Türkiye'de son yıllarda genç nüfusun eğitim, iş ve yaşam koşulları nedeniyle köylerden büyükşehirlere göç etmesi, yalnızca kırsal yaşamı değil, ormanların geleceğini de etkiliyor. Orman köylerinde yaşayan gençlerin azalmasıyla birlikte, yangınlara erken müdahale, kaçak kesimlerin tespiti ve orman bakım çalışmaları gibi birçok alanda önemli boşluklar oluşuyor.
“GENÇLERİN KÖYDE KALMASI İÇİN NASİHAT YETMEZ!”
Peki, genç nüfusun köylerden göç etmesi orman yönetimini nasıl etkiliyor? ÖZ ORMAN İŞ Sendikası Genel Başkan Settar Aslan, Türkinform’dan Beyza Coşkun’a özel yaptığı açıklamada “Genç nüfusun köylerden göç etmesi orman yönetimini doğrudan etkiliyor. Çünkü orman köylerinde nüfus yaşlandıkça ormanla ilişkili üretim, bakım ve koruma faaliyetleri zayıflıyor. Yangın anında ilk müdahale edecek, araziyi tanıyan, patikayı bilen, su kaynağını bilen insan sayısı azalıyor. Gençlerin köyde kalabilmesi için sadece nasihat yetmez; gelir, istihdam, sosyal imkân ve gelecek umudu gerekir. Orman köylerinde hayat güçlenirse hem göç azalır hem ormanlarımız daha güçlü korunur” değerlendirmesinde bulundu.

YANGINLARA İLK MÜDAHALEDE KRİTİK ROL OYNUYORLAR
Orman köylüleri, yıllardır yangınların ilk fark edildiği ve ilk müdahalenin yapıldığı en önemli güçlerden biri olarak görülüyor. Ancak genç nüfusun köylerden ayrılmasıyla birlikte bu doğal gözetim ağı giderek zayıflıyor. Uzmanlar, özellikle yaz aylarında orman köylerindeki nüfusun azalmasının yangın riskini artırabileceğini ifade ediyor.
BAKIM ÇALIŞMALARI DA ZORLAŞIYOR
Genç iş gücünün azalması; orman temizliği, yangın emniyet şeritlerinin açılması ve ağaçlandırma gibi çalışmaların yürütülmesini de güçleştiriyor. Bu durum, hem orman ekosisteminin korunmasını hem de sürdürülebilir ormancılık faaliyetlerini olumsuz etkiliyor.
UZMANLARDAN KIRSALI GÜÇLENDİRME ÇAĞRISI
Uzmanlar, gençlerin kırsalda kalmasını teşvik edecek istihdam projeleri, tarım ve ormancılık destekleri ile kırsal kalkınma politikalarının güçlendirilmesinin hem köylerin geleceği hem de ormanların korunması açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor. Ormanların korunmasının yalnızca resmi kurumların değil, bölgede yaşayan insanların da aktif katılımıyla mümkün olduğu vurgulanıyor.




