İstanbul ve Kocaeli’de etkili olan sel felaketlerinde arama kurtarma çalışmalarından acı haberler gelmeye devam ediyor. Kayıp iki kişinin daha cansız bedenine ulaşılmasıyla iki kentteki sellerde hayatını kaybedenlerin sayısının 9’a yükseldiği bildirildi. İstanbul’da kayıp bir kişiyi arama çalışmalarının sürdüğü aktarıldı.
Yaşanan felaketlerin ardından su baskınlarının binaların temellerine, zeminlere ve deprem güvenliğine etkisi de merak konusu oldu. Deprem Uzmanı Saim Ünlüler, selin depremi doğrudan tetiklemediğini ancak yapıların dayanıklılığını etkileyebilecek hasarlara yol açabileceğini belirtti.
BİNA TEMELLERİNİN SU ALTINDA KALMASI NE GİBİ TEHLİKELER DOĞURUR?
Sel sularının bina temellerine ulaşması, zeminin özelliklerine ve suyun oluşturduğu etkiye bağlı olarak yapısal sorunlara neden olabiliyor. Ünlüler, binanın altında bulunan zeminde boşalma meydana gelmesinin yapının güvenliğini ciddi biçimde etkileyebileceğine dikkat çekti.

Zeminde herhangi bir bozulma oluşmadığı durumlarda bile bodrum katlarda biriken suyun tahliye edilmesi ve alanın tamamen kurutulması gerektiğini belirten Ünlüler, su yalıtımının ve nem kontrolünün önemini vurguladı.
Uzun süre suya ve neme maruz kalan temel ve bodrum katlardaki taşıyıcı sistemlerde bulunan demirlerin korozyona uğrayabileceğini ifade eden Ünlüler, bu durumun zamanla yapı elemanlarının dayanımını olumsuz etkileyebileceğini söyledi.
SUYA DOYAN ZEMİN DEPREM SIRASINDA DAHA TEHLİKELİ Mİ?
Suya doygun zeminlerin deprem sırasında oluşturabileceği risklere de değinen Ünlüler, bazı zeminlerde sarsıntı sırasında sıvılaşma meydana gelebileceğini belirtti.
Zemin sıvılaşması, özellikle gevşek ve suya doygun kumlu zeminlerde deprem sarsıntısı sırasında zeminin dayanımını ve taşıma kapasitesini kaybetmesiyle ortaya çıkabiliyor. Böyle bir durumda yapıların oturması, eğilmesi veya ağır hasar alması riski oluşabiliyor.
Ünlüler, bu nedenle selden etkilenen bölgelerde yalnızca binaların değil, yapıların üzerinde bulunduğu zeminin de değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
SEL SONRASI BİNALARIN DEPREM GÜVENLİĞİ NASIL KONTROL EDİLMELİ?
Sel sırasında zeminde boşalma meydana gelen veya heyelan tehlikesi bulunan yapıların uzmanlar tarafından incelenmesi gerektiğini belirten Ünlüler, özellikle dere kenarlarındaki binaların çevresinde zemin kaybı görülmesi halinde dikkatli olunması çağrısında bulundu.
Binalarda yeni çatlaklar, eğilme, duvarlarda yıkılma veya temel çevresinde boşalma gibi belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade eden Ünlüler, riskli yapılara girilmemesi ve ilgili kurumlardan teknik destek alınması gerektiğini vurguladı.
Ünlüler ayrıca bodrum ve zemin katlarda biriken suyun tahliye edilmesi, nemin giderilmesi ve gerekli yalıtım çalışmalarının yapılmasının önem taşıdığını belirtti.
İSTANBUL’DA SEL RİSKİNİ AZALTMAK İÇİN HANGİ ÖNLEMLER ALINMALI?
İstanbul’da sel riskini azaltmak için altyapı yatırımlarının ve kent planlamasının birlikte ele alınması gerektiğini belirten Ünlüler, dere ve akarsu güzergâhlarındaki yapılaşmanın, yetersiz altyapının ve hatalı imar uygulamalarının afetlerin etkisini ağırlaştırabileceğine dikkat çekti.
Dere ve kanal ıslah çalışmalarının planlı biçimde yürütülmesi, yağmur suyu altyapısının güçlendirilmesi ve imar kararlarında afet risklerinin dikkate alınması gerektiğini ifade eden Ünlüler, doğal alanların korunmasının da önem taşıdığını belirtti.
Ünlüler, kamu kurumları, belediyeler ve vatandaşların iş birliğiyle sel riskini azaltacak önlemlerin hayata geçirilmesi gerektiğini kaydetti.




