Alıcıların nakit gücünü kullanarak piyasa altı fiyat arayışına girmesi ve satıcıların araçlarının değerini koruma refleksiyle indirime direnmesi, işlem adetlerinde ciddi bir sıkışmaya yol açıyor. Karakaş, ticaretin sürebilmesi için tarafların rasyonel piyasa koşullarında buluşmasının kritik olduğunu vurguluyor.
"PAZARDA SORUN FİYAT DEĞİL, BEKLENTİ FARKI"
Geçmiş dönemlerde alıcı ve satıcının doğru fiyat dengesinde daha kolay bir araya geldiğini hatırlatan Muhammed Ali Karakaş, günümüzde pazardaki temel gerilimin tarafların sahip olduğu beklentilerden kaynaklandığını ifade ediyor. İki tarafın da kendi açısından haklı gerekçelerle hareket etmesi, pazarın akışkanlığını yavaşlatıyor ve adeta bir kilitlenme yaşanmasına sebep oluyor. Karakaş'a göre, alıcının avantajlı fiyat talebi ile satıcının değer koruma direnci aynı anda devreye girdiğinde çarklar durma noktasına geliyor.
"DOĞRU FİYATI KABUL EDEN KAZANIYOR"
Pazarda tamamen bir durgunluk yaşanmadığını, piyasa gerçeklerini kabul eden oyuncuların ticaretini sürdürdüğünü belirten Karakaş, işlem adetlerindeki düşüşün rasyonel fiyatlama eksikliğinden kaynaklandığını savunuyor. Aracının durumunu şeffaf bir şekilde ortaya koyan ve güncel koşullara adapte olan satıcılar ise satış yapmaya devam ediyor. Buna karşın, her iki taraftaki suni inatlaşma, sektör genelinde ciddi bir yavaşlamaya zemin hazırlıyor.
"SATICI İHTİYACINI DOĞRU OKUMALI"
İkinci el pazarındaki yeni dönemin ezbere hesaplarla yönetilemeyeceğini söyleyen CEO, satıcılara kritik bir soru yöneltiyor: "Paraya mı ihtiyacınız var, otomobile mi?" Eğer öncelik nakde ulaşmaksa, piyasa gerçeklerine direnmenin sadece zaman ve fırsat kaybı meydana getireceğini ifade ediyor. Aynı gerçekçiliğin alıcı tarafında da olması gerektiğini, piyasa fiyatının çok altında alım beklentisinin erişimi zorlaştırdığını belirtiyor.
"SEKTÖRÜN İHTİYACI GERÇEKÇİ DENGE"
Karakaş, ikinci elde yeni dengenin yalnızca fiyat indirimleri üzerinden değil; güven, şeffaflık, doğru ekspertiz ve ihtiyaç analizi üzerinden kurulacağını aktarıyor. Alıcı ve satıcının beklentilerini piyasa gerçeklerine göre konumlandırması durumunda, otomotiv pazarının yeniden sağlıklı bir işlem hacmine kavuşacağının altını çiziyor.





