Türkiye’de koruyucu sağlık hizmetlerinin önemli başlıklarından biri olan aile planlamasında yaşanan malzeme ve personel eksiklikleri tartışma konusu oldu. Birlik ve Dayanışma Sendikası tarafından 245 Aile Sağlığı Merkezi çalışanının katılımıyla hazırlanan araştırma, birinci basamakta ücretsiz doğum kontrol yöntemlerine erişimde dikkat çekici bir tablo ortaya koydu.
Çalışmaya katılan ASM çalışanlarının yüzde 81,6’sı, merkezlere başvuran kişilerin ücretsiz korunma yöntemi sağlanmadığında korunamayacak durumda olduğunu belirtti. Buna karşın ASM’lerin yüzde 89,7’sine son bir yıl içerisinde rahim içi araç (RİA) tedarik edilmediği bildirildi.

RİA UYGULAMALARINDA DİKKAT ÇEKEN DÜŞÜŞ
Araştırmanın sonuçları, sorunun yalnızca malzeme tedarikiyle sınırlı olmadığını da ortaya koydu. Rapora göre ASM’lerin yüzde 40’ında RİA uygulaması için uygun dezenfeksiyon ortamı bulunmuyor.
Bunun yanında merkezlerin yüzde 71’inde RİA uygulama sertifikasına sahip sağlık çalışanının olmadığı belirtildi. Malzeme, personel ve fiziki koşullardaki eksikliklerin birleşmesi sonucunda ise son bir yıl içerisinde ASM’lerin yüzde 96,7’sinde hiç RİA uygulanmadığı kaydedildi.
RİA dışında aylık doğum kontrol iğneleri ve doğum kontrol haplarının temininde de ciddi aksaklıklar yaşandığı ifade edildi.
ÜCRETSİZ YÖNTEMLERE ERİŞİMDEKİ SORUNLAR BÜYÜYOR
Araştırmada ortaya çıkan tabloya göre aile planlaması hizmetlerinde danışmanlık ile uygulama arasında önemli bir fark oluştu. ASM’lere başvuran ve ücretsiz yöntemlere ihtiyaç duyan kişilerin bir bölümünün, malzeme bulunmaması nedeniyle korunma yöntemlerine ulaşamadığı belirtildi.
Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, aile planlamasının yalnızca danışmanlık hizmetiyle sınırlı kalmasının ciddi bir sorun olduğunu savundu.
Mehlepçi, özellikle düşük ve orta gelir grubundaki yurttaşların ücretsiz yöntemlere erişiminin kritik olduğunu belirterek, ASM’lerde doğum kontrol malzemelerinin bulunmamasının aile planlaması hizmetlerini doğrudan etkilediğini ifade etti.

KADIN SAĞLIĞI AÇISINDAN RİSK UYARISI
Ücretsiz korunma yöntemlerine erişimde yaşanan sorunların istenmeyen gebelikler açısından da sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekildi.
Dr. Mehlepçi, ücretsiz yöntemlere ulaşamayan kişilerin istenmeyen gebeliklerle karşı karşıya kalabileceğini ve bazı kişilerin güvenli olmayan koşullarda gebelik sonlandırma yöntemlerine yönelme riski bulunduğunu belirtti.
Bu durumun kadın sağlığı açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade eden Mehlepçi, güvenli aile planlaması hizmetlerinin anne ölümlerinin önlenmesi açısından da önemli olduğunu vurguladı.
DOĞUM KONTROL MALZEMELERİNDE FİYAT ARTIŞI DİKKAT ÇEKTİ
Raporda ayrıca ücretsiz aile planlaması yöntemlerine erişimin yanı sıra doğum kontrol ürünlerinin fiyatlarındaki artışa da dikkat çekildi.
Mehlepçi, bazı doğum kontrol ürünlerinin fiyatlarında son yıllarda ciddi yükselişler yaşandığını belirterek, kamunun geri ödeme kapsamından çıkarılan üreme sağlığı ürünlerinin özel sektörde yüksek fiyatlarla satılmasının erişim sorununu daha da büyüttüğünü savundu.
Mehlepçi'nin verdiği örneğe göre, sık kullanılan bir doğum kontrol hapının fiyatı 19 Şubat 2022'de 31,51 liradan bugün 446,52 lira seviyesine, ertesi gün hapının fiyatı ise 19 Şubat 2018'de 66,53 liradan 910,24 lira seviyesine yükseldi.
ASM’LERDE MALZEME VE PERSONEL EKSİKLİĞİ ÖNE ÇIKIYOR
Araştırmada aile planlaması hizmetlerindeki aksaklıkların birden fazla nedenden kaynaklandığı belirtildi. Malzeme tedarikindeki sorunların yanı sıra sertifikalı sağlık çalışanı eksikliği, uygun fiziki ortam bulunmaması ve artan iş yükünün hizmetlerin sunumunu zorlaştırdığı ifade edildi.
Dr. Mehlepçi, Sağlık Bakanlığı tarafından malzemelerin yalnızca talep edilmesi halinde gönderilmesinin sahadaki ihtiyacı karşılamadığını savunurken, düzenli ve sistematik tedarik yapılması gerektiğini belirtti.
Ortaya çıkan veriler, aile planlaması hizmetlerinin birinci basamak sağlık kuruluşlarında yalnızca danışmanlık boyutunda kalmaması ve ücretsiz korunma yöntemlerinin ihtiyaç duyan yurttaşlara düzenli şekilde ulaştırılması gerektiğine ilişkin tartışmayı yeniden gündeme taşıdı.




