ŞİİRE ÇOCUK YAŞTA BAŞLADI

Selanik'te dünyaya gelen Nâzım Hikmet, edebiyat yolculuğuna henüz çocuk yaşlarda başladı. İlk şiirini 11 yaşında kaleme alan şair, eğitim hayatının ardından kısa süre askerlik yaptı ancak sağlık sorunları nedeniyle ordudan ayrıldı. Bu dönemde edebiyata yönelen Hikmet, şiirlerini dönemin önemli isimlerinden Yahya Kemal Beyatlı'na göstererek görüş aldı.

MİLLİ MÜCADELE'DEN MOSKOVA'YA UZANAN YOLCULUK

Milli Mücadele yıllarında Anadolu'ya geçen Nâzım Hikmet, bir süre öğretmenlik yaptıktan sonra eğitim için Moskova'ya gitti. Burada tanıştığı yeni edebi akımlar sayesinde Türk şiirinde önemli bir kırılma yaratarak serbest nazmın öncülerinden biri oldu.

1920'li yıllarda yayımlanan şiirleriyle dikkat çeken şair, özellikle 1929 yılında yayımlanan 835 Satır adlı eseriyle edebiyat çevrelerinde büyük yankı uyandırdı.

ŞİİRLERİ DÜNYAYA ULAŞTI

Toplumcu gerçekçi anlayışı benimseyen Nâzım Hikmet, yalnızca Türkiye'de değil dünyanın birçok ülkesinde tanınan bir şair haline geldi. Eserleri onlarca dile çevrildi, uluslararası barış hareketlerinde aktif rol aldı ve katıldığı konferanslarla geniş kitlelere ulaştı.

1951 yılında Türk vatandaşlığından çıkarılan şair, hayatının son yıllarını yurt dışında geçirdi.

MOSKOVA'DA HAYATA VEDA ETTİ

Nâzım Hikmet, 3 Haziran 1963 tarihinde Moskova'da kalp yetmezliği sonucu yaşamını yitirdi. Şair, Rusya'daki Novodeviçi Mezarlığı'na defnedildi. Aradan geçen yılların ardından 2009 yılında yeniden Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına kabul edildi.

YAŞAR KEMAL: "TÜRK DİLİ VAR OLDUKÇA NÂZIM HİKMET DE VAR OLACAKTIR"

Usta yazar Yaşar Kemal, kaleme aldığı "En Büyük Şairimiz" başlıklı yazısında Nâzım Hikmet'i "büyük halk ozanlarının son büyük halkası" olarak tanımlamıştı. Yaşar Kemal, şair için "Türk dili var oldukça Nâzım Hikmet de var olacaktır" değerlendirmesinde bulunurken, onun Türk edebiyatının gelişimindeki belirleyici rolüne dikkat çekmişti.

Yorumlar
Editör Hakkında