Geleneksel sanatların çağdaş yorumlarla yeniden ele alınması, sanat dünyasında farklı üretim biçimlerine alan açmaya devam ediyor. Sanatın kültürel mirasını yenilikçi yaklaşımlarla buluşturmayı hedefleyen UYA Sanat Galerisi, 7 Kasım 2026'da sanatseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Galerinin ilk sergisi, sanatçı Muhammet Mağ'ın hat sanatını çağdaş bir bakış açısıyla yorumladığı “hattızar” olacak.

TÜRKİNFORM'a özel açıklamalarda bulunan UYA Sanat Galerisi Kurucusu Ali Aksakal, galerinin kuruluş amacından sanat eserlerinin yatırım değerine, yapay zekânın sanat üzerindeki etkilerinden açılış sergisinin ayrıntılarına kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.

GELENEKSEL SANAT İLE MODERN ANLAYIŞ BİR ARAYA GELİYOR

UYA Sanat Galerisi'nin kuruluş felsefesini anlatan Ali Aksakal, geleneksel sanat anlayışını yalnızca geçmişten gelen ve korunması gereken bir miras olarak değerlendirmediklerini belirtti.

Gelenek ile modern sanat arasında yeni bir etkileşim alanı oluşturmayı hedeflediklerini ifade eden Aksakal, sanatçılara özgür bir üretim ortamı sunarken izleyicilerin de eserlerle daha güçlü bir ilişki kurmasını amaçladıklarını söyledi.

Aksakal, galerinin sanat anlayışını şu sözlerle açıkladı:

“UYA Sanat Galerisi; görünür ile görünmeyen, gelenek ile modern arasında duran ince ‘zarı’ aralamayı amaçlayan çağdaş bir sanat mekânıdır. Geleneği korunacak bir kalıp değil, geleceğe taşınacak canlı bir değer olarak görüyoruz.”

Galerinin yalnızca sanat eserlerinin sergilendiği bir alan olmasını istemediklerini belirten Aksakal, izleyicinin sanatla kurduğu ilişkinin de dönüşmesini hedeflediklerini vurguladı.

Sanatseverlerin eserleri yalnızca gözlemleyen kişiler olmaktan çıkarak onları hisseden, deneyimleyen ve kendi düşünceleriyle tamamlayan aktif katılımcılar haline gelmesini önemsediklerini ifade etti.

Aksakal, galerinin sanat dünyasına katkısının köklü sanatsal birikim ile yenilikçi anlatım biçimlerini bir araya getiren sürdürülebilir bir üretim ortamı oluşturmak olduğunu söyledi.

Hat Sanatına Çağdaş Yorum! İlk Sergi 7 Kasım'da

HAT SANATI NEDİR?

UYA Sanat Galerisi'nin ilk sergisinin merkezinde yer alan hat sanatı, İslam kültüründe yüzyıllar boyunca gelişen geleneksel güzel yazı sanatıdır.

Arap harflerinin belirli estetik kurallar, ölçüler ve oranlar çerçevesinde yazılmasına dayanan bu sanat, “hüsn-i hat” olarak da adlandırılıyor.

Hat sanatı yalnızca harfleri güzel yazmaktan ibaret değil. Harflerin biçimi, birbirleriyle uyumu, yazının kompozisyonu ve boşlukların dengesi de sanatın temel unsurlarını oluşturuyor.

Özellikle Osmanlı döneminde büyük gelişim gösteren hat sanatı; camilerde, el yazması eserlerde, kitabelerde ve mimari süslemelerde önemli bir yer edindi. Günümüzde ise geleneksel yöntemlerin yanı sıra çağdaş sanat yaklaşımlarıyla yeniden yorumlanarak varlığını sürdürüyor.

HAT VE TEZHİP SANATI ARASINDAKİ FARK NEDİR?

