Rusya’nın başkenti Moskova’da vatandaşlar, sonbaharın renklerini Tsaritsıno Sarayı Müzesi ve Parkı’nda karşıladı. Ağaçlardan dökülen sarı, turuncu ve kızıl yapraklar, tarihi alanın çevresinde renkli manzaralar oluşturdu.
2. Katerina döneminde yapımına başlanan tarihi saray, mimarisi ve çevresindeki geniş park alanıyla ziyaretçilerin ilgisini çekti. Göletlerle çevrili yürüyüş yollarında vakit geçiren kent sakinleri, sonbaharın doğada oluşturduğu renk değişimini izledi.
Sonbahar renklerinin tarihi yapılar ve göletlerle buluştuğu Tsaritsıno Sarayı Müzesi ve Parkı, fotoğraf çekmek isteyenlerin de tercih ettiği noktalardan biri haline geldi.
Parkta vakit geçiren ziyaretçiler, sararan yapraklar ve kızıl tonlara bürünen ağaçlar arasında yürüyüş yaparak mevsimin atmosferinin tadını çıkardı.
Tarihi dokusu ve doğal güzellikleriyle öne çıkan alan, Moskova’da sonbahar manzaralarını görmek isteyenleri ağırladı.
Tsaritsıno Sarayı ve Parkı’nın tarihi, 1775 yılında Rus İmparatoriçesi II. Katerina’nın Moskova yakınlarındaki Çernaya Gryaz adlı araziyi satın almasıyla başladı. İmparatoriçenin yazlık ikametgâhı olarak tasarlanan sarayın inşası, mimar Vasili Bajenov’un projesiyle 1776’da başladı.
Ancak II. Katerina’nın tasarımı beğenmemesi üzerine 1786’da Bajenov görevden alındı ve çalışmaları öğrencisi Matvey Kazakov devraldı.
Saray kompleksi, 1796’da imparatoriçenin ölümüyle tamamlanamadan kaldı ve uzun yıllar bakımsızlık nedeniyle harabeye dönüştü.
Tarihi yapıların restorasyonu 1980’li yıllarda başladı, kapsamlı çalışmaların ardından saray ve park kompleksi 2007’de ziyaretçilere açıldı.
Günümüzde Tsaritsıno, 18. yüzyıl mimarisini, göletleri ve geniş peyzaj alanlarını bir araya getiren önemli bir müze ve park alanı olarak hizmet veriyor.