ABD ile İran arasındaki askeri gerilim sürerken Washington yönetiminin perde arkasında yeni bir müzakere süreci başlatmak için harekete geçtiği iddia edildi. The Washington Post yazarı David Ignatius'un ABD'li bir yetkiliye dayandırdığı haberine göre, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai'ye geçen hafta doğrudan mektup gönderdi. Yeni bir çatışmanın önüne geçilmesini hedefleyen diplomatik girişimde olası görüşme adresleri arasında İstanbul da yer aldı.

WASHINGTON'DAN TAHRAN'A DOĞRUDAN MESAJ
David Ignatius'un aktardığı bilgilere göre Vance, mektubunda iki ülkenin müzakerelerde kendi ulusal çıkarlarını ön planda tutması gerektiğini vurguladı. Washington'ın temel hedefinin İran'ın nükleer silah elde etmesini önlemek olduğu belirtilirken, Tahran'ın öncelikleri arasında savaş ve yaptırımlar nedeniyle zarar gören ekonominin yeniden inşası ile ülkenin egemenliğinin korunmasının bulunduğu ifade edildi. Vance'in İran yönetiminden nükleer konuları görüşmek üzere yetkili temsilciler belirlemesini istediği de öne sürüldü.
ABD yönetiminin yeni diplomatik girişimde Muhsin Rızai'yi kilit isim olarak değerlendirdiği belirtildi. ABD basınında yer alan haberde, "Washington, İran Devrim Muhafızları Ordusunun eski komutanlarından olan Rezayi'nin, Tahran yönetiminde nükleer anlaşmaya yönelik uzlaşma sağlayabilecek en etkili isimlerden biri olduğunu değerlendiriyor. ABD istihbaratı da Rezayi'nin İran'ın dini lideri Mücteba Hamaney ile düzenli temas halinde olduğuna inanıyor." ifadelerine yer verildi. Vance'in mektubunun gönderilmesinin ardından iki ismin yeniden iletişim kurduğu da iddia edildi.
MASADAKİ ADRESLER: İSTANBUL VE DOHA
Washington ile Tahran arasında yeni bir görüşme ihtimali gündeme gelirken müzakerelerin nerede yapılacağı da netleşmeye başladı. The Washington Post, görüşmelere yakın bir ABD'li yetkilinin olası buluşma için İstanbul veya Doha'yı işaret ettiğini yazdı. Böylece Türkiye'nin diplomatik merkezlerinden İstanbul, ABD-İran hattındaki olası yeni müzakere sürecinin adreslerinden biri olarak öne çıktı.

İSLAMABAD'DAKİ GÖRÜŞMELER SONUÇ VERMEMİŞTİ
JD Vance, İran ile diplomatik temaslarda daha önce de doğrudan rol üstlenmişti. Nisan ayında Pakistan'ın başkenti İslamabad'da İran Parlamentosu Başkanı Muhammed Bakır Galibaf ile bir araya gelen Vance'in, bağlayıcı bir nükleer anlaşma karşılığında ABD yaptırımlarının kaldırılmasını ve iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesini önerdiği öne sürülmüştü. Trump yönetimi söz konusu ekonomik açılımı "altın köprü" olarak tanımlamıştı. Ancak Galibaf'ın bu öneriyi Tahran'da kabul ettiremediği, iki ülke arasında imzalanan sınırlı mutabakatın da Hürmüz Boğazı'nda yeniden başlayan çatışmalar nedeniyle sonuçsuz kaldığı aktarıldı.
İRAN EKONOMİSİNDEKİ KRİZ BELİRLEYİCİ OLABİLİR
ABD istihbaratının İslamabad görüşmelerinin ardından Muhsin Rızai'nin İran yönetimindeki etkisine daha fazla odaklandığı belirtildi. Devrim Muhafızları içindeki eski bağlantıları sayesinde güçlü bir konuma sahip olduğu ifade edilen Rızai'nin, Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyini kendisine yakın isimlerle yeniden yapılandırdığı da ileri sürüldü. İran ekonomisinin savaş ve yaptırımlar nedeniyle yaşadığı kayıpların, olası bir anlaşma sürecinde Tahran'ın hesaplarını etkileyebileceği değerlendiriliyor. ABD basını, Katarlı temsilcilerin Muhsin Rızai ve diğer üst düzey İranlı yetkililerle düzenli görüşmeler gerçekleştirdiğini yazdı. İran yönetiminin Vance tarafından gönderilen doğrudan mektubu olumlu bir diplomatik işaret olarak değerlendirdiği öne sürülse de Tahran'ın nükleer programına ilişkin tutumunda henüz bir değişiklik olmadığı belirtildi.

The Washington Post, Beyaz Saray'ın İran ile yeni bir savaşa girilmeden önce anlaşmaya varılması için zamanın daraldığı görüşünde olduğunu aktardı. Gazetenin yazarı David Ignatius, uzun yıllardır ABD ve İsrail'e karşı sert tutumuyla tanınan Muhsin Rızai'nin olası bir anlaşmadaki rolüne dikkat çekerek, "Amerika ile bir anlaşma yapma gücüne sahip, ancak bu şaşırtıcı bir rota değişikliği anlamına gelecektir" değerlendirmesinde bulundu. Ignatius, Vance'in diplomatik girişiminin Washington'daki siyasi konumunu güçlendirebileceğine de işaret etti. ABD'li yazar, girişimin önemini şu sözlerle değerlendirdi:
"Beyaz Saray için siyasi faydası ne olursa olsun bu girişim, bir başka savaş dalgasına karşı iyi bir alternatif."



