Ormanlık alanlara yakın bölgelerde yapılan konut ve site projeleri, hem doğayla iç içe yaşam açısından avantajlar sunuyor hem de özellikle yangın riski nedeniyle önemli tartışmaları beraberinde getiriyor. Mimar Melek Gizem Ünsal, Türkinform Muhabiri Almila Kerküklü’ye verdiği özel röportajda, ormana yakın yapılaşmanın mimari açıdan nasıl ele alınması gerektiğini, yangına karşı alınabilecek önlemleri ve doğaya zarar vermeden yaşam alanı oluşturmanın önemini değerlendirdi.
YANGIN RİSKİ TASARIM AŞAMASINDA HESABA KATILMALI
Yangının yalnızca ormana yakın yapılarda değil, herhangi bir yapının içerisinde de başlayabileceğine dikkat çeken Ünsal, bu nedenle yangın güvenliğinin belirli bölgelerle sınırlı bir konu olmadığını ifade etti. Yapının kullanım amacı, kullanıcı sayısı, çevresel koşulları ve olası tahliye senaryolarının proje aşamasında birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Doğru kaçış mesafelerinin oluşturulması, yangının yayılımını sınırlandırabilecek malzemelerin tercih edilmesi ve kullanıcıların güvenli biçimde yapıyı terk edebilmesini sağlayacak çözümlerin tasarımın parçası olması gerektiğini söyleyen Ünsal, afet risklerinin henüz proje masasında düşünülmesinin önemine işaret etti.
Ünsal, doğru mimari uygulamaların doğal afetlerin tüm sonuçlarını ortadan kaldıramayacağını ancak oluşabilecek zararın azaltılmasına katkı sağlayabileceğini belirterek, mimarlığın yalnızca estetik bir yapı ortaya çıkarmakla sınırlı olmadığını söyledi.
ORMANLA İÇ İÇE YAŞAM DOĞRU PLANLAMAYLA MÜMKÜN
Ormana yakın yaşam alanlarının yalnızca tehlike ve yangın riski üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Ünsal, doğayla temas halinde olan mekanların kullanıcıların yaşam kalitesi açısından önemli avantajlar sağlayabileceğini ifade etti.
Orman manzarasından yararlanan, insanların açık alanlarla doğrudan ilişki kurabildiği ve doğal çevrenin sosyal yaşamın bir parçası haline geldiği projelerin nitelikli yaşam alanları oluşturabileceğini söyleyen Ünsal, burada temel meselenin doğadan yararlanırken doğal dokunun zarar görmemesi olduğunu kaydetti.
Ünsal’a göre doğru bir proje, ormanı yapılaşmanın önünde kaldırılması gereken bir engel olarak değil, korunması gereken çevresel bir değer olarak ele almalı. Konut alanlarının doğal çevreye uyum sağlayacak şekilde tasarlanması ve yapılaşmanın mevcut ekosistem üzerindeki etkisinin mümkün olduğunca azaltılması gerektiğini belirtti.
“DOĞAYA ZARAR VERMEDEN TASARIM YAPILMALI”
Ormanlık bölgelerde gerçekleştirilen projelerde doğaya müdahalenin sınırlarının doğru belirlenmesi gerektiğini ifade eden Ünsal, yapılaşma uğruna mevcut ağaçların ve doğal dokunun tahrip edilmesinin nitelikli mimari anlayışıyla bağdaşmadığını savundu.
Türkiye’de bazı yapılaşma uygulamalarında doğal çevrenin yeterince dikkate alınmadığını belirten Ünsal, ormanı tahrip ederek veya doğal yapıyı önemli ölçüde değiştirerek oluşturulan projelerin, doğayla iç içe yaşam iddiasını da tartışmalı hale getirdiğini söyledi.
Ünsal, mimari tasarımın yalnızca binanın kendi sınırları içerisinde düşünülmemesi gerektiğini vurgulayarak, projenin bulunduğu çevreyle kurduğu ilişkinin de tasarımın önemli bir parçası olduğunu ifade etti. Kullanıcı ihtiyaçları karşılanırken çevrenin korunmasının da temel bir kriter olarak ele alınması gerektiğini kaydetti.

YANGIN ÖNCESİ HAZIRLIK EN AZ TASARIM KADAR ÖNEMLİ
Orman yangınlarında yalnızca binanın fiziksel özelliklerinin değil, yangın öncesinde yapılan hazırlıkların da sonuç üzerinde etkili olduğuna dikkat çeken Ünsal, riskli bölgelerde olası senaryolara karşı önceden planlama yapılmasının önem taşıdığını söyledi.
Yangının yapıya yaklaşması durumunda tahliye güzergahlarından kullanılan yapı malzemelerine kadar birçok unsurun kritik hale gelebileceğini belirten Ünsal, gerekli önlemlerin olay meydana geldikten sonra değil, proje ve kullanım aşamasında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Ünsal, yangın riskinin yüksek olduğu bölgelerde yapı tasarımının çevresel koşullarla birlikte ele alınması gerektiğini belirterek, yalnızca mimari projenin değil, yapıların kullanım sürecindeki bakım ve güvenlik uygulamalarının da önem taşıdığına dikkat çekti.
“MİMARLIK TÜM SENARYOLARI DÜŞÜNEREK HAYAT TASARLAMAKTIR”
Ünsal, ormana yakın konut üretiminin tek başına yanlış olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, asıl meselenin yapıların nasıl, hangi koşullarda ve ne ölçüde çevre gözetilerek tasarlandığı olduğunu ifade etti.
Doğal dokunun korunması, yangın güvenliğinin proje aşamasında ele alınması, olası tahliye senaryolarının düşünülmesi ve yapıların çevreyle uyum içerisinde planlanması gerektiğini belirten Ünsal, “Mimarlık tüm senaryoları düşünerek hayat tasarlamaktır” sözleriyle yaklaşımını özetledi.
Ünsal, her yıl yaşanan yangınların ardından yalnızca ortaya çıkan zararın konuşulması yerine, önleyici planlama ve doğayla uyumlu yapılaşma anlayışının daha fazla gündeme gelmesi gerektiğini belirtti. Doğa bilincinin artmasının mimari yaklaşımı da değiştirebileceğini ifade eden Ünsal, yaşam alanlarının yalnızca konut üretme amacıyla değil, insan güvenliği ve çevresel sürdürülebilirlik birlikte düşünülerek planlanması gerektiğini söyledi.