Geleneksel Türk sanatları arasında önemli bir yere sahip olan hat ve tezhip, sıklıkla birlikte kullanılsa da birbirinden farklı iki sanat dalı olarak öne çıkıyor.

Hat sanatı, harflerin estetik ölçülere uygun biçimde yazılmasına dayanırken tezhip sanatı, yazıların ve el yazması eserlerin altın, boya ve çeşitli motiflerle süslenmesini kapsıyor.

Tezhip kelimesi, altınla süsleme anlamını taşıyor. Bu sanat dalında özellikle bitkisel motifler, geometrik desenler ve ince süsleme teknikleri kullanılıyor.

Hat sanatında yazının kendisi sanatsal bir kompozisyon oluştururken tezhipte bu kompozisyonun çevresi çeşitli bezemelerle zenginleştirilebiliyor.

İki sanat dalı, özellikle tarihî el yazmalarında ve hat levhalarında birbirini tamamlayan önemli unsurlar arasında bulunuyor.

Hat Sanatına Çağdaş Yorum! İlk Sergi 7 Kasım'daaa

SANAT ESERİNİN YATIRIM DEĞERİNİ NE BELİRLİYOR?

Sanat eserlerinin ekonomik değerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ali Aksakal, bir eserin yatırım açısından taşıdığı değerin yalnızca satış fiyatıyla ölçülemeyeceğine dikkat çekti.

Sanatçının kendine özgü bir anlatım dili geliştirmesi, üretimlerini istikrarlı biçimde sürdürmesi ve sanat dünyasında oluşturduğu birikimin eserlerin değerini etkileyen temel unsurlar arasında bulunduğunu belirtti.

Bunun yanında eserin özgünlüğü, nadirliği, fiziksel durumu ve belgelenmiş geçmişi de değerlendirme sürecinde önem taşıyor.

Aksakal, sanatçının sergi geçmişi ve kurumsal görünürlüğünün de eserlerin yatırım değerini destekleyen unsurlar arasında bulunduğunu ifade etti.

Ancak sanatın yalnızca finansal beklentiler üzerinden değerlendirilmesinin doğru olmadığını savunan Aksakal, şu ifadeleri kullandı:

“Bir eserin yatırım değeri öncelikle sanatsal niteliğinden ve sanatçının özgün dilinden doğar.”

Sanat eserlerinin uzun vadede yalnızca ekonomik değil, kültürel ve düşünsel bir değer de taşıdığını belirten Aksakal, sanatla kurulan ilişkinin maddi getirinin ötesinde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Hat Sanatına Çağdaş Yorum! İlk Sergi 7 Kasım'daa

YAPAY ZEKÂ SANATÇILARIN YERİNİ ALACAK MI?

Sanat dünyasında yapay zekâ ve dijital teknolojilerin kullanımının giderek yaygınlaşması, sanatçıların üretim süreçlerinin geleceğine ilişkin tartışmaları da beraberinde getiriyor.

Yapay zekâ destekli görsel üretim araçları, dijital sergiler ve çevrim içi sanat platformları, hem eserlerin oluşturulma biçimini hem de izleyiciye ulaşma yöntemlerini değiştiriyor.

Konuya ilişkin görüşlerini paylaşan UYA Sanat Galerisi Kurucusu Ali Aksakal, teknolojik gelişmeleri sanatçılar açısından yeni bir imkân olarak değerlendirdi.

Aksakal, “Yapay zekâ ve dijital teknolojiler, sanatçıların düşünme ve üretme imkânlarını genişleten yeni araçlardır; sanatçının yerine geçmekten çok onun ifade alanını büyütür” dedi.

Teknolojinin sanat üretiminde yeni anlatım biçimlerinin gelişmesine yardımcı olabileceğini belirten Aksakal, bu araçların sanatçının yaratıcılığını destekleyici bir rol üstlenebileceğini ifade etti.

DİJİTAL SERGİLER GALERİLERİN GELECEĞİNİ DEĞİŞTİRECEK Mİ?

