Bilim ve Teknoloji

Oyunun kuralları yeniden yazılıyor: 2026 yılının reklam ve pazarlama kılavuzu!

Reklam ve pazarlama dünyası 2026’ya doğru köklü bir dönüşüm sürecine girerken, Minzo Medya Kurucusu Murat Özdoğan markaların yeni dönemde benimsemesi gereken stratejileri TÜRKINFORM muhabiri Yaren Tekin’e anlattı.

Reklam ve pazarlama dünyası 2026’ya yaklaşırken kapsamlı bir dönüşüm sürecine giriyor. Minzo Medya Kurucusu Murat Özdoğan, markaları bekleyen yeni döneme ilişkin değerlendirmelerini TÜRKINFORM muhabiri Yaren Tekin’e anlattı. Özdoğan, 2026 yılında başarılı olmak isteyen markaların teknolojiyi merkeze alan, insanla bağ kuran, topluluk oluşturan ve sürdürülebilirliği benimseyen bir yapıya geçmek zorunda olduğunu aktardı.

YAPAY ZEKA PAZARLAMADA MERKEZDE

Yapay zekanın pazarlamada yeni bir dönem başlattığını belirten Murat Özdoğan, AI’ın artık yalnızca içerik üretiminde değil, stratejik karar alma süreçlerinde de aktif rol oynadığını söyledi. Özdoğan, “Yapay zeka; müşteri davranışlarını gerçek zamanlı analiz eden, kampanyaları optimize eden ve kişiselleştiren bir yapı haline geldi” ifadesini kullandı. Bütçe yönetimi, kampanya planlaması ve anlık adaptasyon gibi alanlarda yapay zekanın fark yarattığını vurgulayan Özdoğan, bu süreçte insan yaratıcılığının daha da değerli hale geldiğini dile getirdi.

"MESELE KAÇ KİŞİYLE BAĞ KURDUĞUNUZ"

2026 yılında markalar için nicelikten çok nitelikli ilişkilerin ön plana çıkacağını aktaran Özdoğan, pazarlamanın merkezine topluluk kavramının yerleştiğini söyledi. “Artık mesele kaç kişiye ulaştığınız değil, kaç kişiyle gerçek bir bağ kurduğunuz” diyen Özdoğan, Discord, Telegram ve WhatsApp gibi platformlarda küçük ama sadık topluluklar oluşturan markaların öne çıkacağını ifade etti.

"YAPAY DEĞİL İNSANİ OLAN KAZANACAK"

Hikaye anlatımında sadelik ve samimiyetin belirleyici olacağını vurgulayan Özdoğan, mikro hikayelerin uzun vadede daha güçlü bir etki yarattığını belirtti. Gerçek müşteri deneyimleri, ekip ve kurucu hikayeleri ile yerel ve kültürel referansların markalara duyulan güveni artırdığını söyleyen Özdoğan, “Yapay değil, insani olan kazanacak” dedi.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK MARKALAR İÇİN TEMEL BEKLENTİ

Sürdürülebilirliğin bir tercih olmaktan çıktığını ifade eden Özdoğan, çevresel ve sosyal sorumlulukların tüketici nezdinde temel bir beklenti haline geldiğini söyledi. Markaların çevresel etkilerini şeffaf şekilde paylaşmasının ve ESG değerlerine bağlılık göstermesinin marka sadakati açısından belirleyici olduğunu aktardı.

AR ve VR teknolojileri, sanal mağazalar ve dijital deneme deneyimleriyle fiziksel ve dijital dünyanın iç içe geçtiğini dile getiren Özdoğan, markaların bu bütünleşik deneyimi kusursuz hale getirmesi gerektiğine dikkat çekti.

OMNICHANNEL VE VERİ ODAKLI YÖNETİM ÖNE ÇIKIYOR

Online ve offline ayrımının ortadan kalktığını belirten Özdoğan, tüm temas noktalarının tek bir veri yapısı altında yönetilmesinin zorunlu hale geldiğini söyledi. Tutarlı ve kişiselleştirilmiş deneyim sunan markaların rekabette avantaj sağladığını ifade etti.

KISA VİDEO VE KULLANICI ÜRETİMİ İÇERİKLER

TikTok, Reels ve YouTube Shorts gibi kısa video formatlarının etkisini koruyacağını belirten Murat Özdoğan, kullanıcı tarafından üretilen içeriklerin ve etkileşimli formatların topluluk oluşturmada önemli rol oynadığını aktardı.

SEO YAKLAŞIMI KONUŞMA ARAMALARINA EVRİLİYOR

Arama alışkanlıklarının değiştiğine dikkat çeken Özdoğan, markaların içeriklerini artık anahtar kelime odaklı değil, soru-cevap temelli ve kullanıcı niyetine göre kurgulaması gerektiğini ifade etti.