İsrail Başbakanı Netanyahu ve aşırı sağcı koalisyon ortaklarının desteğiyle yasalaşan idam kararı, sadece Filistin’de değil, uluslararası arenada da büyük bir öfkeyle karşılandı. Filistin yönetimi, dünyayı bu "ırkçı ve faşist" uygulamaya karşı somut adımlar atmaya çağırdı.
FİLİSTİN YÖNETİMİNDEN DÜNYAYA ACİL ÇAĞRI
Filistin Devlet Başkanlığı Sözcülüğü, idam yasasının onaylanmasının ardından yaptığı açıklamada, İsrail'in işgal politikalarını yasal bir kılıfa büründürmeye çalıştığını belirtti. Açıklamada, "Bu yasa, uluslararası insancıl hukuka ve en temel insan haklarına saldırıdır; sorumlular savaş suçları mahkemesinde yargılanmalıdır" denildi.
İDAM KARARI BÖLGEDEKİ GERİLİMİ TIRMANDIRACAK
Ramallah yönetimi, idam cezasının uygulanmaya başlanmasının Filistinli esirlerin hayatını doğrudan tehdit ettiğini ve bunun sahada geri dönülemez bir kaosa yol açacağı uyarısında bulundu. İsrail'in baskıcı politikalarının, Filistin halkının direniş azmini kıramayacağı ancak bölge barışını tamamen yok edeceği ifade edildi.
"HÜKÜM SAATİ" TEHDİTLERİNE SERT YANIT
Filistinli yetkililer, İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in oylama öncesi savurduğu tehditlere de tepki gösterdi. Ben-Gvir'in "hüküm saati geldi" şeklindeki ifadelerinin ve meclisteki kutlama girişimlerinin, İsrail hükümetinin "kana susamış" politikasının bir yansıması olduğu belirtildi.
ULUSLARARASI MAHKEMELER GÖREVE ÇAĞRILDI
Filistin Dışişleri Bakanlığı, idam yasasını Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) taşımak için hazırlıklara başladığını duyurdu. Filistinli esirlerin meşru haklarının savunulması için diplomatik kanalların sonuna kadar kullanılacağı ve İsrail'in bu hukuksuz karardan geri adım atması için küresel baskı kurulması gerektiği vurgulandı.




