TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen "çerçeve yasa" oylamasının ardından gözler Yeni Parti'nin oy dağılımına çevrildi. Partisinden 35 milletvekili "evet", 54 milletvekili ise "ret" oyu verirken, kendisi de "evet" oyu kullanan Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, kararlarının gerekçesini anlattı. Nefes gazetesi yazarı Deniz Zeyrek'e konuşan Özel, "Yeni Parti olarak yeni nesil bir iş yaptık" diyerek hibrit bir model geliştirdiklerini söyledi.
"MİLLETVEKİLLERİMİZİ ZORA SOKMAK İSTEMEDİK"
Özel, oylama öncesinde parti olarak tek bir oy tercihini milletvekillerine dayatmanın doğru olmayacağını belirtti. Özel, "Evet oyunu dayatsak milletvekillerimiz zora girecekti, bazıları da grup disiplinine aykırı davranmak zorunda kalıp sıkıntı yaşayacaktı" dedi. Genel Başkan olarak ilkesel davranması gerektiğini belirten Özel, parti içinde farklı görüşlerin ortaya çıkmasına imkan tanıdıklarını ifade etti. Özel, yaklaşımını şu sözlerle anlattı:
"Ne yaptığımız zaman içinde anlaşılmaya başlandı. Olumlu yorum ve tepkiler de gelmeye başladı. Ben şuna inanıyorum. Yeni Parti olarak yeni nesil bir iş yaptık. Evet oyunu dayatsak milletvekillerimiz zora girecekti, bazıları da grup disiplinine aykırı davranmak zorunda kalıp sıkıntı yaşayacaktı."
"EN ZORU MİLLETVEKİLLERİNE KATI KARAR DAYATMAKTI"
Özel, "çerçeve yasa" sürecinde "hibrit bir model" geliştirdiklerini belirterek, milletvekillerinin vicdanları ve seçmenlerinden gelen görüş doğrultusunda karar vermelerine imkan tanıdıklarını söyledi. Özel, "Genel Başkan'ın tutumu da önemliydi. İlkesel davranması lazım. Biz de hibrit bir model geliştirdik. Çok ötesindeydik ama demokrasi konuşurken en zoru katı bir karar alıp milletvekillerine dayatmaktı" ifadelerini kullandı.
Milletvekillerine yaptığı çağrıyı da anlatan Özel, "Ben Yeni Parti milletvekillerimize 'Bana güvenin, derdimi kürsüde anlatacağım, ben sizi vicdanınız ve seçmeninizle baş başa bırakıyorum' dedim. Onlar da şehirlerinden gelen görüşe göre oy kullandılar" dedi.
"AK PARTİLİLERİN TAMAMI GÖRMEDİKLERİ METNE İMZA ATTI"
Özel, yasa sürecindeki şeffaflık tartışmalarına da dikkat çekti. Metnin milletvekillerine çok kısa süre kala gönderildiğini belirten Özel, sürecin TBMM'de dahi yeterince şeffaf yürütülmediğini savundu. Özel, "Malumunuz, çok büyük saldırılara maruz kalıyoruz. Yasayla ilgili süreç şeffaf değildi. Olması gereken şeffaflık TBMM'de dahi izlenmedi. Bize dahi yarım saat önce gönderdiler. İnsanlar neyin tartışıldığını dahi bilmiyordu. Metinde olmayan şeyler varmış sanılıyordu. Böyle bir ortamda da herkese 'evet diyeceksiniz' demek, ortak bir karar almak çok zordu" ifadelerini kullandı.
"AKIN GÜRLEK'İN İÇİNDE BULUNDUĞU BİR HEYET BİZİM DE İÇİMİZE SİNMİYOR"
Özel, "çerçeve yasa" kapsamında oluşturulan süreçte Akın Gürlek'in yer almasına ilişkin de değerlendirmede bulundu. Gürlek'in içinde bulunduğu bir heyetin kendileri açısından da rahatsızlık oluşturduğunu söyleyen Özel, buna rağmen ilkesel tutumun korunması gerektiğini belirtti.
Özel, "Akın Gürlek'in içinde bulunduğu bir heyet bizim de içimize sinmiyor elbet. Ancak bir yanda bir ilke var. Bir terör örgütü fesih oluyor. Birtakım adımlar var. Milliyetçi hassasiyetleri olan partilerin 'hayır' demesi anlaşılır ama 'Kürt sorunu vardır' diyen, 1989'da bu konuda kapsamlı bir rapor hazırlayan sosyal demokrat bir partinin böyle bir ilk adıma karşı gelmesi ilkesel durmuyor. Bizim ilkesel davranmamız lazım" dedi.
"HEP BİRLİKTE HAYIR DEMEK DE BİZİ BAŞKA BİR YERE SAVURACAKTI"
Partisinin tamamen "hayır" yönünde hareket etmesinin de farklı bir sonuç doğuracağını belirten Özel, barış sürecine ilişkin tutumlarının da dikkate alınması gerektiğini söyledi. Özel, "Hep birlikte hayır demek de bizi başka bir yere savuracaktı. Barışa şans tanımayan bir yere getirecektik. Faydacı bir yerden bakmadık ama terörün bittiği bir noktada da buna karşı çıkmakla suçlanacaktık" ifadelerini kullandı.
Kendisinin "evet" oyu vermesinin ardından gelen eleştirilere de yanıt veren Özel, kararının arkasında olduğunu söyledi. Özel, "Vicdanen içim rahat. Yıllardır savunduğumuz bir görüşün, sırf Erdoğan karşıtlığı nedeniyle tersini yapmamız doğru değil. Doğru kararı aldığımızı düşünüyorum. Ben 'adam yine kazandı' diye bakmıyorum. Sonunda kazanılmış bir şey olacaksa en azından tek başına kazanmadı. Bir kazanan varsa ülke kazanıyordur" dedi.
"ERDOĞAN 'AK' DESE 'KARA' DİYEN SİYASET HER ZAMAN KAZANDIRMIYOR"
Özel, Erdoğan karşıtlığı üzerinden şekillenen siyasi tutumların her durumda sonuç vermediğini savundu. "Evet" oylarının AK Parti açısından da beklenmedik olduğunu ileri süren Özel, "Erdoğan 'ak' dese 'kara' diyen siyaset her zaman kazandırmıyor. Emin olun bizim evetlerden en çok rahatsız olan AK Parti oldu" dedi. Özel sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bizden bunu beklemiyorlardı ve hayır deseydik onu da kullanacaklardı. Hatırlayın, 'evet derseler milliyetçileri, hayır derseler Kürtleri kaybederler' deniyordu. Uzun vadede daha iyi anlaşılacağımızı düşünüyorum. Öfkeli olanların, Erdoğan karşısında teslim olmayacağımızı gördükçe bu vehmin doğru olmayacağını göreceklerini düşünüyorum. Bu kadar önemli bir meselede konjonktürel hareket etmek, öfkemize yenilmek doğru değildi."




