İYİ Parti Sözcüsü, Parlamento ile İlişkiler Başkanı ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, Kahramanmaraş merkezli depremlerin üçüncü yıl dönümünde partisinin İstanbul İl Başkanlığı’nda düzenlediği basın toplantısında iktidara sert eleştiriler yöneltti. “Deprem öldürmez, ihmal öldürür” diyen Kavuncu, yaşanan büyük yıkımın kader değil, yıllardır süren plansızlık ve sorumsuzluğun sonucu olduğunu söyledi.
Depremin hemen ardından 7 Şubat sabahı bölgeye gittiklerini hatırlatan Kavuncu, devletin ilk gün sahada olmadığını savundu. Afet sonrası sürecin büyük ölçüde sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların çabasıyla yürüdüğünü belirten Kavuncu, “Yanlış yapılaşma, imar afları, yetersiz denetim ve koordinasyonsuzluk bu tablonun başlıca nedenleridir. Buna rağmen ‘devlet her yere ulaştı’ denilerek topluma gerçeğin aksi anlatıldı” ifadelerini kullandı.
“ADALET YAVAŞ, SORUMLULAR ORTADA”
Deprem davalarına da değinen Kavuncu, kusuru açık olan bazı müteahhitlerin yargı süreçlerinin ağır ilerlediğini, kamu görevlileri açısından ise caydırıcı bir yaptırımın neredeyse hiç işletilmediğini söyledi. İYİ Parti olarak sürecin takipçisi olduklarını vurgulayan Kavuncu, “Aynı acıları 1999’da da yaşadık. Bugün değişen sadece isimler. Adalet mekanizmasının eksik ve yavaş işlemesi, vicdanları yaralıyor” dedi.
Kavuncu, Kahramanmaraş’ta depremden aylar önce yapılan uyarıları hatırlatarak, “Bu felaket gözümüzün içine baka baka geldi. ‘Hazır değiliz’ denmesine rağmen hiçbir ciddi önlem alınmadı” diye konuştu.
TBMM RAPORLARI RAFLARDA KALDI
AK Parti iktidarı döneminde TBMM’de deprem konusunda üç ayrı komisyon kurulduğunu anımsatan Kavuncu, 2010 ve 2021 tarihli raporlarda imar afları, afet öncesi hazırlıksızlık ve görev tanımsızlıklarının açıkça yazıldığını söyledi. 2023’te hazırlanan 787 sayfalık son raporun ise seçim sürecine denk geldiği için Meclis’te görüşülmeden hükümsüz kaldığını belirten Kavuncu, “Yıllardır aynı tespitler yapılıyor ama hiçbir şey değişmiyor. Bu açık bir basiretsizliktir” dedi.
“VERGİLERLE YAPILAN BİNALARLA ÖVÜNMEK KABUL EDİLEMEZ”
İktidarın, vatandaşlardan toplanan vergilerle yapılan konutlar üzerinden övgü devşirmesini de eleştiren Kavuncu, “Bu binalar milletin parasıyla yapıldı. Bakanların görevi zaten bunu yapmak. Öte yandan ihmaller konuşulunca rahatsız olunuyor. Bu yaklaşım kabul edilemez” ifadelerini kullandı.
Çevre ve Şehircilik Bakanı’na yönelik övgülere tepki gösteren Kavuncu, depremde on binlerce insan hayatını kaybetmişken bu tür söylemlerin toplumsal vicdanı yaraladığını söyledi.
GSM OPERATÖRLERİ VE KIZILAY TEPKİSİ
Deprem sırasında yaşanan iletişim sorunlarına da dikkat çeken Kavuncu, GSM operatörlerinin sorumluluk almadığını savundu. Kızılay’ın çadır satmasını “skandal” olarak nitelendiren Kavuncu, kriz anlarında kurumların ticari refleksle değil, kamusal sorumlulukla hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
“İSTANBUL İÇİN CİDDİ BİR HAZIRLIK YOK”
Olası büyük İstanbul depremine ilişkin uyarılarda bulunan Kavuncu, kentte en az 2,5–3 milyon insanın hayati risk altında olduğunu söyledi. Kentsel dönüşüm, afet sonrası koordinasyon ve toplanma alanları konusunda somut bir plan bulunmadığını belirten Kavuncu, siyasi çekişmeler nedeniyle dönüşüm projelerinin dahi tıkandığını ifade etti.
Kiptaş’ın kamu bankalarından kredi alamadığını hatırlatan Kavuncu, “Bu mesele partiler üstüdür. Siyasi rekabet uğruna milyonlarca insanın hayatı riske atılamaz” dedi.
Konuşmasının sonunda deprem meselesinin bir beka sorunu olduğunu vurgulayan Kavuncu, “Komisyon raporları raflarda beklerken başka gündemlerle vakit harcanıyor. Oysa on binlerce insanı kaybettik. Bu ülkenin önceliği deprem güvenliği olmalıdır” çağrısında bulundu.


