Kurye Hakları Derneği’nin yayımladığı “Moto Kurye Ölümleri Raporu – 2025”, Türkiye’de hızla büyüyen moto kurye sektörünün görünmeyen yüzünü bir kez daha gündeme taşıdı. Rapora göre 2025 yılı boyunca en az 44 moto kurye, sipariş yetiştirmeye çalışırken yaşanan iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Resmî bir veri tabanının bulunmaması nedeniyle bu sayının “asgari” olduğu özellikle vurgulandı.
Dernek; sendikaların kayıtları, medya taramaları ve saha çalışmalarıyla derlenen verilerin, gerçek tabloyu tam olarak yansıtamayabileceğine dikkat çekerek, kayıpların açıklanan rakamların üzerinde olabileceğini ifade etti.
ÖLENLERİN YÜZDE 61’İ GENÇ, 4’Ü ÇOCUK
Rapora göre hayatını kaybeden moto kuryelerin büyük çoğunluğu gençlerden oluşuyor. Ölümlerin yüzde 61’i, 18–28 yaş aralığındaki 27 gence ait. En çarpıcı detay ise çocuk işçiliği gerçeği oldu. 2025 yılında 18 yaş altındaki 4 çocuk kurye, çalışırken yaşamını yitirdi.
Kurye Hakları Derneği, bu verilerin sektördeki denetimsizliğin ve yaş sınırlarına uyulmamasının kronik bir sorun haline geldiğini ortaya koyduğunu belirtti.
İSTANBUL İLK SIRADA, İZMİR’DE DİKKAT ÇEKEN ARTIŞ
İllere göre dağılımda İstanbul, 13 ölümle ilk sırada yer aldı. İzmir ise 7 ölümle ikinci sıraya yükseldi. Raporda, İzmir’deki artışa özellikle dikkat çekilerek, riskin yalnızca İstanbul gibi büyük metropollerle sınırlı olmadığı vurgulandı.
2025 yılı boyunca toplam 18 farklı ilde moto kurye ölümü tespit edildi. Bu durum, sektörün ülke geneline yayılan bir iş güvenliği krizine dönüştüğünü gözler önüne serdi.
Raporda ölümler, çalışma biçimlerine göre de incelendi. Hayatını kaybeden kuryelerin yaklaşık yarısının büyük dijital platformlarda, diğer yarısının ise restoranlar ve yerel işletmelerde çalıştığı belirlendi.
Platform bazında ölümlerin Yemeksepeti, Trendyol, Fiyuu, Vigo ve Paket Taksi/Migros gibi şirketlerde yoğunlaştığı ifade edildi. Dernek, bu tabloya bakıldığında sorunun yalnızca belirli bir iş modelinden değil, sektörün tamamındaki yapısal baskılardan kaynaklandığını vurguladı.
Raporda yer alan ölümlerin nedenleri arasında;
Alkollü sürücü çarpması,
Ani kapı açılması,
Arkadan çarpma,
Trafik ihlalleri gibi olaylar sıralandı. Ancak Kurye Hakları Derneği, bu ölümlerin “kaza” olarak nitelendirilemeyeceğini özellikle belirtti. Uzun çalışma saatleri, paket başı ödeme sistemi, hız baskısı, güvencesiz istihdam ve yetersiz koruyucu ekipman kullanımının bu ölümleri kaçınılmaz hale getirdiği ifade edildi.
MESLEK HASTALIKLARI DA GÖRMEZDEN GELİNİYOR
2025 raporunda ilk kez moto kuryelerin meslek hastalıkları da ayrıntılı şekilde ele alındı. Sürekli titreşime maruz kalma, ağır yük taşıma, egzoz dumanı, yağmur ve aşırı sıcak gibi olumsuz hava koşullarının;
Bel ve boyun fıtığı,
solunum yolu hastalıkları,
kronik kas ve eklem ağrıları gibi sağlık sorunlarına yol açtığı vurgulandı.
Özellikle “esnaf kurye” modeliyle çalışanların Bağ-Kur statüsünde olmaları nedeniyle meslek hastalığı tanısı almakta ve hak talep etmekte ciddi engellerle karşılaştıkları kaydedildi.
“RESMİ VERİ ŞART, ŞEFFAFLIK ZORUNLU”
Kurye Hakları Derneği, raporun sonuç bölümünde yetkili kurumlara açık çağrıda bulundu. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile TÜİK’ten, Türkiye’deki toplam moto kurye sayısının ve çalışma statülerinin (4/a işçi, platform çalışanı, esnaf kurye) kamuoyuyla paylaşılması istendi.
Dernek ayrıca;
moto kuryeliğin “çok tehlikeli meslekler” sınıfına alınmasını,
çocuk işçiliğine karşı etkin ve düzenli denetimler yapılmasını,
platform şirketlerinin kurye sayıları ile kaza ve ölüm verilerini şeffaf biçimde açıklamasını talep etti.
Raporda, resmi ve düzenli veri paylaşımı olmadan alınacak her önlemin eksik kalacağı vurgulanırken, yaşanan ölümlerin durdurulabilmesi için kamunun ve özel sektörün sorumluluk almaktan kaçmaması gerektiğinin altı çizildi.





