Göreve gelmesinin ardından hükümet binasındaki Filistin bayrağını indirmesiyle tartışma yaratan Jansa yönetimi, dış politikada "sessiz diplomasi" ve "aktif iş birliği" gerekçesiyle İsrail üzerindeki tüm kısıtlamaları kaldırdı. Hükümet, bu adımların Orta Doğu'daki barış çabalarında Slovenya'nın elini güçlendireceğini savunuyor.
DİPLOMASİDE KESKİN VİRAJ
Slovenya’da göreve başlayan Janez Jansa hükümeti, bir hafta gibi kısa bir sürede dış politika rotasını tamamen değiştirdi. Daha önceki yönetim tarafından uygulanan yaptırımları "diyalog kanallarını kapatan adımlar" olarak nitelendiren yeni kabine, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve kabinesindeki tartışmalı isimler Itamar Ben Gvir ile Bezalel Smotrich’e yönelik giriş yasaklarını iptal etti.

AMBARGOLAR VE İTHALAT YASAĞI TARİH OLDU
Alınan kararlar yalnızca giriş yasaklarıyla sınırlı kalmadı. Hükümet;
-
Batı Şeria’daki Yahudi yerleşimlerinden yapılan ithalat yasağını kaldırdı,
-
İsrail ile silah ticareti ve askeri geçişe dair uygulanan kısa süreli ambargoyu sonlandırdı. Bu hamleler, Slovenya'nın Orta Doğu politikasında İsrail ile tam uyumlu bir çizgiyi benimsediğini gösteriyor.
SİMGELER VE MESAJLAR: BAYRAK KRİZİ
Hükümetin İsrail yanlısı tutumu, yemin töreninden hemen sonra attığı somut adımlarla da tescillenmiş oldu. Hükümet binasında asılı bulunan Filistin bayrağının, Jansa hükümetinin göreve başlamasından sadece 20 dakika sonra indirilmesi, Slovenya'nın "tarafını belli etme" stratejisinin ilk ve en somut işareti olarak değerlendirildi.
"SESSİZ DİPLOMASİ" ARAYIŞI
Yeni hükümetten yapılan açıklamada, kararların Slovenya'nın ulusal çıkarları ve dış politika hedefleriyle uyumlu olduğu vurgulandı. "Sessiz diplomasi ve doğrudan diyalog" yoluyla barış çabalarında daha etkili bir rol oynanabileceğini savunan yönetim, bu adımların ülkenin uluslararası arenadaki "aktif iş birliği" vizyonunu yansıttığını iddia ediyor.





