Ankara’da gerçekleşen "Müttefikler Ankara'da" programında konuşan MİT Başkanı İbrahim Kalın, dünyanın stratejik rekabet ve kutuplaşma gibi değişimleri aynı anda yaşadığına dikkat çekerek NATO'nun yeni güvenlik gerçeklerine uyum sağlaması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin savunma sanayisi ve ordu kapasitesiyle İttifak'ın en önemli güçlerinden biri olduğunu belirten Kalın, NATO’da merkez-çevre ilişkisi tanımlamasını doğru bulmadıklarını ve iş birliğinin eşit bir temelde yürütülmesi gerektiğini kaydetti.
NATO'NUN YENİ GÜVENLİK GERÇEKLERİ VE BELİRSİZLİK
İbrahim Kalın, güvenliği sadece askeri bir kavram olarak görmenin imkansız olduğunu ve NATO'nun değişen stratejik güvenlik ortamına uyum sağlama sorumluluğu bulunduğunu belirtti. Dünyanın belirsizlik, stratejik rekabet ve kutuplaşma gibi süreçlerden geçtiğini dile getiren Kalın, güvenlik ve tehdit tanımlarının hibrit hale geldiğini, bu durumun da devlet ve ittifak tanımlarının yeniden değerlendirilmesini zorunlu kıldığını ifade etti. Belirsizliğin mutlaka kaos anlamına gelmediğini vurgulayan Kalın, bu durumun İttifak'a farklı düzeylerde düşünme ve daha dayanıklı olma fırsatı verdiğini söyledi.

İTTİFAK İÇİNDE EŞİTLİK VE TAMAMLAYICILIK
MİT Başkanı Kalın, son yıllarda üye devletler arasında tutarlılık ve eşitlik eksikliğinin ciddi bir iç eleştiri haline geldiğini belirterek, "Herkes güvende olmadan hiçbirimiz güvende değiliz" ilkesinin her zaman tam anlamıyla uygulanmadığına işaret etti. İttifakın "tamamlayıcılık" unsuruna dikkat çeken Kalın, hiçbir ülkenin tüm kapasitelere sahip olamayacağını, bu nedenle savunma sanayisi programları ve endüstriyel kapasitelerin ortak sorumluluk temelinde paylaşılması gerektiğini vurguladı. Caydırıcılığın, tehditler oluşmadan önleyici yeteneklere sahip olmayı gerektirdiğini dile getirdi.
TÜRKİYE'NİN STRATEJİK KONUMU VE HİYERARŞİ ELEŞTİRİSİ
Türkiye'nin dünyanın en güçlü savunma sanayilerinden birine ve en büyük ikinci ordusuna sahip olduğunu hatırlatan Kalın, ülkenin Orta Doğu'dan Orta Asya'ya, Karadeniz'den Afrika'ya kadar geniş bir coğrafyayla etkileşim kurabildiğini kaydetti. Türkiye'nin sürekli "NATO'nun güney kanadı" olarak nitelendirilmesinin anlaşılmaz olduğunu savunan Kalın, "NATO'nun bir tane merkezi vardır, o da Brüksel'dir. Bunun dışında merkez-çevre ilişkisi tanımlamasını doğru bulmuyoruz. NATO'da müttefikler arasında hiyerarşiler kurulmasını kabul etmiyoruz" şeklinde konuştu.
ANKARA ZİRVESİ'NDE ÖNE ÇIKANLAR
Türkiye'nin ev sahipliğinde iki gün sürecek olan 36. NATO Zirvesi, 32 üye ülkenin yanı sıra Asya-Pasifik ortakları ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin katılımıyla başladı. Şimdiye kadarki en kapsamlı Savunma Sanayi Forumu'na ev sahipliği yapan zirvede, Avrupa'nın savunmada liderliği üstlenmesi ve ABD'nin bölgedeki varlığının yeniden değerlendirilmesini öngören "NATO 3.0" vizyonunun inşa edilmesi temel gündem maddeleri arasında yer alıyor. Müttefiklerin savunma harcamalarını ve sanayi üretim kapasitelerini artırma taahhütlerinin beklendiği zirve, uluslararası basının en yoğun ilgi gösterdiği NATO buluşması olma özelliğini taşıyor.





