Yargıtay 2’nci Hukuk Dairesi’nin, evlilik öncesinde psikolojik tedavi gördüğünü eşinden gizleyen tarafı boşanmaya neden olan olaylarda “tam kusurlu” sayması, hem hukuk çevrelerinde hem de kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Kararın evlilik kurumuna, boşanma davalarına ve çiftlerin evlilik öncesi sorumluluklarına etkisini Avukat Bülent Demir, Türkinform muhabiri Sema Ersoy’a anlattı.

Thumbs B C 8172C11Bb27C4E307D3B05A985E83F26

“YARGITAY BU KARARLA EMSAL BİR ÇİZGİ ÇİZDİ”

Avukat Bülent Demir, Yargıtay’ın bu kararının yalnızca tek bir dosyayı değil, bundan sonra açılacak çok sayıda boşanma davasını etkileyecek nitelikte olduğunu belirtti. Demir, kararın evlilik birliğinde şeffaflık ve dürüstlük ilkesini merkeze aldığını vurgulayarak, “Bu karar, tüm boşanma davalarında emsal olarak dikkate alınacaktır. Yargıtay, evlilikte güven ilişkisinin ne kadar hayati olduğunu açıkça ortaya koymuştur” dedi.

Sir Saklamak

“SORUN TEDAVİ DEĞİL, GİZLEME”

Kararın yanlış anlaşılmaması gerektiğinin altını çizen Demir, her psikolojik tedavinin boşanma nedeni olmayacağını belirtti. “Burada sorun, kişinin psikolojik tedavi görmüş olması değil; bunu evlilik öncesinde ve evlilik sürecinde eşinden bilinçli şekilde gizlemesidir” diyen Demir, Yargıtay’ın bu durumu güven sarsıcı davranış olarak değerlendirdiğini söyledi.

“GİZLEME HUKUKEN HİLE ANLAMINA GELEBİLİR”

Avukat Demir, evlilikten önce sağlık sorunlarının saklanmasının hukuki sonuçlarına da dikkat çekti. Çiftlerden birinin ciddi bir sağlık ya da psikolojik durumunu gizlemesinin, evliliğin temelinin baştan zedelendiğini gösterdiğini ifade eden Demir, “Bu durum hukuken tam olarak ‘hile’ demek olmasa da iyi niyet ve dürüstlük kuralının ihlali anlamına gelir” değerlendirmesinde bulundu.

SADECE BOŞANMA DEĞİL, DİĞER HUKUKİ SONUÇLAR DA GÜNDEME GELEBİLİR

Demir, bu tür gizlemelerin yalnızca boşanma kararıyla sınırlı kalmayabileceğini belirterek, kusur oranının tazminat, nafaka ve diğer talepler üzerinde de etkili olabileceğini söyledi. “Kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat, nafaka hakları ve diğer sonuçlar da gündeme gelebilir” dedi.

Thumbs B C 2Aaadf33F09F5Fe3F46C3F766Cfeafd8 (1)-1

ÖZEL HAYAT MI, DÜRÜSTLÜK MÜ? SINIR NEREDE?

Evlilik öncesi açıklama yükümlülüğünün özel hayatın gizliliğiyle çatışıp çatışmadığına da değinen Demir, kararın mahremiyeti ortadan kaldırmadığını vurguladı. “Bu karar, herkes her şeyini açıklamak zorunda demiyor. Ancak evliliğin kaderini etkileyebilecek sağlık bilgileri konusunda dürüstlük şart” ifadelerini kullandı.

“MASKE DÜŞÜNCE EVLİLİKLER KISA SÜREDE BİTİYOR”

Sahada edindikleri tecrübeleri paylaşan Demir, pek çok boşanma davasının evlilik öncesinde takılan “maskelerin” evlilikten sonra düşmesiyle başladığını söyledi. “Gençler kendilerini olduğundan daha sağlıklı, daha güçlü ya da daha farklı göstermeye çalışıyor. Bu maske düştüğünde evlilikler çok kısa sürede sona eriyor” dedi.

Thumbs B C Ba26B54F98Ced24E7C1C5141De454D84

EVLİLİK SAYISI AZALIR MI?

Yargıtay kararının evlilik sayısını azaltacağı yönündeki endişelere de değinen Demir, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını belirtti. “Bu karar evlilikleri azaltmaz. Aksine, kurulacak evliliklerin daha sağlam temeller üzerine oturmasına katkı sağlar” diye konuştu.

Emekli öğretmen böyle pusuya düştü
Emekli öğretmen böyle pusuya düştü
İçeriği Görüntüle

GENÇLERE ÇAĞRI: “EVLENMEDEN ÖNCE DÜRÜST OLUN”

Avukat Bülent Demir, değerlendirmesini evlenecek çiftlere yönelik bir çağrıyla tamamladı. “Bir ömür aynı yastığa baş koyacağınız kişiye karşı sağlık durumunuzu ve psikolojik özelliklerinizi samimi şekilde paylaşın. Yargıtay’ın bu kararı da tam olarak bunu söylüyor” dedi.

Muhabir: SEMA ERSOY