Fransa, ülke geneline yayılan protestoların ardından şiddet olayları ve büyük çaplı maddi hasarla karşı karşıya kaldı. Öğrencilerin eğitim koşullarına yönelik tepkileriyle başlayan, hayat pahalılığına karşı düzenlenen eylemler, çiftçilerin ve iklim aktivistlerinin de katılımıyla hükümet karşıtı kitlesel gösterilere dönüştü. Paris, Marsilya, Bordeaux, Limoges ve çok sayıda kentte güvenlik güçleriyle göstericiler arasında çatışmalar yaşandı. Mağazalar yağmalandı, araçlar ve kamu binaları ateşe verildi. Paris'te bir gösterici hayatını kaybederken, İçişleri Bakanı Laurent Nunez ülke genelinde 2 binden fazla kişinin gözaltına alındığını açıkladı.

FRANSA'DA PROTESTOLAR ŞİDDETE DÖNÜŞTÜ
Fransa'da yoksul banliyölerdeki liselerde öğretmen eksikliği ve bakımsız okul koşullarına tepki olarak başlayan öğrenci eylemleri, haftalar içinde ülke genelinde genişleyen bir protesto dalgasına dönüştü. Hayat pahalılığını protesto eden Sarı Yelekliler, akaryakıt fiyatlarına tepki gösteren çiftçiler ve iklim aktivistlerinin de eylemlere destek vermesiyle sokaklardaki gerilim arttı. Hayat pahalılığı ve kamu harcamalarına yönelik tepkilerin öne çıktığı gösterilerde, binlerce kişi sokaklara çıktı. Birçok kentte protestocular ile polis arasında çatışmalar yaşandı. Güvenlik güçleri kalabalıklara göz yaşartıcı gazla müdahale ederken olaylar gece boyunca devam etti. Gösteriler sırasında kamu binaları, iş yerleri ve güvenlik güçlerine ait araçlar hedef alındı. Bazı kentlerde yollar kapatıldı, kaldırım taşları söküldü, çöp konteynerleri ateşe verildi. Şiddet olaylarının ardından Fransa'nın birçok bölgesinde geride yanmış araçlar, kırılmış vitrinler ve hasar gören binalar kaldı.

LÜKS MAĞAZALAR VE İŞ YERLERİ YAĞMALANDI
Protestoların en ağır sonuçlarından biri, çok sayıda iş yerinin hedef alınması oldu. Paris'in yanı sıra Marsilya, Nice, Nantes, Bordeaux, Limoges, Lille, Toulouse ve Strasbourg'da süpermarketler, eczaneler, lüks mağazalar, kozmetik dükkanları ve elektronik eşya satan işletmeler yağmalandı. Kamu binalarının yanı sıra polis araçları ve ticari işletmeler de kundaklama olaylarından etkilendi. Eylemlerin yaşandığı bölgelerde yağmalanan iş yeri sayısının bin 500'e ulaştığı, toplam maddi hasarın ise yüz milyonlarca euroyu bulduğu bildirildi. Paris'te sabah saatlerinde sokakları gören bir Hollandalı turist, karşılaştığı manzarayı "savaş bölgesi"ne benzetti. Kentte biriken enkazın kaldırılması ve sokakların temizlenmesi için yaklaşık bin görevli seferber edildi. Paris Belediye Başkanı Emmanuel Grégoire da kent sakinlerine temizlik çalışmalarına destek verme çağrısında bulundu.

PARİS'TE 855 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI, 1 GÖSTERİCİ HAYATINI KAYBETTİ
Paris'teki olaylar, can kaybı ve gözaltı bilançosuyla Fgeldi. Paris Emniyet Müdürlüğü, başkentte 855 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Yetkililer, gözaltı sayısının kent açısından rekor düzeye ulaştığını belirtti. Paris Belediye Başkan Yardımcısı Lamia El Aaraje, yaşanan şiddetin kentte daha önce karşılaşmadıkları bir yoğunluğa ulaştığını söyledi. Polis kaynaklarından edinilen bilgilere göre, gösteriler sırasında fenalaşan bir kişi ilk yardım merkezine götürüldü. Ancak göstericinin merkezin önüne getirildiği sırada hayatını kaybettiği bildirildi. Paris Emniyet Müdürlüğü, ölüm nedeninin kalp ve solunum durması olduğunu açıkladı. Paris'te gözaltına alınan kişiler hakkında şiddet veya mala zarar verme amacı taşıyan gruplara katılma, silah ve patlayıcı madde bulundurma, yüzünü gizleme ve şiddet eylemlerine katılma gibi suçlamalar kapsamında işlem yapıldığı belirtildi.

