Türkiye’de uzun süredir tartışılan süresiz nafaka uygulamasına yönelik yasal düzenleme çalışmalarında yeni bir aşamaya geçildi. AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler’in Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısında sunduğu alternatifli nafaka çalışmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, konunun toplumun farklı kesimlerini ilgilendirdiğine dikkat çekerek daha kapsamlı bir hazırlık yapılmasını istediği belirtildi. Bu gelişmeyle birlikte düzenlemenin 13. Yargı Paketi’nden ayrı ele alınması ve ilgili tarafların görüşleri doğrultusunda yeniden şekillendirilmesi bekleniyor.
ERDOĞAN’DAN NAFAKA DÜZENLEMESİ İÇİN YENİ TALİMAT
AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler’in MYK toplantısında nafaka düzenlemesine ilişkin farklı seçenekleri içeren bir sunum yaptığı öğrenildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ise nafaka konusunun hem ödeme yükümlülüğü bulunan kişileri hem de ekonomik açıdan korunmaya ihtiyaç duyan boşanmış eşleri ilgilendirdiğine dikkat çektiği belirtildi.
Erdoğan’ın, düzenlemenin hazırlanmasında daha geniş kesimlerin görüşlerinin alınmasını istediği ve bu doğrultuda çalışmaların kapsamının genişletilmesi talimatını verdiği aktarıldı.
Bu gelişmenin ardından süresiz nafakaya ilişkin düzenlemenin 13. Yargı Paketi’nden çıkarılarak ayrı bir çalışma kapsamında değerlendirilmesi gündeme geldi.

KADIN DERNEKLERİ VE AİLE HÂKİMLERİNİN GÖRÜŞLERİ ALINACAK
Yeni hazırlık sürecinde farklı kesimlerin görüşlerine başvurulması planlanıyor.
AK Partili kurmayların başta kadın dernekleri olmak üzere Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ilgili birimleri, akademisyenler ve aile mahkemesi hâkimleriyle görüşmeler gerçekleştirmesi bekleniyor.
Daha önce nafaka uygulamasına ilişkin hazırlanan raporlar da yeniden incelenecek. Görüşmelerden elde edilen değerlendirmeler doğrultusunda farklı seçenekleri içeren yeni bir düzenleme taslağı oluşturulacak.
Çalışmanın temel amacının, nafaka alan kişinin ekonomik ihtiyaçları ile ödeme yükümlülüğü bulunan kişinin mali koşulları arasında dengeli bir sistem kurulması olduğu belirtiliyor.
NAFAKA SÜRESİNDE EVLİLİK SÜRESİ VE GELİR BELİRLEYİCİ OLABİLİR
Üzerinde çalışılan seçeneklerden biri, nafaka süresinin her boşanma davasının kendi koşullarına göre belirlenmesini öngörüyor.
Bu modele göre hâkim, nafaka talebini değerlendirirken evliliğin ne kadar sürdüğünü, nafaka isteyen kişinin yaşını, sağlık durumunu, çalışma hayatına katılımını ve düzenli gelirinin bulunup bulunmadığını dikkate alabilecek.
Ayrıca kişinin kendi geçimini sağlayabilme imkânları, sosyal ve ekonomik koşulları ile yeniden evlenme ihtimali gibi unsurların da değerlendirme kapsamına alınabileceği ifade ediliyor.
Böylece bütün boşanma davalarında aynı süre yaklaşımının uygulanması yerine, tarafların bireysel koşullarına göre karar verilmesi hedefleniyor.
Ancak söz konusu ölçütler henüz kesinleşmiş yasal hükümler değil. Düzenlemenin nihai kapsamı, yürütülecek istişarelerin ardından hazırlanacak metinle netleşecek.

