Gazeteci İsmail Saymaz, halk arasında "Casper'lar" olarak bilinen suç örgütünün yapısını, lider kadrosunu ve karıştıkları suçları detaylandırdı. Örgütün ismini 1980'li yılların çizgi film karakterinden aldığını belirten Saymaz, grubun Atız ailesi tarafından yönetildiğini ve liderlerinin "Hamuş" kod adlı İsmail Atız olduğunu aktardı. 2018 yılında Bahçelievler ve Şirinevler hattında kurulan örgütün zamanla büyüyerek yurt dışına taştığı, şu anda Almanya ve İtalya bağlantılarının bulunduğu ifade edildi. Saymaz, örgütün Daltonlar çetesiyle çatışma halinde olduğunu, Esenler'de Ramazan Taş grubu, Küçükçekmece'de Atızlar ve Bağcılar'da Çirkinler grubuyla ittifak yaptığını belirtti.
"ÇOCUKLARI KULLANIYORLAR, EKONOMİ OLUŞTURUYORLAR"
Saymaz, örgütlerin semtlerde yoğunlaştığını ve çocukları suç ekonomisinin bir parçası haline getirdiğini vurguladı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameye dikkat çeken Saymaz, yetişkinlerin yanı sıra "çocuk Casper'lar"a yönelik de dava açıldığını kaydetti.
İsmail Saymaz, çocukların karıştığı suçlarla ilgili şu ifadeleri kullandı: "Bunların hepsi semtlerde yoğunlaşan gruplar ve sürekli kanlı bir hesaplaşmanın içindeler. Daha çok tehdit, haraç işte ve benzeri suçlarla- Çocukları kullanıyorlar. Ekonomi oluşturuyorlar. Şimdi, eee, Casper'ların yetişkinlerine bir dava açılmıştı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı bir de çocuk Casper'lara dava açtı. Bak, çocuk Casper'lar. Bunlardan on sekizi tutuklu, altmış... Söyleyeyim toplam rakamı. Altmış sekiz gence, altmış sekiz çocuğa dava açıldı. On sekiz tutuklu, altmış sekiz. Eee, dördü cinayet, kırk bir tane eylemden sorumlu tutuluyorlar."
TEHDİT VE HARAÇTA "ÇOCUK" YÖNTEMİ
Örgütün esnafı tehdit etmek için çocukları kullandığı bilgisini paylaşan Saymaz, yaşanan bir olayı şu sözlerle aktardı: "Çocuk bunlar ha. Bunlar, öyle ki artık telefonla bir esnaf tespit ediyorlar, arıyorlar. 'Ben Casper'lar ve Çirkinler adına arıyorum. Şu kadar para.' diyorlar. Hatta öyle ki o kadar iş ayağa düşmüş ki mesela, eee, Bahçelievler'de bir kuyumcuya önce telefon açılıyor, Casper'lar adına arıyoruz, kadar para ver diye. Aynı gün on üç, on dört yaşındaki bir çocuğu elinde notla dükkana gönderiyorlar. Süren doldu falan diye. Tehdidi on üç, on dört yaşındaki çocuklarla yapıyorlar."
DALTONLAR İLE KARŞILIKLI CİNAYETLER
Saymaz, Casper'lar ve Daltonlar arasındaki çatışmaların 2024 ve 2025 yıllarında dört ayrı cinayetle sonuçlandığını belirtti. Kahramanmaraş'tan İstanbul'a uzanan hesaplaşma zincirinde, Daltonlar'ın Casper'lardan Yunus Erden'i ve Ahmet Cangi'yi; Casper'ların ise buna karşılık Ercan Kaptan ve Hamza Şahin'i öldürdüğü bilgisi paylaşıldı.
Özellikle 2025 yılındaki bir olayda polisin karşılaştığı manzarayı anlatan Saymaz, kapıyı açan yaralı çocuğun sözlerini aktardı: "Polis ihbar için gidiyor. Kapıda yarı çıplak ve vurulmuş bir çocuk var, onu görüyorlar, eve giriyorlar. Kapıyı açan diyor ki-- hep çocuk. Kapıyı açan diyor ki: 'Abi yetişin, bizi kurtarın.' İçeri bir giriyorlar, içeride Sezer Kaya adlı kişinin delik deşik edilmiş halde cesedini buluyorlar."
"BENİ KONTROL ALTINA ALDILAR"
Örgütün 16-17 yaşındaki çocukları tetikçi olarak nasıl devşirdiğine dair itiraflar da dosyada yer aldı. Saymaz, "Sarı" lakaplı 16 yaşındaki Ö.K.'nin ifadesinde, babasının dükkanında çalışırken örgüt tarafından nasıl kandırıldığını anlattığını belirtti.
Tetikçi çocuğun ifadesi şu şekilde aktarıldı: "Ben babamın elektrikçi dükkanında çalışıyorum. Beni Kespurlardan yurt dışında yaşayan İ.D. aradı. Onun yönlendirmesiyle örgütün tuttuğu eve gittim, kaldım. Burada bana silah eğitimi verildi, silah söküp takma eğitimi verildi. Sonra orada bulunanlar, o, onlarla beraber ateş etmeye gittik. Telefonumuzu açık tutmak istediler."
Ayrıca bir başka çocuğun örgütten kaçmak istemesine rağmen tehdit edildiğine dair ifadesi de haberde yer buldu: "Peşimi bırakmadılar, takipte olduğumu hissettirdiler. Tabancayı kaptırdım, 'Bizimlesin.' dediler. Babamın gittiği kahveye gidip masadan fotoğraf gönderdiler. Beni kontrol altına aldılar. Yakınlarıma zarar vermelerinden korktuğum için eylem yapmayı kabul ettim. Sonra, eee, beni, beni eyleme gönderdiler. Vuracağım kişiyi aynı mahallede örgütten başkaları fotoğraflarını çekip bana attılar."
FİLM GİBİ KAÇIŞ PLANI VE YAKALANMA
Cinayetlerin ardından örgütün çocuklar için hazırladığı kaçış planları da deşifre oldu. Saymaz, tetikçilerin olay yerinden kaçarken kullandıkları takside uygulanan yöntemi şöyle anlattı: "Kaçış planı bile planlamışlar. Önce motosikletle kaçıyorlar, indiği yerde örgütün ayarladığı bir taksiye biniyorlar. Taksinin arkasında, nu, ikinci koltuğunda numaradan bir Suriyeli var. Taksici buna diyor ki, 'Bir polis seni yakalarsa yağmurdan ötürü arabaya bindiğimizi söyle.' diyor. Eee, 'Parayı ödemeden kaçtığını anlat.' diyor. Bir yerde indiriyor, oradan bir taksiye daha biniyor, elinin üzerinde yazılı olan adrese gidiyor. Bu adreste altı yaşında bebeği olan bir annenin evi. Burası da ayarlanmış."