Sanat ile teknolojinin birleşmesinin yalnızca sanatçıların üretim biçimlerini değil, galerilerin işleyişini de etkilemesi bekleniyor.

Ali Aksakal, dijital sergilerin, çevrim içi arşivlerin ve yeni iletişim modellerinin sanat eserlerinin daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlayabileceğini belirtti.

Fiziksel olarak bir galeriyi ziyaret etme imkânı bulunmayan kişilerin dijital platformlar aracılığıyla farklı sanatçılarla ve eserlerle tanışabilmesi, sanatın erişilebilirliği açısından yeni fırsatlar oluşturuyor.

Ancak Aksakal'a göre dijitalleşme, galerilerin fiziksel ve düşünsel işlevini tamamen ortadan kaldıracak bir gelişme olarak değerlendirilmemeli.

Sanat eserinin izleyici üzerinde oluşturduğu fiziksel etki, küratöryel yaklaşım ve sanatçıyla kurulan insani bağın önemini koruyacağını vurgulayan Aksakal, teknolojinin bu unsurları destekleyen bir araç olarak kullanılabileceğini ifade etti.

Galerilerin geleceğinde dijital imkânlarla fiziksel sanat deneyiminin birlikte var olabileceğine dikkat çekti.

İLK SERGİ 7 KASIM'DA SANATSEVERLERLE BULUŞACAK

UYA Sanat Galerisi'nin açılış programına ilişkin de bilgi veren Ali Aksakal, galerinin ilk sergisinin 7 Kasım'da sanatçı Muhammet Mağ'ın “hattızar” adlı sergisiyle gerçekleştirileceğini açıkladı.

Hat sanatının köklü geçmişinden beslenen sergi, geleneksel sanatın çağdaş bir yorumla yeniden ele alınmasına odaklanıyor.

Aksakal, serginin çizgi, ritim ve boşluk kavramları üzerinden yeni bir görsel anlatım dili oluşturduğunu belirtti.

Geleneksel hat sanatının estetik birikimini modern sanat anlayışıyla bir araya getiren “hattızar”, UYA Sanat Galerisi'nin kuruluş felsefesini yansıtan ilk sergi olma özelliği taşıyacak.

HAT SANATI NASIL YAPILIR?

Geleneksel hat sanatında kullanılan temel malzemeler arasında kamış kalem, özel mürekkep ve yazıya uygun hazırlanmış kâğıt bulunuyor. Hat sanatının uygulanması, sabır, el becerisi ve uzun süreli çalışma gerektiriyor.

Hattat olarak adlandırılan sanatçılar, yazacakları harflerin biçimini ve ölçülerini belirledikten sonra kompozisyonlarını oluşturuyor.

Sevdam Karadeniz oyuncuları kimler? Konusu ne, nerede çekiliyor?
Sevdam Karadeniz oyuncuları kimler? Konusu ne, nerede çekiliyor?
İçeriği Görüntüle

Kalemin ucunun kesiliş biçimi, yazı sırasında uygulanan açı ve harflerin birbirleriyle kurduğu oran, ortaya çıkan eserin görünümünü doğrudan etkiliyor.

Hat sanatında harflerin ölçülerini belirlemek amacıyla geleneksel olarak nokta sistemi kullanılıyor. Bu sistem sayesinde harflerin yüksekliği, genişliği ve aralarındaki mesafe belirli bir estetik düzen içerisinde oluşturuluyor.

Sülüs, nesih, talik ve divani gibi farklı yazı türleri ise kendilerine özgü biçimsel özellikleriyle hat sanatının zenginliğini ortaya koyuyor.

Geleneksel yöntemlerle oluşturulan bu eserlerde çizgi, ritim ve boşluk önemli bir yere sahip olurken çağdaş sanatçılar da bu unsurları farklı tekniklerle yeniden yorumlayabiliyor.

ÜNLÜ HATTATLAR KİMLERDİR?

