Yargı sözcüsü tarafından yapılan açıklamada, hedef alınan bölgelerin fotoğraf ve videolarını paylaşan kişilerin, düşman unsurlara istihbarat sağlamakla suçlanabileceği belirtildi. Bu tür eylemlerin “casusluk” ya da “düşmanla iş birliği” kapsamında değerlendirilebileceği, söz konusu suçlamalarla karşı karşıya kalanların idam ve mal varlıklarına el konulması gibi ağır yaptırımlarla karşılaşabileceği ifade edildi.
İran basınında yer alan haberlere göre, özellikle saldırı anlarına ait görüntülerin paylaşılmasının, hedef tespiti açısından karşı tarafın işini kolaylaştırabileceği ve bu nedenle doğrudan istihbarat faaliyeti olarak kabul edildiği vurgulandı.
YENİ YASA KAPSAMI GENİŞLETİLDİ
Yetkililer, geçtiğimiz yıl yürürlüğe giren düzenlemenin yalnızca klasik istihbarat faaliyetlerini değil, aynı zamanda dijital içerikleri de kapsayacak şekilde genişletildiğine dikkat çekti. Düzenlemenin, özellikle ABD ve İsrail lehine olduğu değerlendirilen içerikleri hedef aldığı belirtildi.
Ayrıca, “yanıltıcı bilgi yayarak kamuoyunda panik oluşturduğu” öne sürülen kişilerin de hapis cezasına çarptırılabileceği bildirildi. Savaş koşullarında cezaların ağırlaştırıldığına işaret edilirken, bu kapsamda yaklaşık 200 dosyanın hazırlandığı ve şüphelilere ait mal varlıklarının tespiti için güvenlik birimleriyle ortak çalışma yürütüldüğü aktarıldı.
BÖLGESEL GERİLİM TIRMANIYOR
28 Şubat’ta başlayan çatışmalarla birlikte bölgedeki tansiyonun hızla yükseldiği belirtilirken, İran’ın İsrail ve Körfez ülkelerine yönelik yüzlerce füze ve insansız hava aracı saldırısı düzenlediği ifade edildi.
Öte yandan, Hürmüz Boğazı’na yönelik tehditlerin enerji sevkiyatını olumsuz etkileyerek küresel ekonomi üzerinde baskı oluşturduğu kaydedildi.
Çatışmaların İran içinde de güvenlik açıklarını ortaya çıkardığı, İsrail tarafından üst düzey isimlere yönelik suikastlar düzenlendiği iddialarının gündemde olduğu belirtildi.





