Saymaz’ın yazısında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2025 yılının Şubat ayında yürütülen bir soruşturma kapsamında Sermaye Piyasası Kurulu’ndan bilgi istendiği ve bazı isimlerin SPK’ya bildirildiği ileri sürüldü. Muhammed Yarız’ın adının da bu süreçte geçtiği belirtildi.
SAYMAZ: SPK, MASAK VE BDDK NE YAPTI?
Saymaz, yazısında denetleyici kurumların süreçteki rolünü sorgulayarak, yüz binlerce yatırımcının zarar gördüğü iddiaları karşısında kurumların ne zaman harekete geçtiğinin açıklanması gerektiğini ifade etti.
Gazeteci, özellikle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2025'in ilk aylarında sermaye piyasasındaki olağan dışı hareketlerle ilgili inceleme başlattığını ve SPK’dan bilgi talep ettiğini öne çıkardı.
MUHAMMED YARIZ’IN ADINI GÜNDEME GETİRDİ
Saymaz’ın aktardığına göre savcılık tarafından SPK’ya gönderilen isimler arasında Muhammed Yarız da bulunuyordu.
Yarız’ın daha önce bazı pay piyasalarındaki işlemler nedeniyle SPK tedbirlerine konu olduğu biliniyor. Örneğin SPK, 2022 yılında Çan2 Termik (CANTE) pay piyasasındaki işlemler nedeniyle Yarız’ın da aralarında bulunduğu kişiler hakkında, piyasa dolandırıcılığı fiillerinin işlendiğine dair “makul şüphe” gerekçesiyle altı aylık geçici işlem yasağı kararı vermişti.
Saymaz ise yazısında Yarız ve babası Celal Yarız’ın farklı şirketlerin hisselerindeki işlemleriyle ilgili geçmişte alınan tedbir ve incelemelere dikkat çekerek, buna rağmen neden daha erken ve kapsamlı bir müdahalede bulunulmadığını sorguladı.
“10 AY BEKLEDİLER” ELEŞTİRİSİ
Saymaz’ın yazısında öne çıkardığı noktalardan biri de zamanlama oldu. Gazeteci, Şubat 2025'te savcılığın girişimde bulunduğunu öne sürerken, ekonomi yönetiminden kamuoyuna yönelik açık mesajların aylar sonra geldiğine dikkat çekti.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 4 Kasım 2025 tarihinde Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi’nde yaptığı konuşmada bazı fonlar üzerinden manipülasyon gerçekleştirildiğinin bilindiğini açıklamıştı. Şimşek ayrıca bu alanda düzenleme eksikliği bulunduğunu, eksikliklerin giderileceğini ve manipülasyonla mücadelede cezaların ağırlaştırılmasının gündemde olduğunu söylemişti.
SPK BAŞKANI DA “LİSANS İPTALİ” MESAJI VERMİŞTİ
Aynı dönemde SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül de fonların kötüye kullanılmasına karşı yaptırım uygulanacağını belirtmişti. Gönül’ün, gerektiğinde lisans iptaline kadar gidilebileceğini söylediği basına yansımıştı.
Saymaz ise yazısında bu açıklamaları hatırlatarak, daha sonraki süreçte alınan önlemlerin yeterliliğini sorguladı.
DENETİM SÜRECİ TARTIŞMASI BÜYÜYOR
Fon piyasasında yaşanan gelişmelerin ardından tartışmalar yalnızca yatırımcıların uğradığı zarar iddialarıyla sınırlı kalmadı. Düzenleyici ve denetleyici kurumların olağan dışı fiyat hareketlerinden ne zaman haberdar olduğu, hangi tedbirlerin hangi tarihlerde uygulandığı ve daha erken müdahalenin mümkün olup olmadığı da tartışmanın merkezine yerleşti.
İsmail Saymaz da “Vay canına, hepiniz oradaydınız!” başlıklı yazısıyla bu soruları gündeme taşıyarak, savcılığın 2025 yılının başındaki girişimleri ile aylar sonra yapılan kamuoyu açıklamaları arasındaki zaman farkına dikkat çekti.





