Belgelerde yer alan bilgilere göre her iki ismin de avukatlığını üstlenen isim, Washington’da etkili bir ceza avukatı olarak bilinen Reid Weingarten oldu. Bu detay, farklı dosyalar üzerinden ilerleyen iki ayrı sürecin aynı hukuk zemininde kesiştiğine işaret ediyor.
ORTAK İSİM REID WEINGARTEN
Epstein dosyalarında ortaya çıkan yazışmalar ve mahkeme kayıtları, Weingarten’ın uzun yıllar boyunca hem Jeffrey Epstein hem de Fetullah Gülen adına temaslar yürüttüğünü gösteriyor. Epstein’ın ABD’deki cinsel istismar davaları ve Gülen’in Türkiye’nin iade talepleri karşısında oluşturduğu savunma hattı, farklı başlıklar altında aynı avukat üzerinden şekillendi.
Bu durum, Amerikan hukuk sisteminde nadir rastlanan bir kesişme olarak yorumlanırken, Weingarten’ın siyasi ve uluslararası davalardaki rolü de yeniden tartışma konusu oldu.

WSJ: EPSTEIN’DAN TRUMP HAMLESİ
The Wall Street Journal’ın aktardığı belgelere göre Jeffrey Epstein, 2012 yılında avukatı Reid Weingarten’a gönderdiği bir e-postada Donald Trump’ın mali durumunun araştırılmasını önerdi. Yazışmalarda, Trump’ın Mar-a-Lago malikanesinin ipoteği ile Epstein’ın Trump’a verdiğini öne sürdüğü 30 milyon dolarlık kredi iddiası yer aldı.
Gazete, bu yazışmaların Epstein’ın Trump’ı uzun yıllar boyunca yakından izlediğini ve finansal açıdan zayıf noktalarını araştırmaya çalıştığını ortaya koyduğunu yazdı.
2016 SEÇİMLERİNDE TRUMP KARŞITI TEMASLAR
Belgeler, Epstein’ın yalnızca finansal değil, siyasi süreçlerde de aktif bir rol oynamaya çalıştığını gösteriyor. 2015 yılının sonlarında, dönemin New York Times muhabiri Landon Thomas Jr. ile temas kuran Epstein’ın, Trump’ı zor durumda bırakabilecek içerikler ima ettiği ifade ediliyor.
Bu temaslar, Epstein’ın 2016 başkanlık seçimleri sürecinde Trump aleyhine medya ve kulis faaliyetleri yürüttüğü iddialarını güçlendirdi. ABD basınında yer alan değerlendirmelere göre Epstein, Trump’ın yükselişini durdurmaya yönelik gayriresmî bir çaba içinde oldu.

15 TEMMUZ SONRASI FETÖ ADINA ALGI OPERASYONLARI
Epstein belgeleriyle birlikte gündeme gelen bir diğer başlık ise Reid Weingarten’ın FETÖ adına yürüttüğü faaliyetler oldu. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ABD’de düzenlenen ve Türk basınının alınmadığı uluslararası bir basın toplantısının organizasyonunda Weingarten’ın aktif rol oynadığı kaydedildi.
Bu toplantılarda, darbe girişiminin arkasında FETÖ’nün olmadığı yönündeki söylemin Batı kamuoyuna aktarılmasının hedeflendiği, Weingarten’ın ise bu sürecin hukuki ve iletişim boyutunda etkili olduğu ifade ediliyor.
ABD’deki yeni belge sızıntılarıyla birlikte, bu hattın önümüzdeki dönemde hem Washington’da hem de Ankara’da daha geniş yankı uyandırması bekleniyor.





