Ekonomi

Milyonlarca çalışan ve işvereni ilgilendiren karar resmen açıklandı: Günlük 330 TL...

2026 yılı için işverenlerin çalışanlarına sağlayacağı günlük yemek ücreti istisnası KDV dahil 330 TL olarak belirlendi. Ancak uzmanlar, yüksek enflasyon karşısında bu tutarın çalışanların alım gücünü korumakta yetersiz kaldığını vurguluyor.

Milyonlarca çalışan ve işvereni ilgilendiren günlük yemek ücreti istisnası, 31 Aralık 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Gelir Vergisi Genel Tebliği ile netleşti. Buna göre, 2026 yılında işverenlerin çalışanlarına sağladığı yemek desteğinin KDV hariç tutarı 300 TL olacak. %10 KDV eklenmesiyle birlikte günlük istisna tutarı 330 TL’ye yükseldi. Ancak TÜRK-İŞ’in verilerine göre mutfak enflasyonu yıllık %43 seviyesinde bulunuyor ve yapılan %25’lik artış, çalışanların gıda karşısındaki alım gücünü hala %18 oranında geride bırakıyor.

2025 YILINDA KDV HARİÇ 240 LİRAYDI

Geçtiğimiz yıl KDV hariç 240 TL olan yemek ücreti, 2026’da 300 TL’ye yükselmiş oldu. KDV dahil edildiğinde çalışanların yemek kartına yatacak günlük tutar 330 TL olarak uygulanacak. Bu artış, nominal olarak yüksek görünse de özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde bir öğle yemeğinin maliyeti 400 TL’yi bulabiliyor. Bu durum, devletin belirlediği tavan tutarın çalışanların gerçek ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kaldığını ortaya koyuyor.

KARAR, İŞVEREN CEPHESİNDE AVANTAJ MI?

Gelir Vergisi Kanunu uyarınca, işverenler çalışanlarına sağladıkları 330 TL’ye kadar olan yemek ödemeleri için Gelir ve Damga Vergisi ödemiyor. Bu durum, işverenler için ciddi bir maliyet avantajı sağlasa da birçok işletme, bu sınırı “tavan” olarak kabul ederek çalışanına daha yüksek yemek bedeli vermekten kaçınıyor. Sonuç olarak, çalışanlar için belirlenen üst limit bir dayatma hâline gelmiş oluyor.

BELİRLENEN RAKAM, ENFLASYONUN GERİSİNDE KALDI

2026 başında İstanbul, Ankara ve İzmir’de esnaf lokantalarında tek kap yemek ve içecek maliyeti 400 TL civarında. 330 TL’lik devlet desteği, çalışanların yeterli ve sağlıklı beslenme hakkını kağıt üzerinde bırakıyor. Uzmanlar, yemek ücreti artışının resmi rakamlarla halkın gerçek yaşam maliyetleri arasında büyük bir fark olduğunu belirtiyor ve çalışanların alım gücünü korumak için ek önlemler gerektiğini vurguluyor.