Günümüzde ilişkilerin artık eskisi gibi yürümediği, başlasa bile kısa sürede sona erdiği yönündeki düşünce giderek daha fazla dile getiriliyor.

İlk ve acil yardım nedir? Ne farkı var?
İlk ve acil yardım nedir? Ne farkı var?
İçeriği Görüntüle

Çok seçenek var algısının insanları ilişkilerde kararsız bıraktığı, bireylerin seçenekler arasında kaybolduğu ve bu durumun sevgililik halini zayıflattığı yönündeki bu yaklaşım, TÜRKINFORM muhabiri Yaren Tekin tarafından Uzman Psikolog Tuğana Akyürek’e soruldu.

Akyürek, modern ilişkilerin neden daha hızlı tüketildiği, bağlanmanın neden zorlaştığı ve duygusal temasın hangi noktalarda zayıfladığına ilişkin soruları psikolojik çerçevede yanıtladı.

Sevgililer

MODERN İLİŞKİLER NEDEN YÜRÜMÜYOR?

Soru: Günümüzde ilişkilerin daha hızlı başlayıp çabuk tüketilmesi bağlanmayı nasıl etkiliyor?
Tuğana Akyürek: Günümüzde ilişkilerde hız arttıkça derinlik azalıyor.
Bağlanma, zaman ve emek ister; ancak modern ilişkilerde sabır yerini seçenek bolluğuna bırakıyor.
“Hızlı tüketilen ilişkiler, bireylere sevilmeyi değil seçilmeyi öğretiyor.”
Bu da bağlanma korkusunu artırıyor.

Soru: Seçeneklerin çok olduğu algısı aşkı mı zayıflatıyor?
Tuğana Akyürek: Sorun seçeneklerin çok olması değil; bağlanmaya verilen değerin azalmasıdır.
Sürekli daha iyisini arayan birey, elindekine yatırım yapamaz.
Aşk, seçenekler az olduğu için değil; vazgeçmemeyi seçtiğimiz için güçlenir.

Soru: İlişkinin bir alışkanlık mı yoksa aşk mı olduğunu gösteren işaretler var mıdır?
Tuğana Akyürek: Evet, vardır.
Alışkanlık ilişkilerinde taraflar daha çok konforu ve düzeni korumaya çalışır. Aşkın olduğu ilişkilerde ise merak, ilgi ve duygusal temas devam eder.
Zorlanıldığında “kaçmak” yerine “anlamaya çalışmak” varsa, orada bağ hâlâ canlıdır.
Aşk, her şey yolundayken değil; zorlaştığında da ilişkide kalabilmektir.

Soru: Sorun çıktığında tamir etmeye çalışmak ile kolay vazgeçmek neyi gösterir?
Tuğana Akyürek: Tamir etmeye çalışan bireyler duygusal olgunluk ve bağ kurma kapasitesine sahiptir.
Kolay vazgeçme ise çoğu zaman kaçınmacı bağlanmanın göstergesidir.
“İlişkilerde kalabilmek, her zaman sevginin değil; duygusal dayanıklılığın işaretidir.”

Soru: Duygusal güven ilişkilerde nasıl oluşur?
Tuğana Akyürek: Duygusal güven; partnerin öngörülebilir, tutarlı ve yargılamayan bir tutum sergilemesiyle oluşur.
Birey, duygularını ifade ettiğinde küçümsenmeyeceğini, cezalandırılmayacağını bildiği noktada güvende hisseder.
“Duygusal güven, ‘bunu söylersem sorun olur mu?’ sorusunun ortadan kalktığı yerdir.”
Güven bir söz değil, tekrar eden davranışların toplamıdır.

Soru: Partnerin ihtiyaçlarını fark etmek ilişkiyi nasıl etkiler?
Tuğana Akyürek: Partnerin duygusal ihtiyaçlarını fark etmek, ilişkide görülme ve önemsenme duygusunu güçlendirir.
İhtiyaçları fark edilmeyen birey, zamanla “yalnızca var olan” ama ilişkide aktif olmayan bir konuma düşer.
“İlişkiler sevgi eksikliğinden değil, ihtiyaçların görülmemesinden yıpranır.”
Bu farkındalık, çatışmaları azaltır ve bağlanmayı derinleştirir.

Soru: Partnerimizin sevgi dilini nasıl anlarız, anladıktan sonra ne yapmalıyız?
Tuğana Akyürek: Partnerimizin sevgiyi nasıl ifade ettiğine ve hangi durumlarda kırıldığına bakmak, sevgi dilini anlamanın en net yoludur.
Kimi için ilgi, kimi için temas, kimi için sözler ön plandadır.
Sevgi, bizim vermek istediğimiz şekilde değil; partnerin alabileceği şekilde verildiğinde ilişkiyi besler.
Anladıktan sonra yapılması gereken şey, bunu bilinçli olarak ilişkiye taşımaktır.

Soru: İlişkisinde değer görmeyen bireyler nasıl tepkiler verir?
Tuğana Akyürek: İlişkisinde değer görmediğini hisseden bireyler zamanla iki temel tepki örüntüsü geliştirir: ya aşırı uyumlanır ya da duygusal olarak geri çekilir.
Bazı bireyler sevilmek ve kaybetmemek adına kendi sınırlarını ihlal ederken, bazıları ise incinmemek için duygularını kapatmayı seçer.
“Değer görmeyen birey bağırarak değil, sessizleşerek uzaklaşır.”
Bu süreç uzun vadede özsaygı kaybı, ilişkide kronik huzursuzluk ve pasif-agresif davranışlara zemin hazırlar.

Soru: Duygusal farkındalığı yüksek bireyler ilişkide nasıl davranır?
Tuğana Akyürek: Duygusal farkındalığı yüksek bireyler, hissettiklerini bastırmak yerine anlamaya çalışır.
Kendi duygularının sorumluluğunu alır, partnerini suçlamadan ifade eder.
Tartışmalarda haklı çıkmaya değil, ilişkiyi onarmaya odaklanırlar.
Duygusal farkındalık, ‘ben ne hissediyorum ve bu neden oluyor?’ sorusunu sorabilmektir.

Muhabir: YAREN TEKİN