İsrail'in Kıbrıs üzerindeki uzun soluklu stratejisi, 1990'lı yıllarda başlamış olup günümüzde giderek etkisini artırmaktadır. Lefke Avrupa Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Hasgüler, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Avrupa ve ABD'deki siyonist diaspora ile koordineli şekilde hazırladığı plan doğrultusunda hareket ettiğini belirtmiştir. Prof. Hasgüler, İsrail'in bölgedeki politikalarının ardından Kıbrıs'ı sömürgeleştirme yönünde yeni bir aşamaya geçtiğini ifade etmektedir.
RUMLAR VE YAHUDİLER 2000 YIL ÖNCE ANLAŞMIŞ
Prof. Hasgüler'e göre, İsrail’in Rumlarla tarihi bağlamda “2000 yıllık hesabı gördüğü” iddia edilmektedir. MÖ 119 yılında Yahudiler ile Rumlar arasında gerçekleşen ve Yahudilerin yenilgisiyle sonuçlanan savaş, adadaki dinî ve kültürel dönüşümlerin de zeminini oluşturmuştur. Günümüzde İsrail, İbrahim Antlaşmaları çerçevesinde Rumları etkisi altına almaya çalışırken, görünürdeki ekonomik ve kültürel işbirliğinin asıl amacının Siyonist sömürge gerçeğini gizlemek olduğu savunulmaktadır.

"KIBRIS VE YUNANİSTAN DA SİYONİZM ETKİSİNE GİRMELİ"
İsrail'in Kıbrıs ve Yunanistan üzerinde kurduğu askerî, kültürel ve ekonomik hegemonyanın temel motivasyonu Siyonist kolonyalizme dayanmaktadır. Prof. Hasgüler'e göre, İbrahim Antlaşmaları, Yahudiliğin bölgedeki iktidarının ilanıdır ve bu kapsamda Kıbrıs ve Yunanistan'ın İsrail’in etkisine alınması hedeflenmektedir. Ayrıca, geçmişte Filistin yanlısı tutumlar sergileyen Yunanistan yönetiminin günümüzde Netanyahçu bir çizgiye evrildiği, bu durumun yanı sıra Kıbrıs’ın da İsrail’in stratejik planlarının parçası haline geldiği belirtilmektedir.
Kıbrıs planı kapsamında, 1990'larda başlayan "conflict resolution" çalışmalarında binlerce akademisyen, bürokrat, siyasetçi ve sivil toplum aktörü AB, ABD ve Tel Aviv’e götürülmüş; bu unsurlar İsrail bağlantılı düşünce kuruluşlarının etkisi altında kalmıştır. Böylece, sivil toplumun geniş kesimleri bu sürecin içinde yer almıştır. Hasgüler, bu eğitim ve etkilenme faaliyetlerinin meyvelerinin bugün görüldüğünü ve gelecekte Kıbrıs’ın sadece AB üyeliği ekseninde değil, İsrail’in iki yanlı politikası ile - yani Kıbrıs ve Yunanistan'ı birlikte İsrail bünyesine katma iradesinin ifadesi olarak - şekilleneceğini vurgulamaktadır.

ENO-SİYONİZM AKIMI
Rumların milliyetçi duygularını canlandırarak ve Enosis söylemini yükselterek yürütülen siyasi strateji, Tel Aviv’de 'Eno-Siyonizm' olarak adlandırılmaktadır. Burada "Eno" Lefkoşa'nın Atina ile birleşmesi arzusunu ifade ederken, "Eno-Siyonizm" ise Kıbrıs ve Yunanistan’ın İsrail’e katılması hedefini simgelemektedir. Bu bağlamda, geçmişte Enosis için mücadele eden unsurlar günümüzde farkında olmadan İsrail'in bölge hakimiyet stratejisinin figüranı konumuna gelmektedir.





