İYİ Parti kurmayları Türkinform’a özel yaptıkları açıklamada parti içine yönelik değerlendirmelerde bulundular. Yapılan görüşmelerde en net mesaj ittifak siyasetine dair geldi. Parti içinde artık bu dönemin kapandığı vurgulanırken, ayrılan isimlere de sert gönderme yapılıyor. Parti kulislerinde, daha önce sebep gösterip giden isimlere karşı sert bir tavır hâkim. Parti kurmayları, “Sebep gösterip gidenler, ortaya hangi iradeyi koydu? Önce gidenler bedelini ödedi, ödemeye de devam edecek” görüşünü dile getiriyorlar. Bu sözlerin hedefinde, partiden ayrılan milliyetçi figürlerin olduğu işaret ediliyor.
“İYİ PARTİ KENDİ ADAYINI ÇIKARACAK”
Partinin önümüzdeki seçim stratejisi de netleşmiş durumda. Kurmaylara göre İYİ Parti artık hiçbir ittifakın parçası olmayacak ve doğrudan kendi adayıyla seçime girecek. Bu yaklaşım, partinin bağımsız kimliğini yeniden inşa etme hamlesi olarak değerlendiriliyor.
AHLATLIBEL ÇIKIŞI: “MASAYI ORADA DAĞITMALIYDIK”
Kulislerde en çarpıcı değerlendirmelerden biri, geçmişteki kritik görüşmelere ilişkin oldu. İddiaya göre, Akşener ile Kılıçdaroğlu’nun Ahlatlıbel’deki ilk buluşmasında parti içinde “masadan kalkılması” yönünde güçlü bir görüş vardı. Kurmayların aktardığına göre, “Rapor hazırdı. Bizim araştırmalarımıza göre kazanacak adaylar belliydi. ‘Bunları aday yapın, yapmıyorsanız biz kalkıyoruz’ dedik. Ama süreç yönetilemedi” diyerek Akşener’e tepki gösterildi. Bu değerlendirme, parti içinde geçmiş liderliğe yönelik eleştirilerin hâlâ sürdüğünü gösteriyor.
“22 MİLYONLUK POTANSİYEL HEBA OLDU”
İYİ Parti’nin geçmişte yakaladığı toplumsal desteğin altı özellikle çiziliyor. Kurmaylara göre partiye, ilk kez oy veren yaklaşık 22 milyonluk bir seçmen potansiyeline ulaşmıştı. Ancak bu potansiyelin korunamadığı görüşü hâkim. Kurmaylar, “Bu yaklaşık yüzde 20’lik bir tabana denk geliyordu. Ama o fırsat değerlendirilemedi” bilgisini paylaştılar.
“SEÇİMİN KAZANANI AK PARTİ DEĞİL, KAYBEDENİ İYİ PARTİ OLDU”
Parti içi özeleştiriler oldukça sert. Seçim sonuçlarına dair yapılan değerlendirme “Seçimin kazananı AK Parti olmadı. Kaybedeni İYİ Parti oldu” şeklinde ifade ediliyor. Oy oranının yüzde 4–5 seviyelerine kadar gerilediği belirtilirken, yeni yönetimin toparlanma sürecinde olduğu ifade ediliyor. İYİ Parti’nin Terörsüz Türkiye sonrası oy oranında da ciddi artış olduğuna vurgu yapılıyor.
“MÜSAVAT DERVİŞOĞLU EKSİDEN BAŞLADI, TOPARLAMAYA!”
Kurmaylar, İYİ Parti'de genel başkanlık koltuğuna oturan Müsavat Dervişoğlu'nun, eski Genel Başkan Meral Akşener döneminden kalan siyasi yük ve yıpranmış algıyla mücadele ederek göreve başladığını savunuyor. Parti içinde oluşan değerlendirmelerde, Akşener döneminde yaşanan kırılmaların ve seçmen nezdindeki güven kaybının partiyi zor bir noktaya taşıdığı ifade edilirken, Dervişoğlu'nun ise daha kapsayıcı, daha sakin ve toparlayıcı bir liderlik profili çizdiği belirtiliyor.
“8 BANDINA YÜKSELDİK!”
Parti kurmayları, "Müsavat Bey sıfırdan değil, eksiden başladı. Önünde hazır bir zemin değil, onarılması gereken bir tablo vardı. Buna rağmen sahadaki dili, teşkilatlarla kurduğu temas ve verdiği birlik mesajları karşılık bulmaya başladı" değerlendirmesini yapıyor. Aynı kaynaklara göre, Dervişoğlu'nun göreve gelmesiyle birlikte partideki dağınık görüntü kısmen toparlanırken, oy oranlarında da yukarı yönlü bir hareket gözleniyor. Kurmaylar, "Parti yeniden nefes almaya başladı. Bugün gelinen noktada oyların yüzde 8 bandına doğru yükseldiğini görüyoruz" görüşünü dile getiriyor.
Bu nedenle parti içinde, Dervişoğlu'nun yalnızca genel başkan değişikliği değil, aynı zamanda İYİ Parti'nin kamuoyundaki imajını yenilemeye dönük bir dönüşüm sürecinin de temsilcisi olduğu yorumları yapılıyor.



