Haaretz’in gündeme taşıdığı tasarı, yeni kurulacak sivil otoriteye Filistin topraklarında kazı yapma, sit alanı ilan etme ve arazilere el koyma gibi geniş yetkiler tanımayı hedefliyor. Uzmanlar ve İsrailli STK’lar, bu adımı "ilhakın bir parçası" ve "tarihin siyasi bir araç olarak kullanılması" olarak değerlendirerek tasarıya sert tepki gösteriyor.
ARKEOLOJİ BİR "TOPRAK GASPI" ARACI MI?
İsrail Başbakanı Netanyahu hükümetinin üzerinde çalıştığı tasarı, Batı Şeria'daki arkeolojik alanların yönetimini İsrail ordusuna bağlı Sivil İdare’den alarak "Yahudiye ve Samariye Kültürel Miras Kurumu"na devretmeyi öngörüyor. Uzmanlar, bu adımın arkeolojiyi profesyonel bir bilim dalı olmaktan çıkarıp, Filistin topraklarını işgal etmek ve yerleşim yerlerini genişletmek için "hukuki bir kılıf" haline getireceği konusunda uyarıyor.

"DİKTATÖRCE ARKEOLOJİ" TARTIŞMASI
Tasarıya yönelik en sert eleştiriler İsrail'in içinden, arkeoloji alanında çalışan sivil toplum kuruluşu Emek Shaveh'ten geldi. Direktör Alon Arad, yasanın arkeolojik sit alanı ilanı yoluyla istimlaka (el koymaya) gerek kalmadan arazilere el konulmasına olanak tanıyacağını belirterek, "Bu, diktatörce bir arkeolojidir. Mesihçi bilim, tehlikeli bir dünyadır" ifadesini kullandı. "Barış Şimdi" (Peace Now) hareketi ise durumun gerçek anlamda bir "ilhak" olduğunu vurguluyor.
2 BİN 600 SİT ALANI TEHLİKEDE
Sivil İdare verilerine göre Batı Şeria'da 2 bin 600’den fazla arkeolojik ve tarihi sit alanı bulunuyor. Filistinli yetkililer, İsrail kontrolüne geçen alanlarda kültürel mirasın bakımsız bırakıldığını ve bu bölgelerin tarım arazilerinden mahrum bırakılarak turizmin çökertildiğini belirtiyor. Sebastia beldesi gibi antik medeniyetlere ev sahipliği yapan yerlerin, İsrail'in "Yahudi mirası" iddiasıyla tamamen kontrolüne girmesi, bölgenin demografik ve tarihsel dokusunu kökten değiştirebilir.

TASARI KOMİSYONDA BEKLEMEYE ALINDI
Uluslararası hukuka ve 1995 Oslo Anlaşmaları'na aykırı olduğu hukukçular tarafından defalarca dile getirilen tasarı, gelen yoğun tepkiler ve muhalefet nedeniyle parlamentodaki görüşmelerinde şimdilik durduruldu. Ancak Mayıs 2026'da mecliste ilk oylaması onaylanan tasarının yasalaşması için ikinci ve üçüncü oylamaların yapılması bekleniyor.