SÜRESİZ NAFAKA TAMAMEN KALKACAK MI?
Yeni düzenlemeye ilişkin en fazla merak edilen konulardan biri, süresiz nafakanın tamamen kaldırılıp kaldırılmayacağı oldu.
Üzerinde durulan seçeneklere göre yoksulluk nafakasının belirli bir süreyle sınırlandırılması esas alınabilecek. Ancak özel koşulların bulunması durumunda hâkimin süresiz nafakaya karar verebilmesine de imkân tanınabilecek.
Örneğin ileri yaşta bulunan, ciddi sağlık sorunları nedeniyle çalışamayan veya kendi geçimini sağlaması mümkün olmayan kişilerin durumlarının ayrıca değerlendirilmesi gündemde bulunuyor.
Bu yaklaşım, Anayasa Mahkemesinin nafaka süresinin somut olayın koşullarına göre belirlenmesi gerektiğine ilişkin değerlendirmesiyle de örtüşüyor.
Bununla birlikte süresiz nafakanın hangi koşullarda uygulanabileceği ve hâkimin takdir yetkisinin sınırları henüz kesinleşmiş değil.
ANAYASA MAHKEMESİ SÜRESİZ NAFAKA DÜZENLEMESİNİ İPTAL ETMİŞTİ
Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran 2026 tarihinde Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde yer alan süresiz yoksulluk nafakasına ilişkin düzenlemeyi oy çokluğuyla iptal etmişti.
Yüksek Mahkeme, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek kişinin herhangi bir süre ölçütü bulunmadan nafaka talep edebilmesine imkân veren hükmün, tarafların hakları arasında kurulması gereken makul dengeyi sağlayamadığına karar vermişti.
AYM, nafaka süresinin belirlenmesinde evlilik süresi, nafaka alacaklısının yaşı, eğitim ve sağlık durumu ile ekonomik ihtiyaçlarını kendi imkânlarıyla karşılayabilme kapasitesi gibi unsurların dikkate alınması gerektiğini vurgulamıştı.
Mahkeme ayrıca bazı özel durumlarda yaşam boyunca nafakaya hükmedilmesinin mümkün olabileceğine işaret ederek bu koşulların kanunda açık biçimde belirlenmesi gerektiğini ifade etmişti.
30 Eylül 2026 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan iptal kararının dokuz ay sonra, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girmesi öngörülüyor.

MEVCUT NAFAKA ÖDEMELERİ SONA ERECEK Mİ?
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı, hâlihazırda nafaka alan kişilerin ödemelerinin kendiliğinden sona erdiği anlamına gelmiyor.
İptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihe kadar mevcut yasal düzenleme uygulanmaya devam edecek. Daha önce verilmiş nafaka kararları da yalnızca AYM’nin iptal kararı nedeniyle otomatik olarak ortadan kalkmayacak.
Yeni düzenlemenin mevcut nafaka kararlarına nasıl uygulanacağı ise hazırlanacak kanun teklifinde yer alabilecek geçiş hükümlerine bağlı olacak.
Bu nedenle nafaka alan veya ödeyen kişilerin hukuki durumunda nasıl bir değişiklik yaşanacağı, TBMM’de kabul edilecek düzenlemenin içeriğiyle netleşecek.
TÜRKİYE’DE NAFAKA TÜRLERİ NELER?
Türkiye’de boşanma ve aile hukukuna ilişkin farklı nafaka türleri uygulanıyor.
Boşanma davası devam ederken eşlerin ve çocukların ekonomik ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tedbir nafakasına hükmedilebiliyor. Bu nafaka, boşanma davası süresince geçici koruma sağlamayı amaçlıyor.
Yoksulluk nafakası ise boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek ve kusuru diğer taraftan daha ağır olmayan eşin talep edebildiği ödeme türü olarak öne çıkıyor.
İştirak nafakası, velayeti kendisine verilmeyen ebeveynin çocuğun bakım, eğitim ve diğer giderlerine mali gücü oranında katılmasını sağlıyor. Çocuğun ergin olmasının ardından eğitimine devam etmesi gibi koşullarda yardım nafakası gündeme gelebiliyor.
Yeni düzenleme çalışmalarının merkezinde ise özellikle boşanma sonrasında eşe ödenen yoksulluk nafakasının süresi bulunuyor.
NAFAKA HANGİ DURUMLARDA KALDIRILABİLİYOR?
Mevcut Türk Medeni Kanunu’na göre yoksulluk nafakası her durumda yaşam boyu devam etmiyor.
Nafaka alan kişinin yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölmesi hâlinde irat biçiminde ödenen yoksulluk nafakası kendiliğinden sona eriyor.
Nafaka alan kişinin evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi durumlarında ise mahkeme kararıyla nafakanın kaldırılması mümkün olabiliyor.
Tarafların mali durumlarının değişmesi hâlinde nafaka miktarının artırılması, azaltılması veya ilgili koşulların oluşması durumunda kaldırılması da mahkemeden talep edilebiliyor.

GÖZLER YENİ NAFAKA TASLAĞINDA
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla kapsamının genişletileceği belirtilen nafaka çalışmasında, ilgili kurumların ve sivil toplum kuruluşlarının görüşlerinin alınması bekleniyor.
Hazırlanacak yeni taslakta nafaka süresinin belirlenmesi, hâkimlerin takdir yetkisi ve ekonomik açıdan korunmaya ihtiyaç duyan kişilerin hakları temel başlıklar arasında yer alacak.
Düzenlemenin 13. Yargı Paketi’nden ayrı ele alınması ihtimali gündemde bulunurken nihai kararın istişareler tamamlandıktan sonra verilmesi öngörülüyor.