Hat sanatının yüzyıllar boyunca gelişmesinde birçok önemli hattatın etkisi bulunuyor.

Osmanlı hat sanatının öncü isimlerinden Şeyh Hamdullah, geliştirdiği yazı üslubuyla bu sanatın tarihinde önemli bir dönüm noktası oluşturdu.

17. yüzyılda yaşayan Hafız Osman, hat sanatına kazandırdığı estetik anlayış ve kendine özgü yazı biçimiyle öne çıktı.

Osmanlı döneminin önemli hattatlarından Mustafa Râkım ise özellikle büyük boyutlu yazılarda ve celî sülüs alanındaki çalışmalarıyla tanındı.

Ahmed Karahisârî, Kazasker Mustafa İzzet Efendi ve Sâmi Efendi de Türk hat sanatının gelişmesine katkı sağlayan önemli isimler arasında yer alıyor.

Geçmişten günümüze aktarılan bu birikim, çağdaş sanatçıların geleneksel hat sanatını farklı teknikler ve yorumlarla yeniden ele almalarına zemin hazırlıyor.

UYA Sanat Galerisi'nin ilk sergisi olan “hattızar” da bu tarihsel birikimi çağdaş bir görsel dille buluşturmayı hedefliyor.

SANATSEVERLERE AÇILIŞ DAVETİ

Galerinin kuruluşunda sanatçılar için özgür bir üretim alanı oluşturmayı ve izleyicilerin sanatla daha güçlü ilişkiler kurmasını hedeflediklerini belirten Ali Aksakal, açılış sergisinin bu yaklaşımın ilk adımı olacağını ifade etti.

Sanatın yalnızca belirli bir izleyici kitlesine değil, farklı deneyimlere ve bakış açılarına sahip insanlara ulaşmasının önemini vurgulayan Aksakal, “Sanatı yakından hissetmek ve bu başlangıca tanıklık etmek isteyen herkesi UYA’ya davet ediyoruz” dedi.

UYA Sanat Galerisi, 7 Kasım'da açılacak “hattızar” sergisiyle geleneksel sanat birikimini çağdaş anlatım biçimleriyle buluşturmayı ve sanatçı ile izleyici arasında yeni karşılaşmalara alan açmayı amaçlıyor.

ALİ AKSAKAL KİMDİR?

Ali Aksakal, bankacılık, finansal teknolojiler, proje yönetimi ve iş geliştirme alanlarında yaklaşık 20 yıllık deneyime sahip bir yöneticidir. Atatürk Üniversitesi İktisat Bölümü'nden mezun olan Aksakal, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi'nde MBA, Marmara Üniversitesi İslam Ekonomisi ve Finansı Enstitüsü'nde ise İslami Sigortacılık alanında yüksek lisans eğitimini tamamladı.

Profesyonel kariyerine 2006 yılında Ziraat Bankası'nda başlayan Aksakal, Türkiye Finans Katılım Bankası'nda süreç geliştirme ve proje yönetimi alanlarında görev aldı. Ziraat Katılım Bankası'nın kuruluş çalışmalarında yer alan Aksakal, PTT Teknoloji'de İş Geliştirme Müdürü olarak dijital dönüşüm, mobilite ve yenilikçi teknoloji projelerini yönetti.

Finans ve sigorta sektörlerinde risk yönetimi, uyum ve iç sistemler alanlarında üst düzey sorumluluklar üstlenen Aksakal, yaklaşık 20 yıllık profesyonel birikimini sanat dünyasına da taşıdı.

Çağdaş hat sanatına ve kültür-sanat projelerine duyduğu ilgiyi UYA Sanat Galerisi çatısı altında sürdüren Ali Aksakal, geleneksel sanat mirasını çağdaş yaklaşımlarla buluşturmayı ve sanatın daha geniş kitlelere ulaşmasını hedefliyor.

Muhabir: Sude Coşgun