İş kazaları ve işçi alacaklarına ilişkin davalar son yıllarda iş mahkemelerinin en yoğun gündem maddeleri arasında yer alırken, Türkinform’a konuşan Avukat Haşim Elmas işverenlerin en sık yaptığı hatalara ve bunun doğurduğu tazminat yüküne dikkat çekti.
İş kazalarında açılan davalarda işçilerin hem maddi hem de manevi tazminat talep edebildiğini belirten Elmas, en yaygın dava türlerinin bu kapsamda açıldığını söyledi.
"MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT DAVALARI ÖNE ÇIKIYOR"
İş kazalarının ardından çalışanların veya yakınlarının en sık başvurduğu hukuki yolların maddi ve manevi tazminat davaları olduğunu ifade eden Elmas, işverenlerin gerekli yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde ciddi mali sonuçlarla karşı karşıya kalabileceğini vurguladı.
Elmas, "İş kazalarında en sık karşılaşılan davalar maddi ve manevi tazminat davalarıdır. İşçiler veya yakınları bu kapsamda haklarını arayabiliyor" dedi.
FAZLA MESAİ VE ELDEN ÖDEME UYARISI
İşverenlerin yüksek tazminat ödemek zorunda kaldığı durumlara da değinen Elmas, özellikle kayıt dışı uygulamaların mahkemelerde işveren aleyhine sonuçlar doğurduğunu söyledi.
Fazla mesai ücretlerinin maaş bordrolarına yansıtılmamasının ve çalışanlara elden ödeme yapılmasının önemli riskler oluşturduğunu belirten Elmas, "Genellikle fazla mesailerin maaş bordrosuna yansıtılmaması ve elden ödeme yapılması işvereni haksız duruma düşüren hususlar arasında yer alıyor. Bu nedenle işverenler yüksek tazminatlar ödemek zorunda kalabiliyor" ifadelerini kullandı.
KAYIT DIŞI UYGULAMALAR DAVA RİSKİNİ ARTIRIYOR
Uzmanlar, çalışma hayatında tüm ödemelerin resmi kayıtlar üzerinden yapılmasının ve fazla mesai gibi hakların bordrolarda açık şekilde gösterilmesinin hem işçi hem de işveren açısından olası hukuki uyuşmazlıkların önüne geçebileceğine dikkat çekiyor.




