Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 10 Eylül'de açıklanacak faiz kararı öncesinde finansal koşulları yakından ilgilendiren bir adım attı. Banka, 1 Mart 2026 tarihinde ara verdiği bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başladı. Böylece bankaların yüzde 37 faizli haftalık repo kanalından fonlanmasının önü açılırken, efektif fonlama maliyetinde 3 puanlık düşüş ortaya çıktı.
TCMB'DEN FONLAMA MALİYETİNDE 3 PUANLIK HAMLE
TCMB'nin bir hafta vadeli repo ihalelerini yeniden devreye almasıyla bankaların daha düşük maliyetli fonlamaya erişebilmesinin önü açıldı. Halihazırda bankaların TCMB'den gecelik fonlama maliyeti yüzde 40 seviyesinde bulunurken, bir hafta vadeli repo faizi yüzde 37 olarak uygulanıyor. Haftalık repo kanalının yeniden kullanılmasıyla efektif fonlama maliyetinin yüzde 40'tan yüzde 37'ye gerilemesi bekleniyor. Böylece politika faizinde resmi bir değişiklik yapılmadan piyasadaki fiili fonlama maliyetinde 3 puanlık düşüş meydana geldi.
PİYASALARDA "ÖRTÜLÜ FAİZ İNDİRİMİ" YORUMU
TCMB'nin kararı, politika faizinde doğrudan bir değişiklik yapılmamasına rağmen finansal koşulların gevşemesi açısından dikkat çekti. Haftalık repo kanalının yeniden açılması, bankaların daha düşük faizli kaynaktan fonlanabilmesine imkan sağlıyor. Bu nedenle karar piyasalarda "örtülü faiz indirimi" şeklinde yorumlandı. TCMB'nin temel politika aracı olarak öne çıkan bir hafta vadeli repo faizinin yüzde 37 seviyesinde bulunması, yeni fonlama yapısının efektif faiz üzerinde doğrudan etkili olmasını sağlıyor.
KARAHAN "NORMALLEŞME ADIMI" DEMİŞTİ
TCMB Başkanı Fatih Karahan, 13 Ağustos'ta gerçekleştirilen Enflasyon Raporu sunumunda bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden dönülebileceğinin sinyalini vermişti. Karahan, bu uygulamanın doğrudan bir para politikası kararı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, söz konusu değişimi "normalleşme adımı" olarak nitelendirmişti. Son kararla birlikte daha önce verilen bu mesaj hayata geçirilmiş oldu.
TCMB'nin operasyonel çerçevede attığı bu adımın ardından gözler 10 Eylül'de açıklanacak faiz kararına çevrildi. Yeni fonlama yapısının likidite koşulları ve gecelik faizler üzerindeki etkisinin piyasalar tarafından yakından izlenmesi bekleniyor. Efektif fonlama maliyetindeki 3 puanlık gerilemenin ardından yılın kalan bölümüne ilişkin faiz beklentilerinde enflasyon görünümü belirleyici olacak. Güncellenen enflasyon tahminleri ve yukarı yönlü riskler nedeniyle para politikasındaki temkinli duruşun sürdürülmesi beklenirken, enflasyondaki düşüş eğiliminin belirginleşmesi halinde yılın son çeyreğinde yeni faiz indirimlerinin gündeme gelebileceği değerlendiriliyor.




