İsrail’in 13 Haziran 2025’te İran’daki askeri ve nükleer hedeflere düzenlediği geniş çaplı hava saldırıları, Orta Doğu’da gerilimi tırmandırarak savaş riskini artırdı. Her iki ülkenin askeri kapasiteleri, saldırı potansiyelleri ve ABD’nin bölgedeki rolü, çatışmanın seyrini etkileyen temel unsurlar olarak öne çıkıyor. İşte Associated Press ve Global Firepower 2025 verilerine dayanan analizler…
Askeri Personel Karşılaştırması
Global Firepower 2025 verilerine göre, İran personel sayısı bakımından avantajlı görünüyor. İran’ın 610 bin aktif askeri bulunuyor: 350 bin kara kuvvetleri, 190 bin Devrim Muhafızları (IRGC), 18 bin donanma, 37 bin hava kuvvetleri ve 15 bin hava savunması personeli. Ayrıca 350 bin yedek askeri mevcut ve 18 yaş üstü erkekler için zorunlu askerlik uygulanıyor. İsrail ise 170 bin aktif personele sahip: 126 bin kara kuvvetleri, 9 bin 500 deniz kuvvetleri ve 34 bin hava kuvvetleri. İsrail’in 465 bin yedek askeri bulunuyor ve 18 yaş üstü erkek ve kadınlar için zorunlu askerlik geçerli.
Askeri Harcamalar ve Teknolojik Kapasite
Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün (SIPRI) Nisan 2025 verilerine göre, İsrail’in askeri harcamaları 2024’te yüzde 65 artarak 46,5 milyar dolara ulaştı. Bu artış, Gazze, Lübnan, Yemen ve Suriye’deki çatışmalardan kaynaklanıyor ve 1967’den bu yana en yüksek yıllık artış olarak kaydedildi. İran’ın ise yaptırımlar nedeniyle askeri harcamaları 2024’te yüzde 10 azalarak 7,9 milyar dolara geriledi, bu da kapasitesini sınırlıyor.
Nükleer ve Askeri Ekipman Kapasiteleri
İran’ın nükleer silah sahibi olmadığı düşünülüyor, ancak gelişmiş bir nükleer programı ve çok sayıda tesisi bulunuyor. İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney’in 2000’lerdeki fetvası nükleer silah üretimini yasaklasa da Mayıs 2025’te İran’ın nükleer doktrinini değiştirme ihtimali gündeme geldi. İsrail’in ise CSIS verilerine göre 75 ila 400 nükleer savaş başlığı olduğu tahmin ediliyor, ancak bu resmi olarak doğrulanmadı.
İran’ın askeri ekipmanları; Sovyet, ABD ve Rus kaynaklı eski model sistemlerden oluşuyor. Hava kuvvetlerinde yaklaşık 350 uçak bulunurken, İsrail’in modern hava filosuna kıyasla geride kalıyor. Ancak İran, Şahid gibi insansız hava araçlarında (İHA) güçlü bir üretim kapasitesine sahip. İsrail’in askeri teknolojisi ise ABD ve Avrupa sistemleriyle destekleniyor ve yerli savunma sanayisi, geniş kapsamlı silah tasarımı ve üretimi sağlıyor.
İran’daki Kayıplar ve Güvenlik Zafiyetleri
İsrail’in 13 Haziran saldırılarında, İran Devrim Muhafızları Komutanı Tümgeneral Hüseyin Selami, Genelkurmay Başkanı General Muhammed Bakıri ve üst düzey nükleer bilim insanları hayatını kaybetti. İran’ın üst düzey komutanlarının güvenliği, son dönemde tekrar eden bir sorun olarak öne çıkıyor.

*Grafik Kaynak: Milliyet
ABD’nin Bölgedeki Rolü
ABD, İsrail’in saldırılarına doğrudan katılmasa da bölgede önemli bir askeri varlığa sahip. Arap Denizi’nde 60 savaş uçağı taşıyan bir uçak gemisi, çevre üslerdeki savaş uçakları ve binlerce asker bulunuyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İsrail’in saldırısının tek taraflı olduğunu belirtirken, İran’ı ABD güçlerine saldırmaması konusunda uyardı. ABD, Irak’taki diplomatlarını tahliye etmeye ve bölgedeki asker ailelerine gönüllü ayrılma imkânı sunmaya başladı. İran, daha önce ABD’yi bölgedeki askeri altyapısını hedef almakla tehdit etmişti.




