan aileleri büyük bir şok bekliyordu.

Aylardır süren çatışmaların ardından dönen bölge sakinleri, hayatlarını inşa ettikleri evlerinin yerinde sadece beton yığınları ve enkaz parçalarıyla karşılaştı. Şehabiye beldesindeki tablo, İsrail'in bölgedeki askeri operasyonlarının bıraktığı fiziksel tahribatı tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor.

Sadece konutlar değil; elektrik hatları, su sistemleri ve temel altyapı hizmetleri de büyük zarar görmüş durumda. Evlerini ayakta bulma umuduyla dönen siviller, şimdi kış şartlarında başlarını sokacak bir yer bulma ve temel ihtiyaçlarını karşılama mücadelesi veriyor.

Halkın evlerine dönüşüyle birlikte, bölgedeki en büyük tartışma konusu yıkılan mahallelerin nasıl yeniden inşa edileceği üzerine kurulu.

Mutabakat metninde geçen ekonomik kalkınma planlarının Lübnan’daki bu yıkıma ne kadar ve ne zaman yansıyacağı belirsizliğini koruyor. Dönüş yapan vatandaşlar, hem geçmişin hatıralarını hem de geleceklerini kaybetmenin verdiği derin bir yas içerisinde.

Güvenliğin tesis edilmesiyle birlikte bölgeye dönen Lübnanlılar, siyasi otoritelerden acil bir rehabilitasyon ve destek bekliyor.

Şehabiye'deki manzara, mutabakatın sadece askeri bir sessizlikten ibaret olmadığını, aynı zamanda binlerce insanın hayatını yeniden kurması gereken zorlu bir sürecin de başlangıcı olduğunu gösteriyor.

Yorumlar
Editör Hakkında