143 YILLIK BELEDİYE BİNASI KUNDAKLANDI
Fransa'daki olayların en dikkat çeken adreslerinden biri Limoges oldu. Kentte 1883 yılından bu yana ayakta bulunan, 143 yıllık tarihi belediye binası kundaklandı. Maskeli grupların saldırısının ardından çıkan yangında binanın çatısı ve saat kulesi çöktü. Limoges Belediye Başkanı Guillaume Guerin, saldırının ardından yaptığı açıklamada, yerel polis gücünün birkaç yüz kişiden oluşan kalabalığı kontrol etmekte yetersiz kaldığını söyledi. Guerin, göstericilerin binanın camlarını kırdığını ve ana kapıyı yıkmak için koçbaşı kullandığını belirtti. Saldırının önceden organize edildiğine ilişkin değerlendirmesini dile getiren Guerin, "Dün belediye binasına yönelik saldırının arkasındaki lojistik, organizasyon ve önceden planlanmış olması benim için katlanılmaz." ifadelerini kullandı. Belediye binasını koruyacak yeterli sayıda ulusal polis bulunmadığını savunan Guerin, tepkisini şu sözlerle dile getirdi:
"Belediye binasını korumak için tek bir ulusal polis memurum bile yoktu. Bu ülke kötü durumda, hem de çok kötü durumda ve bunu size söyleyen küçük bir taşra belediye başkanı."

MARSİLYA'DA BELEDİYE BİNASINA GİRDİLER
Şiddet olayları Limoges ile sınırlı kalmadı. Marsilya'da çok sayıda gösterici, Eski Liman bölgesindeki belediye binasının giriş kapısını zorlayarak içeri girdi. "Devrim başladı, Bastille'i ele geçiriyoruz" sloganları atan grubun, giriş salonundaki eşyalara zarar verdiği bildirildi. Fransa Cumhuriyeti'nin simgelerinden Marianne'ın büstü devrilirken duvarlara çeşitli yazılar yazıldı. Bordeaux'da göstericiler Ticaret ve Sanayi Odası binasına girerken güvenlik güçleriyle protestocular arasında gerginlik yaşandı. Rennes'de ise ateşe verilen barikatlar nedeniyle bazı yollarda ulaşım aksadı. Gösteriler sırasında tarihi yapılar, kamu kurumları ve ticari işletmelerin zarar görmesi, ülke genelindeki güvenlik önlemlerini yeniden gündeme taşıdı.

MACRON: "CUMHURİYETTE ŞİDDETE YER YOKTUR"
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, olaylara ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Cumhuriyette şiddete yer yoktur." ifadesini kullandı. Gösteriler sırasında kamu binalarına, valiliklere ve dükkanlara saldıran kişilerin yargı önüne çıkarılacağını belirten Macron, suç işleyenlerin cezalandırılacağını duyurarak şu ifadeleri kullandı:
"Hepimiz bu gece öfkeliyiz. Sokaklarımızda yaşanan felaketleri gördükçe utanç da hissediyoruz. Yağma yapan ve devlet binalarına saldıran o insanlar suçlarının bedelini ödemelidir. Barışçıl protestocuları yağmacılarla asla karıştırmamalıyız, çünkü yakıt fiyatlarının çok yükseldiğini haklı olarak hisseden insanlar var."
Macron, kolluk kuvvetlerinin vatandaşların gösteri yapma hakkını güvence altına aldığını savundu. Güvenlik güçlerine desteğini vurgulayan Macron, Fransız kurumlarına saldıran ve taleplerini barışçıl şekilde dile getirmek isteyen kişilerin önüne geçen gruplara karşı duracaklarını ifade etti. Başkentte güvenlik önlemleri de artırıldı. Paris Emniyet Müdürlüğü, Elysee Sarayı, Başbakanlık binası ve Champs-Elysees gibi önemli noktalarda gösteri yapılmasını yasakladı. Buna rağmen ünlü Champs-Elysees Caddesi'ndeki mağazaların vitrinleri koruyucu panolarla kapatıldı ve cadde boyunca güvenlik güçleri konuşlandırıldı.

