Hindistan’da görülen yeni Nipah virüsü vakalarının ardından Asya ülkeleri alarma geçti, havalimanlarında önlemler artırıldı. Yüksek ölüm oranı, insandan insana bulaşabilmesi ve henüz aşısının bulunmaması nedeniyle Dünya Sağlık Örgütü’nün “öncelikli patojenler” listesinde yer alan Nipah virüsü, küresel salgın riski tartışmalarını da beraberinde getirdi. Prof. Dr. Esin Davutoğlu Şenol, Nipah virüsünün Covid-19 ile benzer ve farklı yönlerini, olası pandemi riskini ve alınması gereken önlemleri anlattı.
NİPAH, COVID-19’A BENZİYOR MU, NEDEN BU KADAR TEHLİKELİ?
Prof. Dr. Şenol, Nipah ve Covid-19’un ortak noktasının her ikisinin de zoonotik, yani hayvandan insana sıçrayan virüsler olması olduğunu vurguladı. Covid-19’un yarasalardan insana geçtiğini hatırlatan Şenol, Nipah’ın da meyve yarasaları kaynaklı olduğunu söyledi. Ancak iki virüs arasında önemli farklar bulunduğunu belirten Şenol, “Nipah, Covid gibi hava yoluyla kalabalık ortamlarda hızla yayılmıyor. Daha çok enfekte hayvanlarla doğrudan temas, yarasaların idrarı, dışkısı ya da tükürüğüyle kirlenmiş gıdaların tüketilmesiyle ve çok yakın temasla bulaşıyor. Buna rağmen ölüm oranı yüzde 40 ile 75 arasında, bazı salgınlarda daha da yüksek” dedi.
KÜRESEL SALGINA DÖNÜŞÜR MÜ?
Nipah virüsünün 1999’dan bu yana Asya’da görüldüğünü, Malezya, Singapur, Bangladeş ve Hindistan’ın bazı bölgelerinde dönemsel salgınlar yaptığını hatırlatan Şenol, şu ana kadar Covid benzeri bir yayılım hızına ulaşmadığını söyledi. Ancak riskin tamamen ortadan kalkmadığına dikkat çekerek, “Bu tür virüslerde asıl tehlike mutasyonlardır. Eğer Nipah, mutasyon geçirerek hava ya da damlacık yoluyla daha kolay bulaşır hale gelirse, o zaman küresel bir pandemi riski ortaya çıkar. Bu nedenle DSÖ’nün öncelikli tehdit listesinde yer alıyor” ifadelerini kullandı.
İLK BELİRTİLER VE ALARM SİNYALLERİ
Nipah enfeksiyonunun başlangıçta grip benzeri belirtilerle ortaya çıkabildiğini söyleyen Şenol, ateş, baş ağrısı ve halsizliğin ilk bulgular arasında yer aldığını belirtti. Ancak hastalığın çok hızlı ilerleyebildiğine dikkat çekerek, “Solunum yolu tutulumu, ağır zatürre, beyin iltihabı (ensefalit), menenjit, nöbetler ve bilinç kaybı görülebiliyor. Covid’e kıyasla çok daha hızlı ağırlaşıyor ve kısa sürede yoğun bakım ihtiyacı doğuruyor. Hayatta kalanlarda ise sara nöbetleri, kişilik değişiklikleri gibi kalıcı hasarlar kalabiliyor, hatta aylar ya da yıllar sonra tekrar edebiliyor” dedi.
AŞI YOKKEN YAYILIM NASIL ÖNLENİR?
Henüz Nipah virüsüne karşı onaylanmış bir aşı ya da kesin bir tedavi bulunmadığını hatırlatan Prof. Dr. Şenol, bu nedenle korunmanın hayati önem taşıdığını vurguladı. Devletlerin Nipah’ı yüksek riskli patojen listesine alması gerektiğini belirten Şenol, “Tanı testleri, olası tedavi ve aşı çalışmaları için altyapı şimdiden hazır olmalı. Dünya Sağlık Örgütü ile iş birliği içinde hareket edilmeli” dedi.
Bireyler için ise özellikle riskli bölgelere seyahat edenlerin uyarılması gerektiğini söyleyen Şenol, meyve yarasalarıyla temasın olduğu kırsal alanlarda dikkatli olunması, hayvanlarla doğrudan temastan kaçınılması ve şüpheli belirtilerde hızla sağlık kuruluşlarına başvurulmasının kritik olduğunu ifade etti. Ayrıca birinci basamak hekimlerden seyahat firmalarına kadar tüm paydaşların koordineli şekilde bilgilendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Prof. Dr. Şenol’a göre Nipah, bugün için Covid-19 kadar yaygın olmasa da, yüksek ölüm oranı ve mutasyon ihtimali nedeniyle dünya için sessiz ama ciddi bir tehdit olmayı sürdürüyor.