Ankara’nın Beypazarı ilçesine bağlı Hırkatepe Mahallesi’nde bulunan Çayırhan Kömür İşletmeleri’ndeki maden ocağında saat 18.00 sıralarında tavan çökmesi meydana geldi. İhbar üzerine bölgeye jandarma, emniyet, itfaiye, AFAD, UMKE ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Göçükte maden işçilerinden Erdi Kahveci hayatını kaybetti. Kazada 12 işçi yaralanırken, çeşitli nedenlerle 8 kişinin de olaydan etkilendiği bildirildi. Yaralı işçiler Beypazarı ve Ankara’daki hastanelere kaldırıldı. Tedavileri devam eden yaralılardan 2’sinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.

Olayla ilgili Beypazarı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılırken, maden sahasında sorumlu olduğu belirtilen 9 şüpheli jandarma ekiplerince gözaltına alındı. Hayatını kaybeden Erdi Kahveci’nin cenazesinin ise memleketi Bartın’da toprağa verileceği belirtildi.

Beypazarı 2-1

Yaşanan göçüğün ardından gözler, maden ocaklarında iş güvenliği tedbirlerinin yeterliliğine ve benzer kazaların önlenip önlenemeyeceğine çevrildi. A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Erdem Yel, konuya ilişkin Türkinform’a açıklamalarda bulundu.

“İŞ KAZALARI NEDEN ARTIYOR?”

Erdem Yel, Türkiye’de özellikle maden ve inşaat sektörlerinde yaşanan iş kazalarının önemli bir sorun olmaya devam ettiğini belirterek, kazaların nedenlerinin yalnızca “kader” veya “kaçınılmaz risk” olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

İş güvenliği kültürünün ve bilincinin zaman içerisinde daha ileriye taşınması gerekirken bazı alanlarda bunun tersine bir tablo ortaya çıktığını ifade eden Yel, denetim eksikliği, planlama ve yönetim sorunları ile alınması gereken tedbirlerin uygulanmamasının kazalarda önemli rol oynadığını belirtti. Yel, özellikle maden ve inşaat sektörlerinin yüksek riskli çalışma alanları olduğuna dikkat çekerek, burada alınması gereken önlemlerin kazaların meydana gelmesinden sonra değil, kaza gerçekleşmeden önce uygulanması gerektiğini vurguladı.

“GÖÇÜKLERİN ÖNLENMESİ İÇİN GEREKEN ÖNLEMLER ZOR DEĞİL”

Madenlerde göçük meydana gelmemesi için alınması gereken tedbirlerin teknik açıdan belirli standartlara sahip olduğunu belirten Yel, asıl problemin çoğu zaman bu tedbirlerin uygulanması ve sürdürülebilir şekilde denetlenmesi olduğunu söyledi. Yel, kazaların önlenebilmesi için öncelikle bilinçli planlama ve etkin yönetim gerektiğini ifade ederek, risklerin önceden belirlenmesi ve çalışma sürecinin bu risklere göre yürütülmesi gerektiğini kaydetti.

Maden-6

“TAHKİMAT VAKİT KAYBETMEDEN YAPILMALI”

Maden ocaklarında göçük riskinin azaltılması için en önemli unsurlardan birinin tahkimat olduğunu belirten Yel, kazı yapılan alanların kaya yapısına uygun şekilde desteklenmesi gerektiğini söyledi. Yel sözlerini şöyle sürdürdü;

“Kazı yapılan alanlar, yani tavan ve yanlar, kaya yapısına uygun çelik, budaksız ahşap veya beton tahkimat sistemleriyle vakit kaybetmeden sağlamlaştırılmalıdır. Bu çalışmaların projelendirme aşamasında belirlenmesi ve çalışmaların bu doğrultuda ilerlemesi gerekir”

Tahkimatın yalnızca kaza sonrasında değil, kazı faaliyetinin her aşamasında planlı şekilde uygulanmasının hayati önem taşıdığını belirten Yel, maden sahasındaki jeolojik koşulların da sürekli takip edilmesi gerektiğini söyledi.

“JEOTEKNİK KONTROLLER SÜREKLİ YAPILMALI”

Maden sahalarında kaya yapısı, zemin hareketleri ve oluşabilecek gerilmelerin uzman mühendisler tarafından sürekli takip edilmesi gerektiğine dikkat çeken Yel, sürekli jeoteknik kontrolün göçük risklerinin önceden tespit edilmesi açısından kritik olduğunu ifade etti.

