Gündem

Maduro operasyonu sonrası gözler Erdoğan’a çevrildi! Selvi’den iddialara cevap geldi

ABD’nin Maduro operasyonu sonrası “Erdoğan sessiz kaldı” eleştirilerine Abdülkadir Selvi’den dikkat çeken açıklamalar geldi.

ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu yakalayarak ABD’ye götürmesi dünya gündemini sarstı. Türkiye’de tartışmaların odağı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tutumu oldu. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “Erdoğan sessiz kaldı” çıkışı siyasette yeni bir polemiğin fitilini ateşlerken, Hürriyet yazarı Abdülkadir Selvi konuya ilişkin kapsamlı bir değerlendirme kaleme aldı. Selvi, Erdoğan’ın suskunlukla değil, devlet sorumluluğuyla hareket ettiğini savundu.

“TRUMP’A DEĞİL ERDOĞAN’A YÜKLENDİ” ELEŞTİRİSİ

Selvi, Özgür Özel’in Maduro krizinde ABD Başkanı Donald Trump’ı değil, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef almasını sert sözlerle eleştirdi. Yazıda, “kardeşlik” söylemiyle “düşmanlık” dilinin aynı anda kullanılamayacağı vurgulanırken, Özel’in kendi söylemiyle çeliştiği ifade edildi.

ABD’nin Venezuela’da meşru bir lideri darbe yöntemiyle kaçırmasına rağmen Özel’in Trump’a tek kelime etmemesi, Selvi’ye göre dikkat çekici bir çelişkiydi. Selvi, Özel’in Erdoğan’ın Trump’tan korktuğu iddiasını da “gerçek dışı” olarak niteledi.

“ERDOĞAN CESARETİNİ DEFALARCA KANITLADI”

Selvi yazısında, Erdoğan’ın geçmişteki kritik çıkışlarını hatırlatarak “cesaret” vurgusunu öne çıkardı. 15 Temmuz darbe girişiminde tanklara ve savaş uçaklarına karşı milletle birlikte direnen, askeri vesayeti gerileten ve darbecilerden hesap soran bir lider profiline dikkat çekildi.

Davos’ta İsrail Başbakanı Şimon Peres’e yönelik “One minute” çıkışı, ABD Başkanı Biden’a karşı “O Biden ise ben de Erdoğan’ım” sözleri örnek gösterilerek, Erdoğan’ın Batılı liderlerden çekinen bir siyasetçi olmadığı savunuldu.

DEVLET AKLI VE ZAMANLAMA VURGUSU

Selvi’ye göre muhalefette konuşmak kolaydı; ancak iktidarda olmanın sorumluluğu çok daha ağırdı. Erdoğan’ın omuzlarında sadece siyasi değil, devletin bekası ve milletin menfaatleri vardı.

Yazıda, cesaretin aynı zamanda akıllı olmayı ve doğru zamanda doğru adımı atmayı gerektirdiği belirtildi. “Arabayı atın önüne koymamak gerekir” ifadesiyle, dış politikada hamlelerin zamanlamasının hayati önemde olduğu vurgulandı.

TRUMP GÖRÜŞMESİ ÖNCESİ KRİTİK BAŞLIKLAR

Selvi, Erdoğan’ın Trump ile yapacağı görüşmenin Türkiye açısından son derece kritik olduğuna dikkat çekti. Masada yer alan başlıklar arasında:

CAATSA yaptırımlarının kaldırılması

F-16 ve F-35 savaş uçakları

Halkbank davası

SDG’nin Suriye ordusuna entegrasyonu

PKK ve “Terörsüz Türkiye” süreci yer aldı.

Bu konuların tamamının Türkiye’nin doğrudan güvenliği ve geleceğiyle ilgili olduğu vurgulandı.

ERDOĞAN–TRUMP İLİŞKİSİ NEDEN ÖNEMLİ?

Selvi’ye göre Erdoğan ile Trump arasındaki diyalog Türkiye’nin lehineydi. “PKK demek ABD demek, SDG demek ABD demek” ifadeleriyle Washington hattının Ankara açısından hayati olduğu vurgulandı.

Özgür Özel’in bu ilişkiyi bozmayı hedeflediği ileri sürülürken, Selvi bunu “fitne siyaseti” olarak tanımladı. Erdoğan’ın Türkiye’nin menfaatlerini kişisel siyasi kazançların önünde tuttuğu savunuldu.

“EYYY TRUMP” DEMEK OY GETİRİR AMA ÜLKEYE ZARAR VERİR

Yazıda dikkat çeken bir diğer nokta ise popülizm eleştirisi oldu. Selvi, Erdoğan’ın isterse sert söylemlerle iç politikada oyunu artırabileceğini ancak bunun ülkeye zarar vereceğini ifade etti.

Trump’la ilişkilerin bozulmasının Türkiye’ye hiçbir kazanım sağlamayacağı, aksine savunma ve güvenlik alanında ciddi kayıplara yol açacağı belirtildi.

MADURO’YA DESTEK AMA DOĞRU ZAMANDA

Selvi, Erdoğan’ın Maduro’ya tamamen sessiz kalmadığını da hatırlattı. Gerilimin tırmandığı dönemde Erdoğan’ın Maduro’yu telefonla arayarak destek verdiği ve yapabileceği bir şey olup olmadığını sorduğu aktarıldı.

Maduro’nun bir uyuşturucu baronu gibi yatağından alınarak ABD’ye götürülmesi “korsanlık” olarak nitelendirilirken, Erdoğan’ın bu durumu asla kabul edilemez bulduğu vurgulandı.

“AMERİKAN KORSANLARI” VE KÜRESEL TEHLİKE

Yazının son bölümünde ABD’nin Maduro operasyonunun küresel düzeni tehdit ettiği savunuldu. Netanyahu’nun ABD’de ağırlanmasına karşın Maduro’nun pijamalı, kelepçeli fotoğraflarının servis edilmesi “kovboy şovu” olarak tanımlandı.

Selvi, bunun tehlikeli bir emsal oluşturduğunu, benzer yöntemlerin Rusya, Çin gibi ülkeler tarafından da uygulanabileceği uyarısında bulundu.

İHANET İDDİASI VE NORİEGA BENZETMESİ

Maduro’nun yakalanmasında Venezuela ordusu içinden ihanet olduğu iddiası da yazıda yer aldı. Operasyonun aylar öncesinden planlandığı, bazı askerlerin ABD ile işbirliği yaptığı ileri sürüldü.

Selvi, bu operasyonu ABD’nin Panama’da Noriega’ya yaptığı müdahaleye benzeterek, “ABD getirdi, CIA götürdü” ifadesini kullandı.