Japonya’nın Osaka bölgesinde yaklaşık 30 yıl önce toplanan kaya örnekleri, yeniden incelendiğinde dikkat çekici fosil kalıntılarını ortaya çıkardı. Araştırmacılar, yıllardır Kishiwada Doğa Tarihi Müzesi koleksiyonunda bulunan kaya parçalarını yeniden değerlendirdi.
Çalışmada, Geç Kretase Dönemi’nde yaklaşık 98 ila 66 milyon yıl önce okyanuslarda yaşayan, mosasaur olarak bilinen büyük deniz sürüngenlerine ait dört kemik tespit edildi. Bulgular arasında özellikle premaksilla (ön üst çene kemiği) öne çıktı. Araştırmacılar, bunun Japonya’da bir mosasaur fosilinde doğrulanan ilk premaksilla olduğunu belirtiyor.
FOSİLLERDE SIRA DIŞI ÖZELLİKLER BULUNDU
Araştırmacılar, kafatasının tabanında bulunan basisfenoid (sfenoid kemiğin taban bölümü) kemiğini de ayrıntılı olarak inceledi. Kemikte yana doğru uzanan kısa, boynuz benzeri çıkıntılar tespit edildi.

Ayrıca bazı bilinen mosasaur türlerinde bulunan bir oluğun bu örnekte görülmediği belirlendi. Bu özelliklerin birlikte değerlendirilmesi, fosilin bilim dünyasında henüz tanımlanmamış bir mosasaur türüne ait olabileceği ihtimalini ortaya çıkardı.
Ancak araştırmacılar henüz yeni bir tür tanımlamadı. Fosilin gerçekten yeni bir türe ait olup olmadığının belirlenmesi için daha fazla karşılaştırmalı çalışma yapılması gerekiyor.
30 YILLIK KAYA PARÇASINDAN ÇIKAN DÖRT KEMİK
Fosillerin ilk olarak 1990-1992 yılları arasında Osaka Prefektörlüğü’ndeki Sobura bölgesinde bulunduğu ve daha sonra Kishiwada Doğa Tarihi Müzesi’nde korunduğu bildirildi.
İlk keşif sırasında mosasaurlar hakkında bugün sahip olunan kadar geniş bir fosil karşılaştırma arşivi bulunmuyordu. Bu nedenle kaya içerisinde kalan bazı kemiklerin niteliği belirlenemedi. Aradan geçen yıllarda yeni mosasaur fosillerinin bulunması ve türlerin anatomisi hakkındaki bilgilerin artması, araştırmacıların eski materyalleri yeniden incelemesine imkan sağladı.

Araştırmanın sonuçları 27 Haziran 2026’da Japon Paleontoloji Derneği’nin 177. yıllık toplantısında sunuldu. Bulguların Ağustos ayında uluslararası basında yeniden gündeme gelmesiyle, yaklaşık 30 yıldır koleksiyonda bulunan fosiller bir kez daha dikkat çekti.
Bilim insanları, yapılacak yeni incelemelerin ardından fosillerin daha önce bilinmeyen bir mosasaur türünü temsil edip etmediğinin netleşmesini bekliyor.




