Doğal yollarla oluşmuş ve milyonlarca yıllık bir geçmişe sahip olan himalaya tuzu, rafine edilmemiş yapısıyla bilinir. Sofra tuzuna alternatif olarak sunulan bu özel tuz, özellikle sodyum klorürün yanı sıra bünyesinde barındırdığı 80'den fazla mineral ile ön plana çıkar. Hem sağlık hem de dekoratif amaçlarla kullanılan bu maden, günümüzde dünya genelinde büyük bir popülariteye sahiptir.
HİMALAYA TUZUNUN FAYDALARI NELERDİR?
Himalaya tuzunun en bilinen özelliği, vücudun mineral dengesini desteklemesidir. İçeriğindeki demir oksit sayesinde pembe rengini alan bu tuzun başlıca faydaları şunlardır:
Vücuttaki pH seviyesini dengelemeye yardımcı olur. Kas kramplarının önlenmesine katkı sağlar. Solunum yolu rahatsızlıklarında destekleyici olarak kullanılır. Uyku kalitesini artırdığı ve stresi azalttığı düşünülmektedir. Vücuttaki su oranının düzenlenmesine yardımcı olur.
HİMALAYA TUZU NASIL KULLANILIR?
Bu doğal tuzun kullanım alanı oldukça geniştir. Mutfaklarda yemeklere lezzet katmak için tercih edilmesinin yanı sıra, banyo tuzu olarak da cildi arındırmak amacıyla kullanılır. Ayrıca, himalaya tuzu lambaları hava kalitesini iyileştirmek ve ortamdaki nemi dengelemek için ev dekorasyonunda sıkça yer alır. Kristal yapısı sayesinde öğütücülerde taze olarak çekilerek tüketilmesi önerilir. Cilt maskelerinde ve peeling uygulamalarında da ölü hücreleri temizlemek amacıyla sıkça tercih edilmektedir.
HİMALAYA TUZU ZARARLI MIDIR?
Her ne kadar faydalı olsa da aşırı tüketim ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Himalaya tuzu da temelde bir sodyum kaynağı olduğu için yüksek tansiyon hastalarının kullanımında dikkatli olması gerekir. Sofra tuzuna göre daha az işlenmiş olsa da sodyum içeriği bakımından benzer riskler taşır. Günlük tuz tüketim miktarını aşmamak ve güvenilir kaynaklardan elde edilen ürünleri tercih etmek sağlığınızı korumanız açısından kritik önem taşır. Özellikle böbrek rahatsızlığı olan kişilerin uzman bir doktora danışarak tüketmesi tavsiye edilir.