BAŞBAKAN LECORNU: "GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN BİR NOKTAYA GELİNDİ"
Fransa Başbakanı Sebastien Lecornu, yaşanan şiddet olaylarını kınadı. Solcu Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) Partisi'ne de tepki gösteren Lecornu, siyasi aktörlerin güvenlik güçleri ile şiddet olaylarına karışanlar arasında tercih yapması gerektiğini savundu. Lecornu, "Ya cumhuriyetin ve dolayısıyla kamu düzenini sağlayan, insanları ve malları koruyan, yasaları uygulayan emniyet güçlerinin yanındasınız ya da kırıp dökenlerin yanındasınız." ifadelerini kullandı. Ülkedeki gelişmelerin kritik bir aşamaya ulaştığını belirten Lecornu, Fransa'nın "geri dönüşü olmayan bir noktaya gelindiğini" söyledi. Başbakan ayrıca, kamuya ait kaynakların şiddet olayları nedeniyle oluşan hasarı karşılamak yerine kamu hizmetlerini finanse etmesi gerektiğini vurguladı. Ortalığı kırıp dökenlerin verdikleri zararı ödemesini öngören yasa tasarısına ilişkin parlamento görüşmelerini sürdürme kararlılığında olduğunu bildirdi.

İÇİŞLERİ BAKANI NUNEZ SON BİLANÇOYU AÇIKLADI
İçişleri Bakanı Laurent Nunez, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada gösteriler sırasında gözaltına alınanların sayısının 2 bini aştığını duyurdu. Nunez, olaylarda 600'den fazla polis, jandarma ve itfaiyecinin yaralandığını açıkladı. Bakan, yaralı sayısının henüz kesinleşmediğini de belirtti. Protesto hakkı ile şiddet eylemleri arasında ayrım yapan Nunez, "Protesto düzenlemek, temel bir hak, şiddetli ve örgütlü şekilde düzensizlik saçmak değil." dedi. Kamu kurumlarına ve güvenlik güçlerine saldırılmasının, kamu binalarına zarar verilmesinin ve iş yerlerinin yağmalanmasının hiçbir gerekçeyle haklı gösterilemeyeceğini belirten Nunez, olaylara müdahale eden polis, jandarma ve itfaiye ekiplerine destek verdi. Bakan Nunez, öğle saatlerinden itibaren kamu binalarını hedef alan ve güvenlik güçleriyle çatışmaya giren aşırı sol gruplara mensup binlerce kişinin şiddet olaylarına karıştığını öne sürdü. Ardından Paris, Marsilya, Lyon, Bordeaux, Rennes, Strasbourg, Grenoble, Nice ve Limoges gibi kentlerde iş yerlerini yağmalayan kişilerin de olaylara katıldığını savundu. Nunez, şiddet olaylarına karışanların belirlenmesi ve adalet önüne çıkarılması amacıyla soruşturmaların sürdüğünü bildirdi. Çok sayıda işletmenin ciddi zarar gördüğünü vurgulayan bakan, "Cumhuriyet, düzensizliği ve şiddeti dayatmaya çalışanlara karşı hiçbir taviz vermeyecek." ifadelerini kullandı.

GÖSTERİLERE KAÇ KİŞİ KATILDI?
Fransa'daki protestolara katılanların sayısı konusunda da farklı rakamlar açıklandı. Resmi kaynaklar eylemlere 550 bin kişinin katıldığını bildirirken, CGT sendikası katılımcı sayısının 800 bine ulaştığını ileri sürdü. Ülke genelinde 2 binden fazla kişinin gözaltına alınması, 600'den fazla güvenlik görevlisinin yaralanması, çok sayıda iş yerinin yağmalanması ve tarihi kamu binalarının zarar görmesi, protestoların boyutunu ortaya koydu. Fransız makamları, şiddet olaylarına karışan kişilerin tespit edilmesi için soruşturmaların devam ettiğini bildirirken, hükümet yetkilileri kamu düzeninin yeniden sağlanacağını ve sorumluların yargı önünde hesap vereceğini açıkladı.




