Fransa'da hayat pahalılığı ve yüksek akaryakıt fiyatlarına karşı düzenlenen Sarı Yelekliler protestolarının ekonomik bilançosu ortaya çıktı. Fransız düşünce kuruluşu Kamu Yönetimleri ve Politikaları Araştırma Vakfı (IFRAP), 17-18 Ekim tarihlerinde yaşanan şiddet, yağma ve kundaklama olaylarının ülke ekonomisine yaklaşık 1,1 milyar avroya mal olduğunu açıkladı. Ülke genelinde binlerce işletmenin zarar gördüğü olayların ardından hükümetin gündeme getirdiği yeni yasa tasarısı, gösteri özgürlüğüne yönelik tartışmaları da beraberinde getirdi.
PROTESTOLARIN EKONOMİK BİLANÇOSU AĞIRLAŞIYOR
IFRAP'ın hesaplamalarına göre, gösteriler nedeniyle oluşan toplam ekonomik kaybın 910 milyon avrosu doğrudan maddi hasarlardan, 190 milyon avrosu ise işletmelerin faaliyetlerini durdurması veya azaltması sonucu yaşanan gelir kayıplarından kaynaklandı.
Özellikle ticari işletmelerin hedef alındığı protestolarda kamu binaları da zarar gördü. Limoges kentinde ateşe verilen belediye binası, olayların kamuya yönelik hasarının dikkat çeken örneklerinden biri oldu.
Fransa genelinde 2 bin 500'den fazla iş yerinin zarar gördüğü belirtilirken, yalnızca 17 Ekim'deki olaylarda 1161 mağazanın yağma ve kundaklama nedeniyle ağır hasar aldığı kaydedildi.
Sigorta şirketlerinin toplam maliyetin yaklaşık 800 milyon avrosunu karşılaması bekleniyor. Geriye kalan 300 milyon avroluk zararın ise yerel yönetimler, işletme sahipleri ve vatandaşlar tarafından üstlenileceği tahmin ediliyor.
Sigorta sektörü temsilcileri, protestoların maliyetinin 2023 yılında polis kurşunuyla yaşamını yitiren 17 yaşındaki Nahel Merzouk'un ölümünün ardından 11 gece süren toplumsal olayların ekonomik bilançosunu aşabileceğini öngörüyor.

GÖSTERİCİLERE 10 BİN AVROYA KADAR TAZMİNAT YÜKÜMLÜLÜĞÜ
Protestoların yol açtığı zararlar Fransa'nın siyaset gündeminde de tartışmalara neden oldu. Hükümetin hazırladığı yasa tasarısı, gösteriler sırasında meydana gelen hasarların belirli koşullarda protestoculara ödetilmesini öngörüyor.
Düzenlemeye göre, şiddet ve yağma olaylarının yaşandığı gösterilere bilerek katılan kişiler, doğrudan gerçekleştirmedikleri eylemler nedeniyle de mali sorumlulukla karşı karşıya kalabilecek.
Tasarı kapsamında göstericilere 10 bin avroya kadar tazminat yükümlülüğü getirilmesi planlanıyor. Ayrıca belirli koşullarda sosyal yardımların kesilmesi ve ebeveynlerin çocuklarının eylemlerinden sorumlu tutulması da düzenlemenin tartışmalı hükümleri arasında bulunuyor.
İNSAN HAKLARI ÖRGÜTLERİNDEN HÜKÜMETE TEPKİ
Fransa'daki gelişmeler dünya kamuoyunda gösteri özgürlüğü ve bireysel sorumluluk ilkeleri açısından tartışılırken, Uluslararası Af Örgütü Fransa Ofisi yasa tasarısının geri çekilmesi çağrısında bulundu.
Kuruluş, göstericilerin doğrudan sorumlu olmadıkları şiddet olayları nedeniyle cezalandırılmasının barışçıl toplanma hakkı üzerinde caydırıcı etki oluşturabileceğini belirtti.
Açıklamada, uluslararası hukuk çerçevesinde bireylerin yalnızca kendi davranışlarından sorumlu tutulabileceği vurgulanırken, sosyal yardımların kesilmesini öngören hükümlerin ekonomik açıdan dezavantajlı aileleri daha da zor durumda bırakabileceğine dikkat çekildi.
Uluslararası Af Örgütü Fransa Ofisi Eylem Birimi Müdürü Nathalie Godard, düzenlemenin ifade özgürlüğü ve barışçıl gösteri hakkını kullanan kişileri sokaktan uzaklaştırma riski taşıdığını ifade etti.
Godard, başkalarının gerçekleştirdiği eylemler nedeniyle protestoculara mali sorumluluk yüklenmesinin keyfi uygulamalara zemin hazırlayabileceğini ve Fransa'nın uluslararası yükümlülükleriyle çelişebileceğini savundu.

SENDİKALAR VE HAK ÖRGÜTLERİNDEN ORTAK BİLDİRİ
Fransa İnsan Hakları Birliği (LDH) Başkanı Nathalie Tehio ve çeşitli sendika temsilcileri de yasa tasarısına karşı ortak bir bildiri yayımladı.
23 Ekim'de Le Monde gazetesinde yayımlanan bildiride, özellikle lise öğrencilerinin katıldığı protestolarda güvenlik güçlerinin sert müdahalelerine ilişkin görüntülerin arttığı belirtildi.
Gösteriler sırasında yaşanan olaylarla bağlantılı olarak polisler hakkında en az 36 soruşturma başlatıldığı aktarılan bildiride, düzenlemenin gösteri özgürlüğünü ciddi biçimde sınırlandıracağı ve hukukun üstünlüğü açısından gerilemeye neden olacağı savunuldu.
İmzacılar, hükümete tasarıdan vazgeçme çağrısında bulunarak protesto hakkının korunması gerektiğini vurguladı.
TARTIŞMALI YASA TASARISI ULUSAL MECLİSE TAŞINIYOR
Fransa'da gündem yaratan düzenleme, Parlamentonun üst kanadı olan Senatoda kabul edildi. Tasarının bundan sonraki aşamada Ulusal Mecliste ele alınması bekleniyor.
Fransız yasama sistemine göre düzenlemenin kanunlaşabilmesi için Senato ve Ulusal Meclisin aynı metin üzerinde uzlaşması gerekiyor.
Sarı Yelekliler'in 17 Ekim'de hayat pahalılığı ve akaryakıt fiyatlarına karşı başlattığı, 18 ve 24 Ekim'de devam ettirdiği protestolar, ülkede ekonomik sorunların yanı sıra gösteri özgürlüğü ve kamu güvenliği arasındaki dengeyi de yeniden tartışmaya açtı.




