İş yerinde psikolojik baskıya maruz kalan çalışanların önündeki en büyük engel, yaşadıkları süreci kanıtlayabilmek oluyor. Çünkü mobbing çoğu zaman kapalı kapılar ardında gerçekleşiyor. Sürekli azarlanmak, küçük düşürülmek, dışlanmak, görev tanımının dışında işlere zorlanmak ya da başarısız gösterilmeye çalışılmak çalışan üzerinde ciddi psikolojik etkiler bıraksa da mahkeme sürecinde bunların somut delillerle desteklenmesi gerekiyor. Hukukçulara göre "Mobbing vardır" demek tek başına yeterli olmuyor. Mahkemeler olayların sürekliliğine, sistematik olup olmadığına ve çalışan üzerinde yarattığı etkiye bakıyor.
Avukat Ceren Kalay Eken, Türkinform’a özel yaptığı açıklamada, “Tanıklar ve olayın nevine göre her türlü delil olabilir. İşyerine ve işine dair önemli değişiklikler yapılması halinde buna ilişkin yazışmalar bulunmaktadır” ifadesini kullandı.
EN GÜÇLÜ DELİL YAZILI KAYITLAR
Uzmanların ortak görüşüne göre mobbing davalarında en güçlü delillerin başında yazılı belgeler geliyor. Özellikle; E-postalar, kurumsal yazışmalar, WhatsApp mesajları, SMS kayıtları, kurum içi mesajlaşmalar, görev değişikliği bildirimleri, uyarı ve savunma talepleri mahkemelerde önemli kanıt olarak değerlendirilebiliyor. Çalışana yönelik aşağılayıcı, tehdit içeren veya sistematik baskıyı ortaya koyan yazışmalar davanın seyrini değiştirebiliyor.
TANIKLAR DAVANIN KADERİNİ DEĞİŞTİREBİLİYOR
Mobbing davalarında tanık beyanları da büyük önem taşıyor. Özellikle aynı iş yerinde çalışan kişilerin anlatımları, yaşanan olayların doğrulanmasında kritik rol oynuyor. Ancak hukukçular tanıkların yalnızca duyuma dayalı değil, doğrudan gözlemledikleri olaylar hakkında ifade vermelerinin daha etkili olduğunu belirtiyor. Bir yöneticinin çalışanı herkesin içinde sürekli aşağılaması ya da sistematik biçimde dışlaması gibi durumlara tanık olan çalışanların ifadeleri güçlü delil olarak değerlendirilebiliyor.
TUTULAN NOTLAR ALTIN DEĞERİNDE OLABİLİR
Hukukçular, mobbing mağdurlarına yaşadıkları her olayı tarih tarih not etmelerini öneriyor. Hangi gün ne yaşandığı, kimlerin bulunduğu, ne söylendiği, nasıl bir davranış sergilendiği, gibi bilgilerin düzenli olarak kayda geçirilmesi dava sürecinde önemli destekleyici unsur haline gelebiliyor. Mahkemeler tek başına kişisel notları kesin delil olarak kabul etmese de diğer belgelerle birleştiğinde önemli bir bütün oluşturabiliyor.
SAĞLIK RAPORLARI DA DOSYAYA GİRİYOR
Psikolojik baskı çoğu zaman çalışanların sağlık durumunu da etkiliyor. Uzun süreli mobbinge maruz kalan kişilerde; Depresyon, kaygı bozukluğu, panik atak, uyku sorunları, tükenmişlik sendromu gibi rahatsızlıklar ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle psikiyatri raporları, psikolog değerlendirmeleri ve sağlık kayıtları da mahkemelerde önemli belgeler arasında yer alıyor. Uzmanlar, yaşanan psikolojik etkilerin mutlaka sağlık kuruluşlarında kayıt altına alınmasını öneriyor.
SES KAYDI HER ZAMAN KULLANILABİLİR Mİ?
Mobbing mağdurlarının en çok merak ettiği konulardan biri de ses kayıtları. Hukukçulara göre bu konuda her olay kendi koşulları içinde değerlendiriliyor. Kişinin başka türlü ispatlama imkanı bulunmayan bir hukuka aykırılığı belgelemek amacıyla yaptığı bazı kayıtlar belirli durumlarda mahkemeler tarafından değerlendirilebiliyor. Ancak özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerle ilgili kurallar nedeniyle bu alan oldukça hassas kabul ediliyor. Bu nedenle uzman desteği alınmadan hareket edilmemesi gerektiği belirtiliyor.
MOBBİNG NASIL ANLAŞILIYOR?
Her sert eleştiri ya da yöneticinin verdiği talimat mobbing sayılmıyor. Uzmanlara göre mobbingden söz edebilmek için bazı kriterlerin bulunması gerekiyor. Davranışların süreklilik göstermesi, belirli bir kişiyi hedef alması, psikolojik baskı oluşturması, çalışanı yıldırmaya yönelik olması, iş ortamında sistematik biçimde tekrarlanması. Tek seferlik tartışmalar veya anlık anlaşmazlıklar çoğu zaman mobbing kapsamında değerlendirilmiyor.
TAZMİNATLAR YÜZ BİNLERCE LİRAYA ULAŞABİLİYOR
Mobbingin ispatlanması halinde çalışanlar; manevi tazminat, maddi tazminat, işçilik alacakları, kıdem tazminatı, gibi çeşitli haklar elde edebiliyor. Son yıllarda açılan davalarda mahkemelerin çalışan lehine verdiği kararların artması dikkat çekiyor.
UZMANLARDAN KRİTİK UYARI
Hukukçuların en önemli tavsiyesi şu:
"Mobbinge uğradığını düşünen çalışanlar yaşadıkları olayları belgelemeli, yazışmaları saklamalı ve süreci profesyonel destek alarak yürütmeli."
Çünkü iş yerinde yaşanan psikolojik baskının mahkemede karşılık bulabilmesi için yalnızca mağdur olmak yetmiyor; yaşananların güçlü delillerle ortaya konulması gerekiyor. Bir e-posta, bir mesaj ya da bir tanığın ifadesi... Bazen tek bir belge, aylar hatta yıllar süren bir mobbing davasının sonucunu belirleyebiliyor.