Yel, maden sahasının statik ve dinamik koşullarının çalışma boyunca değişebileceğini belirterek, risk değerlendirmelerinin yalnızca belirli dönemlerde yapılan rutin işlemler olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.

“ERKEN UYARI SİSTEMLERİ KURULMALI”

Yel’in dikkat çektiği bir diğer konu ise erken uyarı ve dinamik izleme sistemleri oldu. Olası kayma, hareket ve çökmelerin önceden tespit edilebilmesi için sensör ve dinamik izleme sistemlerinin kullanılmasının önemine değinen Yel, “Olası kayma ve çökmeleri önceden haber veren dinamik izleme ve sensör sistemleri kurulmalıdır. Bu sistem ne yazık ki çoğu işletmemizde bulunmamaktadır” dedi.

Bu tür sistemlerin, çalışanların tehlikeli bölgeden zamanında uzaklaştırılması ve acil durum planlarının devreye sokulması açısından önemli bir güvenlik katmanı oluşturabileceğini belirtti.

“EĞİTİM VE TATBİKATLAR DÜZENLİ OLARAK YENİLENMELİ”

İş güvenliğinin yalnızca teknik tedbirlerden ibaret olmadığını belirten Yel, çalışanların da olası tehlikelere karşı sürekli eğitilmesi gerektiğini söyledi. Maden işçilerinin tavan taşlarının oluşturabileceği ses ve hareketleri, olası tehlike işaretlerini ve acil durumda hangi güzergahları kullanmaları gerektiğini bilmelerinin hayati önem taşıdığını ifade eden Yel, eğitimlerin yalnızca işe girişte verilen tek seferlik bilgilendirmeler şeklinde kalmaması gerektiğini belirtti.

Yel, eğitim ve tatbikatların düzenli şekilde tekrarlanmasının, çalışanların acil durumlarda daha hızlı ve doğru hareket edebilmesine katkı sağlayacağını söyledi.

Maden 3

Giresun’da “helikopter düştü” ihbarı: Ekipler bölgede!
Giresun’da “helikopter düştü” ihbarı: Ekipler bölgede!
İçeriği Görüntüle

GÖÇÜK ANINDA NE YAPILMALI?

Bir göçük meydana geldiğinde ise ilk aşamada hızlı ve güvenli tahliyenin önemine dikkat çeken Yel, riskli bölgede bulunan çalışanların güvenli kaçış yollarını kullanarak tehlikeli alandan uzaklaştırılması gerektiğini belirtti. Göçük nedeniyle mahsur kalan işçilerin bulunması halinde ise maden içindeki acil durum eylem planının derhal devreye alınması gerektiğini ifade eden Yel, tahlisiye ve arama-kurtarma ekiplerinin hızlı şekilde yönlendirilmesinin önemini vurguladı.

Mahsur kalan işçilerin bulunabileceği bölgelere temiz hava ulaştırılmasının da hayati önem taşıdığını belirten Yel, hava desteğinin kurtarma operasyonlarının önemli unsurlarından biri olduğunu kaydetti.

“KAZALAR BAŞLAMADAN DURDURULMALI”

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile birlikte proaktif, yani kazayı meydana gelmeden önce önlemeye dayalı bir yaklaşımın esas alınması gerektiğini belirten Yel, iş güvenliğinde asıl hedefin kazanın gerçekleşmesini beklemek değil, riski önceden ortadan kaldırmak olduğunu söyledi.

Yel, iş güvenliği alanında standartların ve denetim mekanizmalarının sürekli geliştirilmesi gerektiğini belirterek, hedefin iş kazalarını mümkün olan en düşük seviyeye, hatta sıfır düzeyine indirmek olması gerektiğini ifade etti.

Maden 2

“ÖNLEMEK ÖDEMEKTEN UCUZDUR”

Maden kazalarının ardından yalnızca olayın sonuçlarının değil, kazaya yol açabilecek süreçlerin de kapsamlı şekilde incelenmesi gerektiğini vurgulayan Yel, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

“Yazılacak ve söylenecek çok söz var ancak yazımı burada son bir sözle tamamlamak istiyorum: Önlemek ödemekten ucuzdur, insan hayatı bu kadar ucuz olmamalıdır.”

Yel ayrıca iş güvenliği uzmanlarının işletmeler açısından önemli bir rehber görevi üstlendiğini, ancak iş güvenliği konusunda asıl sorumluluğun işveren ve yöneticilerde olduğunu belirterek, “İSG uzmanları bir rehberdir. İşverenler ve yöneticiler bir işletmede birinci sorumludur” dedi.

Muhabir: Sümeyye Aksu